(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti MYK’sında “2027 Kasım’ına kadar hazırlık yapın…” dediği kulislere yansımıştı. Birkaç gündür tartışma hep bunun üzerine… Kamuoyunda ‘erken seçimin tarihi belli’ oldu kanaati oluştu. Aslında pek erken seçim de sayılmaz. Zamanından sadece 6 ay öne alınmış bir seçim, gerçeği bu. Neden öne alınacağı da sır değil; Erdoğan’ın tekrar adaylığının önüne açmak… Anayasa değişikliği daha zor.
Sanki muhalefet de ‘2027 sonbaharını’ seçim tarihi olarak benimsedi. Benim gözüm CHP’deydi. Özgür Özel’in vereceği tepkideydi. O da tartışmaya katıldı ve “Ben kendi şahsıma seçimlerin en geç 2027’inin Ekim ayında yapılacağını düşünüyorum” dedi. Daha fazla gecikeceğini ‘sanmadığını’ özellikle vurguladı. Bir ay nedir ki…? Kasım değil de neden ekim olsun…? AK Parti ve siyaset için ekim ayının farklı bir anlamı var mı?
Doğrusu Özel’in ‘illa da ekim’ vurgusunu anlamakta zorlandım. Kış şartları belki ekimi daha makul düşündürebilir. Ama Türkiye kış seçimlerini de yaşadı. Martta kasımda seçim yaptı. Pek de büyük engellerle karşılaşmadı. Havanın soğuk ve yağışlı hali dışında sandığa ulaşım hiç de zor olmadı. Vatandaş büyük oranda katılım da gösterdi. Önümüzdeki seçimlerde katılımın yüksek olacağını bugünden kestirmek mümkün.
Nedeni mi? Toplum çok politize oldu. İktidar ve muhalefet seçmeni ‘kemikleşti’. Ve yıllar öncesinden sandığı beklemeye başladı. CHP lideri her ağzını açtığında ‘sandık, erken seçim’ dedi. Sokaktaki insanın dünyasında sandık ve seçim kalıcı yer etti. AK Parti seçmeninin motivasyonu herhalde ‘Son defa ve her şeye rağmen Erdoğan’ olacak. İktidardan yana şikayeti olsa bile geçmiş yılların hatırına ‘bazı küskün’ seçmenlerin bu duyguyla sandığa gitmesi olası… Bir uğurlama merasimi…
Bu ‘huzur ve istikrar’ vurgusundan daha önemli değil mi? Huzur da istikrar da ülke gerçekleri karşısında sorgulanabilir? Vatandaşın ne kadarının kendisini huzur içinde hissettiği tartışılır. İstikrar tamam, uzun süreli hükümet? Peki neticeleri veya meyvaları olumlu mu? Son defa ve her şeye rağmen pekala AK Parti’nin özellikle sokakta seçim propagandası olabilir. Nitekim Erdoğan hedef olarak ‘küskün oylara’ yöneldiği ve kurmaylarına bunların kazanılması yönünde talimat verdiği medyada yansıdı.
Başta CHP ve diğer muhalefet partileri Erdoğan’ın tekrar adaylığına imkan ve zemin hazırlayacak ‘2027 sonbaharı’ için seçime ‘evet’ diyecek mi? CHP daha erken istiyordu sandığı… ‘2026 son tarih’ demişti Özel. Erken seçim kararı için AK Parti ve MHP’nin oyları yeterli… Peki MHP…? Bahçeli kaç kez ‘Seçimler zamanında’ dedi. ‘Zamanında’ çıkışının altında bir siyasi hesap mı vardı yoksa öylesine söylenmiş söz müydü? 2027’ye ‘hayır’ der mi? Pek sanmıyorum. Ama siyaset bu… Sürpriz her zaman mümkün.
Siyaset de toplum da seçimi, sandığı artık ‘ciddi ciddi’ konuşmaya başladı. İBB dosyasından tutuklu Necati Özkan, Ruşen Çakır’a konuşmuş. Ve çok iddialı laflar etmiş. Söyledikleri dikkat çekici; “31 Mart’taki toplumsal deprem belki 6, belki 6,5 şiddetindeydi. Şimdi en az 8 olacak. Çok fazla iyimser gelebilir size belki ama Cumhuriyet tarihindeki her seçimi nedenleri ve sonuçlarıyla defalarca analiz etmiş bir iletişimci olarak tahminim o ki en az 20 yıllık bir iktidar geliyor. KKTC ve Macaristan’daki gördüğümüzden daha güçlü bir tsunami dalgası göreceğiz…”
Özkan çok iddialı… Mahpusluk psikolojisinin doğurduğu ‘umut mu?’ yoksa bir siyasi öngörü mü? Her ikisi de olabilir. Bir mahpus ancak umuduyla yaşar. Özkan ve arkadaşlarının tek çıkış yolu da iktidarın değişimi… Benzer düşünce CHP’ye de hakim… Özel’in açıklamalarında ‘güven’ duygusu tavan yapmış durumda. 31 Mart’ın etkisi var fakat umut da çok yüksek… 2023’ün Mayıs’ında Kılıçdaroğlu da çok umutlanmıştı: ‘Kemal geliyor…’ demişti. Gelemedi, yolda telef oldu. Umut sadece fakirin değil siyasetçinin de ekmeğidir. Oradan beslenir.
Belli oldu ki seçim en geç 2027’inin sonbaharında… Ama ekim ama kasım ayında… Bir baskın seçim ihtimali hiç mi yok? Siyaset olur da orada sürpriz beklentisi olmaz mı? Siyasetin gündemi seçim ve sandık… Bundan sonra her yol sandığa çıkar… Her adım sandığa doğru atılır.






















