(The Turkish Post) – ESAT AYTAN
Bir marketin dar koridorunda, bir parkın kalabalığında, bir restoran masasının etrafında, okul koridorları ve bahçesinde…
Koşan, bağıran, sabırsızlanan; sanki dünyada kendisinden başka kimse yokmuş gibi davranan çocuklara rastlamak artık sıradan bir sahne olmuş durumda.
Bu sahnenin arka planında ise, çoğu zaman başka bir sessizlik vardır: Müdahale etmekte zorlanan, kararsız kalan ya da “özgürlük” adına geri çekilen yetişkinler.
Peki, gerçekten tanıklık ettiğimiz nedir?
Sınır tanımayan çocuklar mı, yoksa sınır koyma sorumluluğunu erteleyen yetişkinler mi?
Çocuk beyninin, özgürlükten önce rehberliğe ihtiyaç duyduğu unutmamalıdır. Bir çocuğun beyni, bir yetişkininkiyle aynı donanıma sahip değildir: Özdenetim, duygudaşlık, dürtü kontrolü ve uzun vadeli sonuçları hesaplama gibi beceriler zamanla, deneyimlerle ve rehberlikle gelişecektir. Çocuk, dünyaya bir potansiyelle gelir; fakat nasıl davranacağını öğrenerek büyür. Bu öğrenmenin en güçlü araçları ise söylenenler değil, görülenlerdir.
Çocuk izler, taklit eder ve deneyerek anlamlandırır. Bu yüzden çocuk yetiştirmenin temel taşı “özgür bırakmak” değil, güvenli bir rehberlik sunmaktır. Rehberlikten yoksun bırakılan özgürlük, çocuk için bir konfor alanı değil; çoğu zaman kaygı verici bir boşluk oluşturacaktır. Birçok yetişkin için “hayır” demek zordur. Çünkü ardından gözyaşı gelir, öfke gelir, bazen de toplum içinde utanma duygusu… Oysa çocuk için “hayır”, dünyanın anlaşılır ve öngörülebilir olduğunun işaretidir. Bir kural koyduysanız, arkasında durmaya gayret gösterin. Suçluluk duygusunun baskıladığı davranışlarınızdan taviz vererek, affedilme beklentisiyle hediyelere sığınmaktan kaçının. Kriz çıkmasın beklentisiyle, gerekli olmayan yerlerde “evet” demekten geri durun. Başta tepkiler artabilir. Bu doğaldır. Ama tutarlılık sürdüğünde, çocuk çok kıymetli bir şey öğrenir: Kararlar duygulara göre değil, değerlere göre alınır. Bu, yalnızca çocuklukta değil, bütün bir yaşamlarında, kendilerine yol gösteren bir ders olarak hafızalarına kazınacaktır. Sınırlar, Sevgiyle Anlam Kazanacaktır. Sınırlar koymak, tek başına yeterli olmayacaktır. Sınırların sevgiyle, ilgiyle ve ilişkiyle desteklenmesi gerektiği akılda tutulmalıdır. Bu hususta dikkat edilecek birkaç öneri de bulunmak gerekirse; Aile zamanınızı ertelemeyin. Nitelikli bir zaman diliminde duygularınızı şeffaflıkla paylaşmaya gayret gösterin. Birlikte yemek yiyin. Değişik konularda, sohbetler edin. Mekânda birlikteyken, duygu ve düşüncelerinizde de birliktelikler gerçekleştirin. Çocuklar, en çok şımartıldıklarında değil; görüldüklerinde, duyulduklarında ve en önemlisi anlaşıldıklarına dair hissiyata sahip olduklarında kendilerini güvende hissederler. Tutarlılığınız; en sessiz fakat en güçlü eğitim aracınızdır. Bugün izin verilip, yarın yasaklanan davranışlar, çocuk için karmaşa yaratır.
Tutarlılık ise, çocuğa pazarlık edilecek bir dünya değil, güvenilecek bir zemin sunar.
Çocuklar sınırları zorladıklarında değil, sınırların sağlam olduğunu gördüklerinde sakinleşirler. Davranışlarınız, sözcüklerinizden çok daha yüksek sesle konuşacaktır.
“Lütfen”, “teşekkür ederim”, “kusura bakmayın”…
Bunlar basit kelimeler gibi görünür.
Ama çocuk için birer yaşam dersidir. Saygı anlatılmaz, yaşatılır.
Nezaket öğretilmez, gösterilir.
Emek, Sabır ve Sorumluluk Öğrenilebilir. Her isteği karşılanan çocuk değil; emeğin karşılığını öğrenen çocuk hayata hazır olur. Tercih ettiklerinin, sonuçlarının neler olabileceğini kendisiyle paylaşma yolunu tercih edin. Sonuçlarla yüzleşmenin hayatın doğal bir parçası olduğunu gösterin.
Manevi Ödüller, Maddi Olanlardan Daha Kalıcıdır.
Başarıyı yalnızca hediyelerle değil; ilgiyle, gururla ve paylaşılan zamanla taçlandırın.
Birlikte geçirilen değerli bir zaman, pahalı bir eşyadan çok daha derin izler bırakacaktır.
Sınır koymak; otoriterlik değildir.
Sınır koymak; sevgisizlik hiç değildir.
Aksine sınırlar, çocuğunuza şunu fısıldayacaktır:
“Bu dünyada yalnız değilsin. Seni yönlendiren, koruyan ve sorumluluk alan ebeveynlerin var.”
Ve çocuklar…
En çok da bunu duymaya ihtiyaç duyarlar.























