Perşembe, Temmuz 23, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I ‘Vurun, ulan vurun! ben kolay ölmem’

Ey okur! Senden bir talep gelmemiş olsa da bugün Ahmet Arif’ten bahsedeceğim. Ölüm yıldönümünü ‘vesile’ ederek… 1991 yılının 2 Haziran’ında ayrıldı aramızdan. Ahmet Arif büyük bir şairdir. Kendi sesini bulmuş, sözünü mühürlemiş bir şair… Tek bir şiir kitabı var. Şairliğini bir kitapla dünyaya duyurdu. Ve de kabul ettirdi. Keramet çok şiirde değil az da olsa öz ve gerçek şiirde…

31/05/2025 13:05
Okuma süresi: 7 dk. okuma
A A
H. Agah Kalender yazdı I ‘Vurun, ulan vurun! ben kolay ölmem’
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

109 köşe yazısı

(The Turkish Post) – H. AGAH KALENDER

Vay be! 1 yıl olmuş tam. Dünya ne hızlı dönüyor, zaman ne çabuk tükeniyor. ‘Haziran’da ölmek zor’ diye yazmışım. Bir yıl önce tabiatın gürül gürül aktığı bu ayda dünyadan göçen ‘edebiyatçı veya sanatçılardan’ söz etmiş, ‘size iki şairi anlatacağım’ demişim. Birini yani Cahit Zarifoğlu’nu ancak yazabilmişim. Diğeri yani Ahmet Arif sayfaya sığmamış ve unutulmuş gitmiş. Ne ben hatırladım, ne siz anımsattınız… Garip kaldı Ahmet Arif…

Bugün garipliğini giderelim, istiyorum… Ey okur! Sen niye hatırlatmadın, Ahmet Arif’e ilgi duymadığınızdan mı? Yoksa yazıya ‘ölümün soğuk yüzü’ mu düştü? ‘Yeter artık bize ölümlerden bahsetme!’ modunda mısınız? Ölümlerin ardından sık yazdığımın farkındayım elbette… Ama ben ölümü yazmıyorum ki… Kaldı ki yazsam ne olacak? Ölüm hayatın gerçeği değil mi? Ben ölümü vesile ederek dilimin döndüğü, kalemimin aktığı kadarıyla birilerini anlatıyorum.

Sırrı Süreyya’nın ardından yazdım, Edip Akbayram’ın da… Hatta Ferdi Tayfur’un da… Fena mı oldu? ‘Hayırla yad etmiş olmuyor muyuz? Ferdi Tayfur yazısının hala tadı damağımda. Çünkü benim gençliğimdi, yürek yangınlarımdı, başımda esen kavak yelleriydi. Göçüp giden Ferdi Tayfur değil kanımın deli deli kaynadığı delikanlı yıllarımdı. Elbette bugün, gayri arabesk müziğiyle kendimi avutmuyorum. Geride kaldı o…

Evet… Ey okur! Senden bir talep gelmemiş olsa da bugün Ahmet Arif’ten bahsedeceğim. Ölüm yıldönümünü ‘vesile’ ederek… 1991 yılının 2 Haziran’ında ayrıldı aramızdan. Önce Haziran ayında yitirdiğimiz değerleri hatırlayalım mı? Mayıs’ın son haftasında kaybettiğimiz Necip Fazıl’ı da unutmayalım. İdeolojisine mesafeliyim ama hakkını teslim etmek gerekir; Büyük şair… Üstad vasiyetnamesinde ‘Beni de Allah ve Resul aşkının yanık bir örneği ve ardından bir takım sesler bırakmış divanesi olarak arada bir hatırlayınız’ der. Sadece ‘Sakarya’ şiirini değil, ‘Zindandan Mehmet’e mektup’ şiirini de okumanızı öneririm. ‘Cinnet Müstatili’ adını verdiği hapishane günlerini anlattığı kitabını tavsiye ederim. Malum, hapishaneler artık bir ‘ülke gerçeği…’

Necip Fazıl bir şiirinde ‘Gideriz nur yolu izde gideriz / Taş bağırda sular dizde gideriz / Bir gün akşam olur biz de gideriz / Kalır dudaklarda şarkımız bizim…’ der. Akşam oldu ve gitti üstad… Dudaklarda ‘ölümsüz şarkısı’ kaldı.

Haziran’da kimler mi öldü? 3 Haziran’da Nazım Hikmet göçtü dünyadan… Farklı yılların 7 Haziran’ında Cahit Zarifoğlu, Mevlana İdris ve Abdürrahim Karakoç vefat etti. Geçen yıl sormuştum, Haziran’da bu kadar fazla şairin ölmesi bir rastlantı mı yoksa şairlerin bir ölüm ayı mı var? Kader tabii… Hayatta rastlantıya, tesadüfe yer yok. Son sözü hep kader söyler… Haziran derse Haziran… Nokta.

Baharda ölmek zor mudur?

Hasan Hüseyin ‘evet, öyle demiş’. Şiirini de yazmış. Kastettiği Nazım’dan başkası değil; ‘Kökü burada / Yüreğimde / Yaprakları uzaklarda bir çınar / Islık çala çala göçtü bu çınar / Göçtü ‘memet!’ diye diye / Şafak vakti bir çınar / Silkeledi kuşlarını / Güneşlerini / Oğlum sana sesleniyorum; ‘işitiyor musun memet memet’ / Gece leylak ve tomurcuk kokuyor / üstüm başım, elim yüzüm gazete / Vurmuşum sokaklara / Uy anam anam / Haziran’da ölmek zor…’. Ne kadar dokunaklı mısralar… Biraz daha devam edelim mi; ‘Bu acılar / Bu ağrılar / Bu yürek / Neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar / Bu ağaçlar niçin böyle yapraksız / Bu geceler niçin böyle insansız / Bu insanlar niçin böyle yarınsız / Bu niçinler, niçin böyle yanıtsız / Kim bu korku / Ne adına / Kim için…’. ‘Acılar bal eyleyen’ şair Hasan Hüseyin Korkmazgil Nazım’ın ölüm haberini alınca duygularını kelimelere böyle dökmüş…

Şiirlerini okumadıysanız bile Ahmet Arif’in adını duymuşsunuzdur herhalde… Birçok şiiri şarkılara, türkülere malzeme ve sermaye oldu. Ahmet Kaya ‘Hasretinden Prangalar Eskitti’, Zülfü Livaneli ‘Kirvem hallarımı böyle yaz’ dedi. Ahmet Arif büyük bir şairdir. Kendi sesini bulmuş, sözünü mühürlemiş bir şair… Tek bir şiir kitabı var. Şairliğini bir kitapla dünyaya duyurdu. Ve de kabul ettirdi. Keramet çok şiirde değil az da olsa öz ve gerçek şiirde… Ahmet Arif Diyarbakırlı bir şair… Güneyin çocuğu… Sezai Karakoç gibi… Annesini küçük yaşta yitirmiş. Toprağının sesi olmuştur. Zulme isyandır şiiri. Kaderi, bölgenin yazgısıyla yoğrulmuştur.

‘Ben sessizlikten korkmam’ der; ‘Ben sessiz ve derin bir halkın çocuğuyum. Hem yalnız sessizlik değil, korkusuzluk da halkımın en belirgin özelliği… Buna diretme ve başkaldırmayı da eklemek gerekir. Umutsuzluğa düşmek bir devrimciye yasaktır. Cellat elinde işkencede ölüme bir soluk kalmışken bile… Yalnız yasak değil ayıptır da… Çünkü devrimcinin kendisi insanlığın umudu ve yarınıdır. Bu bayrak yüreğime delikanlıyken çekildi. Kırkımı aştım, her an daha zorlu bir rüzgar ile atardamarımı doldurmakta…’. Sessizlik hazinesidir şairin umut ise ekmeği suyu…

Yolu elbette hapishaneye düşer; ‘Haberin var mı taş duvar? / Demir kapı, kör pencere / Yastığım, ranzam, zincirim / Uğruna ölümlere gidip geldiğim / Zulamdaki mahzun resim / Haberin var mı? / Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş / Karanfil kokuyor cigaram / Dağlarına bahar gelmiş memleketimin…’. Neden bilmiyorum son zamanlarda hapishane şiirlerinden daha bir etkilenir oldum. Filmlerde de öyle, hapishane sahneleri yüreğime dokunuyor. Ahmet Arif’in ‘33 Kurşun’u ve Adiloş Bebe’si’ dururken hapishane şiirini paylaştım ilkin. Ne yapalım, hayatın nabzı hapishanelerinde atan bir ülkenin çocuğuyum ben…

Yeğeni ‘Adiloş Bebe’ herkesin dilindedir; ‘Doğdun / Üç gün aç tuttuk / Üç gün meme vermedik sana / Adiloş bebem / Hasta düşmeyesin diye / Töremiz böyle diye / Saldır şimdi memeye / Saldırda büyü / Bunlar / Engerekler ve çıkanlardır / Bunlar / Aşımıza ekmeğimize / Göz koyanlardır / Tanı bunları / Tanı da büyü…’. Acaba, Diyarbekir Kalesi’nin dibinde dünyaya ‘merhaba’ diyen Adiloş Bebe’ye ne oldu? Nerelerdedir? Engerekleri, çıyanları tanıdı da mı büyüdü? Neler gördü, neler yaşadı?

‘33 Kurşun’ bir trajedinin şiiridir. 1943’te Van’ın Özalp ilçesinde 33 kişi ordu komutanı Mustafa Muğlalı’nın emriyle kurşuna dizilir. Sadece bir kişi yaralı kurtulur. Arif’in şiirine bu acı olay şu mısralarla girer; ‘Vurulmuşum / Düşüm gecelerden kara / Bir hayra yoranım çıkmaz / Canım alırlar ecelsiz / Sığdıramam kitaplara / Şifre buyurmuş bir paşa / Vurulmuşum hiç sorgusuz yargısız / Kirvem hallarımı aynen böyle yaz / Rivayet sanılır belki / Gül memeler değil / Dom dom kurşunu / Paramparça ağzımdaki…’. Bu kadar değil tabii. Çok uzun bir şiir.

Amacım Ahmet Arif’in edebi kişiliğini ve şiirini değerlendirmek değil. Bu ülkede Ahmet Arif bir şair yaşadığından ve dokunaklı şiirler yazdığından sizi haberdar etmek… Şiirinin tahlillerini uzmanları veya edebiyatçılar yapsın. Şiirlerinden bu bukle alıntı yapmamın sebebi bu. Ben sadece kitabın kapağını kaldırdım, şiirin kapısını açtım, bulup tamamını bulup okumanızı isterim. Yazının amacı da bu zaten. Pranga eskir mi çürür mü? Arif’in bu soruya cevabını da not etmiştim; ‘Başlangıçta çürüttümdü o sözcük. Fakat çürüttüm sözcüğünü sevmedim. Her ne kadar doğru çürüttüm de olsa sevemedim. Bir de bu sözcükte 3 tane ‘ü’ geliyor ya arka arkaya, kulağımı tırmaladı. İç kulağımı yani gönlümü tırmaladı. Her şairin bir de yüreğinde kulağı vardır. Müzik ve anlam bakımından güçsüz buldum. O nedenle eskittim dedim’.

Yoğun ve coşkulu alkışlarla karşılaşan Ahmet Arif’in tepkisini pek beğenmiştim; ‘Ben alkışa dayanıklı biriyim. Alkışlar benim gibi bir ‘dağlı’ için yakışıksız bir lüks olur ancak. Alkışa karşı dayanıklı olmak önce bir yetişme ve eğitim sorunudur. Hem devrimci töreye hem de bizim aşiret töresine göre bir yiğit alkışa tutkun olamaz. Eh, yiğitlik zagonu bu olunca bize de uymak düşer…’. Alkışa karşı dirençli olmak kolay değil.

Sloganlaşan mısraların şairi Ahmet Arif’i ‘bir cesur yürek’ olarak tanımıştım. Ve de çok takdir etmiştim. Fakat aşkı ‘Leyla Erbil’e yazdığı mektupları’ okuyunca içim acıdı. Aşkın önünde eğilmemek mümkün mü? Hele bir şair için… Mektuplar ‘Leylim Leylim’ diye bir kitapta toplanmış. Bir mektubunda şöyle yazar; ‘Leyla, Zalım Leyla! Bu benimki dördüncü. Oysaki senden tek bir mektup aldım. O belalı ve korkunç mektubun, yani 4-1 mağlubum… Ben belki yazamazdım da melankolim ve serseriliğim tutar da yazamaz boş verirdimse sen yazacak ‘bu oğlan öldü mü kaldı mı?’ sen arayacaktın, değil mi?’. Vurgundur Leyla Erbil’e; ‘İlk karşılaştığımızda ne haldeydim biliyorsun. Hançer üstüne hançer yemiş, ihanetin ve satılmanın zehriyle insanlıktan umudumu kesmiştim. Beni kendime sen getirdin. Daha da ötelere alıp götürdün…’. Şairlerin aşkı da büyük olur.

Yazı sınırları aştı, bitirmeliyiz artık… İsmet Özel ‘cellatına gülümserken’, Ahmet Arif meydan okur; ‘Vurun ulan / Vurun / Ben kolay ölmem / Ocakta küllenmiş közüm / Karnımda sözüm var / Haldan bilene / Babam gözlerini verdi Urfa önünde / Üç de kardaşını / Üç nazlı selvi / Ömrüne doymamış üç dağ parçası / Burçlardan, tepelerden, minarelerden / Kirve, hısım, dağların çocukları…’. Cahit Zarifoğlu da boşuna dememiş; ‘Şair aşka boyun eğer, zulme değil!’ diye. Ve Ahmet Arif son sözünü şöyle söyler; ‘Çiçek gibi insanların kalbini kırdınız. Umutlarını yok ettiniz. Bahçelerimiz bahar görmesin…’.

Etiketler: benH. Agah KalenderkolayulanÜst Manşetvurunyazdı
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

Önerilen Haberler

Suna Yaman yazdı I Azerbaycan Batı için daha değerli hale geliyor
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Azerbaycan Batı için daha değerli hale geliyor

Kemal Albayrak yazdı I Arayış, Yok’tan Var Oluşa
Köşe Yazarı

Kemal Albayrak yazdı I Arayış, Yok’tan Var Oluşa

Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle Özgür Özel’e soruşturma
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Özel’den beklenen ‘Yeni Parti’ hamlesi

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti
Özel Röportaj

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Popüler Haberler

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Sonel olay öncesi “İnşallah Tunceli’de insanlık dışı olaylar yaşanmaz” demiş

Eski Vali Sonel’in telefonu açıldı, 2 kişi gözaltına alındı

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

İsmail Yüksek’in evliliği geçersiz mi?

İsmail Yüksek’in evliliği geçersiz mi?

Acun Ilıcalı’nın eşi tribünde kavga çıkardı

Acun Ilıcalı’nın eşi tribünde kavga çıkardı

Bahçeli’den Dervişoğlu’nun “Siz varken PKK’ya gerek yok” sözlerine sert yanıt

Bahçeli’den yeni partiye Hazine yardımı açıklaması: Vekil sayısına göre yapılmalı 

Merkez Bankası rezervleri 3,6 milyar dolar azaldı

Faiz kararı açıklandı: TCMB’den sürpriz çıkmadı

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Taşacak Bu Deniz’den hayranlarını üzen haber

Taşacak Bu Deniz’den hayranlarını üzen haber

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Eski Vali Sonel’in telefonu açıldı, 2 kişi gözaltına alındı
  • Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu
  • İsmail Yüksek’in evliliği geçersiz mi?
  • Acun Ilıcalı’nın eşi tribünde kavga çıkardı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.