(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Yılın son yazısı bu… Geri sayım başladı. Saatler sonra 2025 geride kalacak. Yüzyılın çeyrek zaman dilimi sona erecek. Nasıl bir yıldı 2025…? Taha Akyol ‘Belalı bir yıldı’ diye yazmış. Hareketli ve heyecanlı bir yıl olduğu kesin. Neredeyse sakin bir gün geçmedi. Galiba başrol yargınındı. Ülke hemen her sabah ‘operasyonlarla’ uyandı. Dalga dalga büyüyen hukuki veya siyasi operasyonlar 2025’e damgasını vurdu.
Son birkaç gündür de DEAŞ’a operasyonlar düzenlenmekte… Yazıya oturmadan önce baktım, gece yarısı İstanbul’da 29 kişi gözaltına alınmış… Bir başka haberde son iki günde 21 ilde DAEŞ’e yapılan operasyonlarda 357 kişinin yakalandığı yazıyor. Yalova’da operasyon sırasında 3 polis şehit oldu. Caddeleri ve meydanlarıyla ışıl ışıl yeni yıla hazırlanan küçük büyük şehirlerde DEAŞ korkusu egemen… Güvenlik birimleri teyakkuz halinde… Ülke ve toplum hiç de rahat değil.
2025 acıların örselediği bir yıldı. Gazze’de İsrail katliamı yıl boyu sürdü. İsrail bomba ve füzeleri hedef gözetmedi, yaşlı, kadın, çocuk ve hastaneleri vurdu. Onbinlerce Filistinli yaşamını yitirdi. Dünya bir halkın yok oluşunu, Netanyahu’nun soykırım politikasını uzaktan seyretti. Tepkiler kınama ve ‘kabul edilemez’ diye başlayan açıklamalarla sınırlı kaldı. Bir şehir enkaza dönüştü. 2025’e Gazze’nin acısı ve utancı düştü. Yeni yıla İstanbul İlim Yayma Cemiyeti’nin öncülüğünde İstanbul Gazze mitingiyle uyanacak. İsrail lanetlenecek. Gazze’yle dayanışma mesajları verilecek.
‘Acaba 2025 yılında en çok hangi gündemi veya konuyu yazmış olabilirim’ diye düşünüyorum. Siyasete ağırlık verdiğim doğru… Yılın olayı nedir sorusuna verilecek en makul cevap herhalde ‘Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması’ olur. Yoksa ‘barış veya çözüm süreci’ mi? Her ikisi de mi? ben İmamoğlu’nun daha ağır bastığı kanaatindeyim. Yine yargı operasyonu… İmamoğlu gözünü Ankara’ya dikti. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olduğunu hissetirdi. Partisi de kayıtsız kalmadı. Erken bir çıkıştı. Oysa ortalıkla ne seçim, ne de adaylık tartışması vardı. Siyasetin karşı hamlesi de gecikmedi.
Önce diploması iptal edildi. 35 yıl önceki yatay geçişi usulsüz bulundu. Elbette üniversitenin kararı zorlamaydı. Ve de çok tartışıldı. Siyasi olduğu söylendi. 35 yıl sonra gelen iptal ne hayatın olağan akışını, ne hukuka, ne de mevzuata uygun… Sıra dışı bir gelişmeydi. Diploma da cumhurbaşkanlığı seçiminin olmazsa olmazı… Adaylık şartı… İlginçtir, Erdoğan’ın diploması da epey konuşuldu. İmamoğlu’na operasyon ‘diplomayla’ sınırlı kalmadı. Yolsuzluk dosyaları işleme kondu.
19 Mart sabahı gözaltına alındı. Ve siyasetin de ülkenin de aylarca konuşulacak, manşetlerden düşmeyecek ana gündemi oldu. Tutuklandı, Silivri’ye gönderildi. İddianamesi yılın son aylarında yazıldı. Yolsuzluk operasyonları başka CHP’li belediyelere sıçradı. Şu an hapishanelerde 10’un üzerinde tutuklu belediye başkanı yatıyor. Ki aralarında Antalya ve Adana gibi büyükşehirler ve İstanbul’un bazı ilçe başkanları var.
Ekrem İmamoğlu davasının 2026’nın da en çok konuşulacak, tartışılacak olaylarından biri olcağı kesin… İstenen ceza 2 bin 430 yıl… Yargının tahminine göre eğer bir öngörü değilse davanın tam 12 yılda sürmesi bekleniyor. İlk duruşma Mart ayında… Mart da siyasi bir ay oldu. İmamoğlu 31 Mart’te seçildi, 19 Mart’ta gözaltına alındı, duruşması da Mart’ta yapılacak. İmamoğlu’nun kaderinde Mart ayının özel yeri olduğu muhakkak.
2025 saatler sonra geride kalacak ama birçok gündem yeni yıla devredilecek. Yıl sona erdi diye dosyalar kapanmayacak, sorunlar gündemden düşmeyecek. Yargının operasyonları devam edecek. Belki daha da hız kazanacak. Ünlü isimlerle futbol dünyası zan altında… Fenerbahçe’nin kaptanı Mert Hakan bahis suçlamasıyla tutuklu… Başkanı Sadettin Saran uyuşturucu şüphelisi… Galatasaray’ın eski yöneticisi Erden Timur ‘kara para aklamaktan’ tutuklandı. Futbol ve bahisle ilgili herhangi bir suçlamanın muhatabı olmadı. Ama şimdilik…
Bahis iddiasıyla birçok hakem ve futbolcu disiplin cezası aldı. Operasyonlara yeni ve şöhretli isimlerin ekleneceği kesin gibi… Yargı kulislerinde birçok isim fısıldanmakta… İş dünyasından, büyük takımların teknik direktörlerine kadar… Zaten Türk futbolunun üzerinde kara bulutlar dolaşıyordu. Şimdi bir de buna ‘sis ve pus bulutu’ eklendi. Bir arınma mı bu? Bir neşter vuruldu. Fakat yara çok derin. Kir ve leke çok büyük. Arınmak o kadar kolay değil. Bahis ve uyuşturucu ahtapot gibi ülkenin dört bir yanını sarmış…
2025 bir gündem sağanağı altında geçti. Hareketli ve heyecanlı bir yıldı. Yargı başroldeydi. Ülkenin nabzı hapishanelerde attı. 2025 saatler sonra geride kalacak ama gündemin ağır yükü 2026’ya aynen taşınacak. Geçmişin geçmiş olması için takvimde bir rakamın değişmesi yetmez… Sadece bir rakam neyi değiştirir ki…?





















