(The Turkish Post) – HSK 2. Daire, Balyoz soruşturmasında tutuklanan ve yeniden yargılama sonunda beraat eden Osman Kayalar’a devlet tarafından ödenen tazminat nedeniyle oluşan kamu zararının, o dönem görev alan eski hâkim ve savcılardan tahsil edilmesi gerektiğini belirtti. İkinci tarihi karar ise 26 Mart 2026 tarihli ve 2026/424 sayılı dosyada çıktı. Bu dosyada da yeniden yargılama sonunda beraat eden Ayhan Türker Koçpınar’a ödenen tazminat nedeniyle devletin uğradığı kamu zararının yine “FETÖ” irtibatlı eski hâkimlerden tahsil edilmesine karar verildi.
Sabah’tan Adurrahman Şimşek’in haberine göre “FETÖ”nün kumpas kadrolarına yönelik tarihi kararlarda HSK 2. Daire Başkanı Fuzuli Aydoğdu ile üyeler Cengiz Aydemir, Alişan Tiryaki, Serdar Ateş ve Dr. Seyfi Han’ın imzası yer aldı. 26 Mart 2026 tarihli ikinci tarihi kararda ise heyete ayrıca ceza hukuku alanındaki çalışmalarıyla bilinen akademisyen üye Prof. Dr. Çetin Arslan da katıldı. Yargı çevrelerinde özellikle Prof. Dr. Çetin Arslan’ın imzasının, HSK’nın oluşturduğu yeni rücu doktrinine güçlü bir hukuki ağırlık kazandırdığı değerlendiriliyor.
23 isim hakkında rücu kararı verildi
HSK kararlarında toplam 23 “FETÖ” irtibatlı eski hâkim ve savcı hakkında rücu süreci işletilmesine hükmedildi. Kararda isimleri yer alan eski yargı mensupları şöyle:
Abdullah Öztürk, Ali Alçık, Ali Efendi Peksak, Alpaslan Uz, Aytekin Özanlı, Birol Bilen, Davut Bedir, Eşref Aksu, Gökmen Demircan, Hikmet Şen, Hüseyin Ayar, İbrahim Balık, Kazım Kahyaoğlu, Mehmet Uğurlu, Menekşe Uyar, Metin Özçelik, Murat Üründü, Mustafa Başer, Muzaffer İren, Nurullah Çınar, Ömer Diken, Savaş Çelik ve Vedat Dalda.
İkinci dosyada ise Ali Efendi Peksak, Birol Bilen, Davut Bedir, İbrahim Balık, Mehmet Uğurlu, Metin Özçelik, Murat Üründü, Ömer Diken ve Savaş Çelik yönünden yeniden kamu zararı tespiti yapıldı.
Kararda adı geçen isimlerin tamamının, HSK Genel Kurulu’nun 24 Ağustos 2016 tarihli kararıyla “FETÖ üyeliği” nedeniyle meslekten ihraç edildiği belirtildi.
Her dosyada yeniden sorumlu tutuldular
HSK kararlarında dikkat çeken en önemli ayrıntılardan biri ise aynı isimlerin farklı mağdurlar yönünden tekrar tekrar sorumlu tutulması oldu. Bu durum, Balyoz kumpasında görev yapan eski hâkim ve savcıların, mağdur edilen her bir asker için ayrı ayrı rücu davalarıyla milyonlarca liralık yeni faturalar ödeyeceği anlamına geliyor. ,
Rücu için kesinleşmiş mahkûmiyet aranmayacak
HSK 2. Daire, yıllardır hukuk çevrelerinde tartışılan kritik bir soruya da net şekilde cevap verdi. Kararda, devletin ödediği tazminatların hâkim ve savcılara rücu edilmesi için ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesi kapsamında “görevi kötüye kullanma” suçundan kesinleşmiş mahkûmiyet aranmayacağı açık şekilde belirtildi.
Kararlarının yalnızca Balyoz dosyasıyla sınırlı kalmayacağı; Ergenekon, Poyrazköy, Amirallere Suikast ile İstanbul ve İzmir Askeri Casusluk davalarında beraat eden yüzlerce kişinin açtığı veya açacağı tazminat davalarında da emsal olarak kullanılacağı belirtiliyor.





















