(The Turkish Post) – Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybolan ve akıbeti hâlâ karanlıkta bırakılan Gülistan Doku ile Batman’da kaybolduktan üç gün sonra cansız bedeni baraj göletinde bulunan Rojvelat Kızmaz’ın yolları, üniversite yıllarında kesişti. Çocuk Gelişimi Bölümü’nde okuyan, aynı ekmeği paylaşan, aynı pazar tezgâhında balık temizleyerek geçim mücadelesi veren iki genç kadının maruz bırakıldığı şey ortak: “ihmaller zinciri” ve “cezasızlık”.
Gülistan’ın kaybında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in “fail şüphelisi” olarak dosyaya girmesiyle dosya yıllar sonra yeniden açıldı. Olayın aydınlatılması için mücadele veren aileye “intihar” denilerek üstü örtülen dosya, bugün en çok konuşulan konulardan. Peki Gülistan’ın en yakın arkadaşlarından Rojvelat Kızmaz’a ne oldu?
GÜLİSTAN’IN YAKIN ARKADAŞIYDI
Birgün’e konuşan Rojvelat Kızmaz’ın ağabeyi gazeteci Mehmet Kızmaz, kardeşinin ve Gülistan’ın hikâyesini anlatırken, kayıp vakalarındaki kayıtsızlığa dikkat çekti. Kızmaz, kardeşinin Gülistan ile arkadaşlığını şu sözlerle aktardı: “Gülistan ile arkadaşlıkları üniversitede başladı. Aynı bölümdelerdi, Dersim’de çocuk gelişimi okuyorlardı. Arkadaşlıkları o kadar derindi ki, memlekette ailecek zaman geçirirlerdi; aynı sobanın önünde ısınacak kadar yakınlardı. Gülistan kaybolduktan sonra Rojvelat mezun olmasına rağmen Mayıs 2023’e kadar Dersim’den ayrılmadı, onu aramaya devam etti. En son biz ikna ettik de yanımıza geldi.”
BULAŞIKÇILIK YAPIYORDU
Kızmaz, kardeşi Rojvelat’ın çocuk gelişimi mezunu bir öğretmen olmasına rağmen otelde bulaşıkçılık yapmaya başladığını aktardı. “Rojvelat aslında hayat dolu bir kadındı ama atamasının yapılmaması, yakın arkadaşının kaybedilmesi ve geleceksizlik kıskacı onu çok etkiledi” diyen Kızmaz, “9 Şubat’ta evden çıktı ve üç gün boyunca tek bir arama dahi yapılmadı. Aileye bir iletişim telefonu bile verilmedi. Otopsiye giren doktorla görüştüğümüzde, ölümün son gün gerçekleştiğini öğrendik. Yani Rojvelat Cuma günü evden çıktı, Pazar günü vefat etti. Eğer o üç gün içinde etkin bir arama yapılsaydı, kardeşim belki de bugün yaşıyor olacaktı. İhmali olan kurumlar hakkında yaptığımız suç duyurusuna ise jet hızıyla ‘kovuşturmaya yer yok’ kararı verildi” şeklinde konuştu.
İNTİHAR DENİLEREK KAPATILDI
Meselenin sadece “intihar” denilerek kapatılamayacağını vurgulayan Kızmaz, “Bu durum ‘intihar’ deyip geçiştirilemez. Kardeşimin ruh hali son dönemde negatifti ama bir insan bu noktaya nasıl gelir, bu sorgulanmalı. Yakın arkadaşı Gülistan’ın kaybedilmesi onu derinden sarsmıştı. Üstüne işsizlik ve atamasının yapılmaması eklendi. Son çare olarak Avrupa’ya gitmek istiyordu, vize almaya çalıştık ama o da olmadı. Gençler sistematik bir şekilde umutsuzluğa itiliyor” ifadelerini kullandı.





















