(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
MHP’nin yargının işleyişinden şikayeti mi var? Devlet Bahçeli, Ekrem İmamoğlu’nun operasyonundan rahatsız mı? MHP, özellikle CHP’li belediyelere dönük dosyalar hakkında, ortağı AK Parti’den farklı mı düşünüyor? Bu sorular sadece siyasi kulislerde değil, sokakta da sorulur hale geldi. Çünkü alttan alta başlayan itirazların dozu arttı. Ve MHP herkesin anlayacağı şekilde mesajlar vermeye, sesini yükseltmeye başladı.
Çok gerilere gitmeye gerek yok… Son iki günün çıkışları bile başlı başına anlam yükle… Bahçeli ima falan etmedi, söyleyeceğini doğrudan söyledi. “Türkiye’nin ağırlaşan başta belediyeler olmak üzere pek çok alana yayılan ve yoğunlaşan hukuki davalardan süratle kurtulması, sonuçta adaletin eksiksiz tecellisi sağlanmalıdır” dedi. ‘Belediyeler’ diyerek açık açık adresi gösterdi. Akla ilk gelen isim ise İmamoğlu ve tabii diğer CHP’li belediyeler…
İmamoğlu ve arkadaşlarının henüz iddianamesi hazırlanmadı. Bazı dosyaların hakkında hala ‘gizlilik kararı’ olduğu biliniyor. Ve operasyonlar hız kesmeden devam ediyor. Öylesine dallandı, budaklandı ki iddianamenin yazılması ve muhakeme sürecinin kısa sürede sonuçlanması mümkün değil. AK Parti cephesi operasyonlardan memnun. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her konuşmasında en az bir paragrafını ‘belediye yolsuzlukları’ oluşturuyor. Sahte diploma iddialarını değerlendirirken “Tıpkı İstanbul merkezli yolsuzluk ve sahtekârlık soruşturmasında olduğu gibi, devletimiz burada da milletin hakkını yiyen haramzadelere acımamış, hepsini kulaklarından tutup adalete teslim etmiştir…” dedi.
MHP ve Bahçeli’nin durduğu yer farklı… Hem davaların süratle ülke gündeminden düşmesini istiyor hem de adaletin eksiksiz tecellisini… Buna kimin itirazı olabilir? Hızlı yargılama ve adaleti kim istemez? Eğer yargı dosyaları üzerinden siyasi hesap yapıyorsanız, yani meramınız farklı ise başka… ‘Terör ve güvenlik’ politikalarının yılmaz savunucusu AK Parti ‘barışçıya çözüm sürecinden’ sonra ‘yolsuzluk meselesini’ önceledi. Rakibi CHP’yi yolsuzluk dosyalarıyla sıkıştırmaya başladı.
Muhtemelen seçimlerin paradigması bu olacak… MHP’nin itirazı acaba paradigmayı değiştirir mi? Ve iş ortaklığa halle getirecek boyuta tırmanır mı? Bahçeli’nin uzun süredir ‘huzursuz olduğu’ sır değil. Son mesajına yansıyan cümleleri başta türlü okumak olası değil. Mesaj yerine ulaştı mı? AK Parti, Bahçeli ve MHP’den gelen her sesi duyar. Görmezden gelemez. Gereğini yapar mı? Erdoğan gönül almasını bilir elbette. Fakat Bahçeli konuştu, itiraz etti ertesi günü Türkiye ‘ek operasyonlarla’ uyandı. Bunu Bahçeli’ye cevap diye yorumlamak yanlış olur.
Bahçeli’nin ‘hukuk, adalet çıkışlarında’ son yapılan anketlerin rolü olduğu yönünde iddialara ne demeli? Toplumun adalet ve hukuk konusundaki rahatsızlığı yeni değil ki… Yıllardır yargıya güven en alt düzeyde. Adalet konusunda AK Parti tabanının bile itirazları olduğunu bilmeyen yok. Kamuoyu yoklamalarına da yeni yansımış değil. Bahçeli belki yeni görmüş veya yeni fark etmiş olabilir. Ama sanmıyorum, hukuksuzluğun, adaletsizliğin farkında olmaması mümkün değil. Bahçeli’nin mesajlarını anketlere bağlamıyorum. Kendisini AK Parti’den ayrıştırma çabası olarak değerlendiriyorum. Sanki siyasi ve ahlaki bir kaygısı var Bahçeli’nin…
MHP Lideri’nin mesajında altı çizilmesi gereken bir cümle daha vardı; “Adli tatilin bitimiyle beraber yargıyı saran mesnetsiz tartışma ve sürtüşmelerin kesinkes sonlandırılması, süregelen soruşturma ve kovuşturmaların bir an evvel tamamlanması demokrasi ve hukuk güvenliği bakımından önceliğimiz olmalıdır…”. Tekrar tekrar vurgulama gereği duyması mesajına ne kadar önem verdiğinin göstergesi… AK Parti’nin kapısını yumruklamak gibi bir şey bu… Fazla mı ileri yorum oldu?
Hukuk ve adalet çıkışları parti yöneticisi Feti Yıldız’dan gelirdi. Haftada bir kaç kez teorik düzeyde de olsa hukuk ve adalet hatırlatması yapardı Yıldız. Şimdi Bahçeli devreye girdi. Ve teoriği aştı, pratiğe müdahale etti. Açıkça işaret ederek ‘belediyeler’ dedi. Çok geçmeden bir Erdoğan – Bahçeli görüşmesi beklemek lazım mı? Evet, niye olmasın… Ortaklar bu meseleyi yüz yüze görüşmek isteyebilir.
AK Parti iktidarının en sorunlu alanı ‘hukuk ve adalet’… Bunda kimsenin şüphesi yok. Hatta bir ara Erdoğan da rahatsızdı. Hatırlar mısınız, “Eğer bir ülkede halk bunalmış ve ellerini semaya açarak adalet çığlığı atar hale gelmişse oradaki yargı sisteminde sorun var demektir” demişti. Ve fakat bu sözler politikaya dönüşmemişti. Arşivlerde kaldı. Anadolu nice zamandan ‘adalet çığlığının’ yükseldiği bir coğrafya…
MHP’li Yıldız, Bahçeli’nin çıkışından sonra çıtayı yükseltti, infaz düzenlemesinin tekrar ele alınması gerektiğini söyledi. Avrupa ve dünya örnekleriyle kıyasladı, Türkiye’de infaz şartlarının ağırlığına dikkat çekti. Süreç komisyonunun da konularından biri bu… MHP, barış projesinden sonra toplumun beklenti içinde olduğu ‘adalet reformunda’ da öncülük edebilir. Bu yol CHP ile MHP yakınlaşmasıyla sonuçlanabilir. Özgür Özel, Bahçeli’nin mesajlarından memnuniyeti açıkça dile getirdi. Komisyonun çalışmaları ve alacağı kararlar çok daha önemli hale geldi.
Sanki siyaset bazı sürpriz gelişmelere gebe gibi…






















