(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
MHP Lideri grup toplantısında uzun konuştu. Pir Sultan Abdal ve Nihal Atsız’dan şiirler okudu. Durduğu yeri anlatırken “Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” dedi. Şu dizeler de Bahçeli’nin sesinden Meclis duvarlarında yankılandı; “Halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin / Değişilir topu da bir sokak kaltağına…” Pir Sultan’dan Atsız’a geniş bir yelpazede dolaştı. Atsız milliyetçi sağın etkili isimlerinden…
Bahçeli’nin siyasi duruşu konusunda kimsede şüphe yok. Buna rağmen tekrar tekrar vurgulama gereği duyması önemli. Bu biraz da parti tabanından gelen aykırı sesleri bastırmaya ve ortağı AK Parti’nin temkinli politikasına yönelik olsa gerek. Barış ve çözüm sürecinin ilk adımını o attı. Durağanlaştığı dönemlerde tıkanan noktaları açtı. Taşın altına elini değil, gövdesini hatta başını koydu. MHP gibi bir partiyi koydu.
Konuşmasının sonunda bir cümleye sığdırdığı yoğun mesaj ise şöyleydi; “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet’ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” dedi. Bu mesajın adresi kim? Hem ortağı AK Parti ve Erdoğan’a, hem de kamuoyuna… Diğer yandan tarihe de not düştüğü kanaatindeyim ben. MHP ve Bahçeli’nin kararı de duruşu da net… Herhangi bir belirsizlik yok. Durduğu yeri bir adım daha öteye taşıdı.
Özellikle de ‘Öcalan umuda…’ derken… Bahçeli Öcalan’ın isminden nadiren söz ederdi. Bugüne kadar ‘İmralı ve kurucu önder’ kavramlarını kullandı. Bu kez doğrudan ismini zikretti. Umut özgürlüğe elbette… Bunun nasıl olacağı belli. ‘Umut hakkının’ kullanılması… Mevzuata göre Öcalan’ın umut hakkından yararlanması gerekli. DEM ve İmralı’dan bu hakkın kullanımı için talepler dile geldi. Fakat iktidar bu kapıyı kapattı.
MHP en azından konunun tartışılmasından yanaydı. Feti Yıldız kanalıyla kamuoyuna bu yönde mesajlar verdi. Bahçeli AK Parti’nin konuşulmasından, tartışılmasından hoşnut olmadığı o kapalı kapıyı zorluyor. Aralayabilir mi? Erdoğan’ın tavrına bağlı. MHP Lideri bu mesajıyla Öcalan’ın ‘umut hakkını’ hem siyasetin hem de iktidarın gündemine bir daha çıkmamak üzere soktu. “Kararımız nettir” başka türlü okumak mümkün değil.
Yeni lafın gelişi söylenmiş bir cümle değil. ‘Olsa da olur, olmasa da…’ türünden politik bir ifade hiç değil. ‘Umut hakkının bir ‘eylem planına’ dönüşmesinden yani Öcalan’a özgürlük kapılarının aralanmasından ve açılmasından yana… Erdoğan “Adam dışarı çıkmak istemiyor” demişti. DEM’in de Öcalan’ın da özgürlük talebi olmaması mümkün mü? Şartlarının düzeltilmesi yeterli olmaz. İktidar çevrelerinde dillendirilen ‘adada bir ev inşa edilmesi’ formülü ancak bir ara formül olabilir.
Bahçeli ‘Ahmetler makama’ derken kastettiği iki isimdi. Ve bunların kim olduğu kamuoyunun malumu… Ahmet Türk ile Ahmet Özer… Türk DEM’den, Özer CHP’den belediye başkanı seçildi. Fakat koltuklarına oturur oturmaz görevden uzaklaştırıldılar ve yerlerine kayyım atandı. Özer hapse girdi, aylarca Silivri’de kaldı. Yargı süreci hızlı işledi. Tahliye oldu fakat 6 yılı aşkın ceza aldı. Bahçeli her iki Ahmet’i de Genel Merkez’de ağırladı. Hem Türk hem de Özer’e destek yönünde mesajlar verdi. Özer’in cezasına tepki gösterdi. İstinafta düzeltilmesini istedi.
AK Parti iktidarı ‘kayyım’ konusunda politikasını eski göre epey gevşetti. Fakat geri adım da atmadı. Ahmet Türk’ün koltuğuna iadesi için fırsatlar çıktı. Kamuoyunda güçlü beklenti oluştu. Lakin bir adım atmadı. Kayyımın görev süresini tekrar uzattı. Kayyım barış sürecinin barometrelerinden biri. Sürece ivme kazandıracağı konularından başında geliyor. Belli ki Erdoğan’ın iade için kolladığı bir tarih var.
Ve Selahattin Demirtaş… İçeride yılları doldurdu. Bir ara tahlile umudu doğdu. AK Parti’den Bülent Arınç ziyaret etti. Eşi Edirne’de 4 gün bekledi. Kapı özgürlüğe açılmadı. MHP’nin tavrı öteden beri biliniyordu. Bahçeli birçok kez Demirtaş’ın özgürlüğü yönünde çıkışlar yaptı. Demirtaş eşinin rahatsızlığı nedeniyle hastaneye geldiğinde telefonla görüştü. AİHM’nin kararları var. Hukuki açıdan bir engel söz konusu değil. Başından beri siyasetin kararıydı. Ankara’nın bir işaretiyle Demirtaş yuvasına dönebilir. Fakat o işaret gelmedi. Bahçeli’nin mesajı hızlandırır mı? Ortaklık hukuku bunu gerektirir.
Herkesin merak ettiği ‘kararımız nettir’ dediği üç hususta AK Parti ne yapacak? Hangi adımları atacak? Erdoğan ‘umut hakkı’ konusunda görüşünü kamuoyuyla paylaşacak mı? AK Partililerin gözü de Erdoğan’da… O konuşmadan ses verebilmeleri mümkün değil. Bahçeli’nin çıkışının bir iktidar politikasına ve eylem planına dönüşüp dönüşmeyeceği siyasetin öncelikli konusu… Anahtar da Erdoğan’da…






















