(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
CHP lideri Özgür Özel’in ‘ara seçim’ ısrarını sürdürdüğünü söylemek mümkün. Bunun için ‘parti turlarına’ başladı. Peki sonuç alması mümkün mü? AK Parti kapıyı baştan kapattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan kabine toplantısı sonrası “Gündemimizde yok” dedi. MHP’nin politikası da belli. Ortağı AK Parti’nin yanında hizalanmış durumda. İYİ Parti istekli değil. DEM’in tavrı önemli… DEM yönetimi ortada… En azından konunun konuşulmasından, tartışılmasından yana. Son sözü söyleyecek olan İmralı… Öcalan’ın AK Parti’ye rağmen ara seçime ‘evet’ demesi mümkün değil.
Özel parti turlarından sonuç çıkarabilir mi? Yeniden Refah görüşmesi olumlu geçti. Parti sözcüsü Suat Kılıç “Her türlü seçime varız” dedi. Diğer muhalefet partileri ne der? ‘Evet’ dese bile matematik olarak Meclis’te AK Parti ve MHP blokunu aşacak sayıya ulaşılabilir mi? Çoğunluk iki açıdan belirleyici… Milletvekili istifasının tek taraflı gerçekleşmesi imkansız. Meclis’in ‘evet’ demesi, istifayı kabul etmesi lazım. Anayasa hükmü bu… Yoksa istifa ne hukuki ne de siyasi sonuç doğurur. Kağıt üzerinde istifanın hiçbir hükmü yok.
CHP’nin ara seçim senaryosunda boşalan sandalye sayısını 30’a çıkarmak var… Bu 22 CHP milletvekilinin istifa etmesi demek. 8 boş koltuğun 30’a tamamlanması ancak bu şekilde mümkün. İstifaların kabulü de AK Parti ve MHP’ye bağlı. Özel kamuoyunda ses getiren ara seçim hamlesi yaptı ama sonuç alması hiç de kolay değil. Bunu bilmiyor olabilir mi? Mümkün değil. Yıllardır siyasetin içinde… Peki o zaman neden ‘ara seçim’ kartını masaya sürdü? Tek hedef gündem belirlemek olabilir mi?
CHP gibi bir partinin sonuç alamayacağını bile bile konuyu tartışmaya açması ve nafile çaba içine girmesinin bir izahı olmalı…! ‘Erdoğan seçimden kaçıyor…’ dedirtmek mi tek hedef? Açıklamalara bakılırsa öyle… Özel, grup toplantısında açıkça söyledi. Geçmişi de hatırlatarak ‘Hodri meydan…!’ dedi. Özel’in hamlesi zamanlama açısından talihsiz döneme denk geldi. Ne iç ne de dış konjonktür seçim için elverişli ortam…
Özel’in sözlerini birlikte okuyalım; “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı da görevini yapacak, komisyon da yapacak, genel kurul da yapacak. Ya da AK Parti; ara seçimden kaçan, sandıktan korkan; Afyon’un, Kastamonu’nun, İstanbul’un, Kocaeli’nin, Hatay’ın karşısına çıkamayan, milletten kaçan korkaklar olarak tarihe geçecek! Hodri meydan! Haydi bakalım! Bu ara seçim, bu ara seçim erken seçimi getirecek! Bu ara seçim ya yapılacak ya korkaklar tarihe yazılacak! Hodri meydan!”
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ne yapabilir ki…? İstifa dileklerini gereği için işleme koyabilir. O kadar… Konu gündeme gelir gelmez, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurtulmuş ile bir görüşme yaptı. Muhtemelen bu meseleye masaya yatırdılar. Kurtulmuş’un içinden çıktığı AK Parti politikasına ters tavır alması mümkün mü? Can Atalay olayındaki tutumu ortada… Çok açık hukuki ihlale rağmen Atalay’ın yanında duramadı.
Peki ‘seçimden kaçıyor’ propagandasının AK Parti veya Erdoğan açısından bir önemi var mı? Erdoğan’a yönelecek en son suçlama ‘sandık korkusu’ olabilir. Bugüne kadar girdiği seçimlerin hemen hemen tümünü kazanmış bir liderden söz ediyoruz. Tamam 31 Mart başarısızlıktı. Fakat unutmamak lazım ki bu yerel seçimdi. Ondan hemen önceki Mayıs seçimlerini her türlü olumsuz şartlara rağmen kazanmasını bildi. Altılı Masa’yı alt etti.
Özel’in ara seçim hamlesinin sonuç vermesi kolay değil. Son sözü söyleyecek olan Erdoğan ve Bahçeli’den başkası değil. Meclis’te AK Parti ve MHP blokunu aşması imkansız gibi bir şey… Hafta boyunca parti turu devam edecek. Konu gündemdeki yerini koruyacak. Konuşulacak, tartışılacak… Amaç buysa sorun değil. ‘Gündemi belirledi’ denebilir. Ama bir gündem sonucuyla değerlendirilir. Netice vermeyecek çabanın havanda su dövmekten başka anlamı var mı?
Ara seçim turları bir muhalefet cephesi veya blokunun tesisine zemin hazırlar mı? Özel döneminde CHP muhalefette yalnız kaldı. Ne Deva ne Gelecek ne de Saadet Partisi CHP ile seçim işbirliğinden yana… Özel’in amacı yeni bir arayış ise o başka… Bunun da şu an zemini yok. Yeni bir masa kurulmayacağına göre partiler arası işbirliği nasıl olacak? Var mı bir modeli veya formülü…?






















