(The Turkish Post) – Sivil Siyaset Hareketi Koordinatörü Abdulbaki Erdoğmuş, Demokratik Cumhuriyet Konferansı ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğmuş, Türkiye’de demokrasi, eşit yurttaşlık ve toplumsal barış başlıklarının uzun süredir tartışıldığını belirterek, “Sorunlar, iddialarla çözülmez” dedi.
1001 imzacısından biri olan Erdoğmuş, Mezopotamya Ajansı’na yaptığı açıklamada Demokratik Cumhuriyet Konferansı’nın farklı toplumsal kesimlerin bir araya gelerek sorunları ve çözüm yollarını tartışması açısından önemli olduğunu söyledi. Sürecin ilerlemesi için somut adımların geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğmuş, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması çağrısında bulundu.
“Konferans devam etmeli”
Konferansın Türkiye’nin ikinci yüzyılında demokrasi, eşit yurttaşlık ve toplumsal barış gibi başlıkların tartışılması açısından önemli olduğunu belirten Erdoğmuş, farklı kesimlerden aydın, yazar, akademisyen, sanatçı, siyasetçi ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya geldiğini ifade etti.
Erdoğmuş, konferansın bundan sonra da devam etmesinin yararlı olacağını söyledi.
“Sorunların tartışılacağı zeminler oluşturulmalı”
Türkiye’de demokrasiye, hukuka ve hak ve özgürlüklere ilişkin sorunlar bulunduğunu savunan Erdoğmuş, özellikle farklı toplumsal kesimlerin dışlanmasına karşı sorunların birlikte tartışılmasının önemine dikkat çekti.
Konferansın, sorunların doğru anlaşılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi açısından bir zemin oluşturduğunu belirten Erdoğmuş, bu tartışmaların siyasi iktidarın sorun çözme kapasitesine de katkı sunabileceğini dile getirdi.
“Eşit yurttaşlık için zihniyet değişimi gerekiyor”
Eşit yurttaşlık konusunda yalnızca hukuki düzenlemelerin yeterli olmayacağını belirten Erdoğmuş, Türkiye’de farklı etnik kimliklerin kendi kimlikleriyle güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
Erdoğmuş, “Başka bir etnik kimlikle tanımlanmak eşitlik de adalet de değildir” ifadelerini kullanırken, hukuki düzenlemelerin yanı sıra toplumsal zihniyet değişimine de ihtiyaç olduğunu savundu.
Yeni bir toplumsal sözleşme önerisinin önemine işaret eden Erdoğmuş, tekçi ve merkeziyetçi anlayışın terk edilerek yeni bir ortak yaşam sözleşmesinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Bunun için yeni bir anayasa ihtiyacının bulunduğunu ifade eden Erdoğmuş, ancak bunun kısa vadede gerçekleşmesini beklemediğini söyledi.
AİHM kararları için “kararlılık” çağrısı
AİHM kararlarının uygulanmasının demokratikleşme açısından kritik olduğunu söyleyen Erdoğmuş, aralarında Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın da bulunduğu bazı isimlerin mahkeme kararlarına rağmen cezaevinde tutulduğunu savundu.
Erdoğmuş, iktidarın AİHM kararlarına bağlılığını açıkça ortaya koyması ve bu kararların gereğini yerine getirmesi gerektiğini belirterek, “Demokrasi ve hukuk devletinin gereği de budur” dedi.
“Umut hakkı” konusunda atılacak bir adımın da bu alandaki sorunların çözümüne katkı sağlayabileceğini ifade eden Erdoğmuş, demokratikleşme açısından somut adımların geciktirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Sorunlar iddialarla çözülmez”
Demokratik Cumhuriyet’e geçişin öncelikle hukuk devleti ve demokratik sistem anlayışının benimsenmesine bağlı olduğunu belirten Erdoğmuş, demokrasi mücadelesinin uzun soluklu olduğunu söyledi.
“Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırma iddiası yaklaşık yüz yıldır hep vardır. Sorunlar, iddialarla çözülmez” diyen Erdoğmuş, ilk adımın mevcut Çözüm Süreci’nin olumlu sonuçlandırılması olduğunu ifade etti.
“Anadilde eğitim temel bir haktır”
Anadilde eğitim hakkının temel bir hak olduğunu belirten Erdoğmuş, bu hakkın tanınmamasını “yüz yılın en büyük haksızlıklarından biri” olarak nitelendirdi.
Bununla birlikte anadilde eğitim meselesinin Çözüm Süreci’nden bağımsız ele alınması gerektiğini savunan Erdoğmuş, Kürt meselesi, demokrasi ve yeni anayasa gibi temel sorunların doğrudan sürece bağlanmasının çözümü geciktirebileceğini söyledi.
“Bütün enerjimizi sürecin aksamaması için harcamalıyız”
Erdoğmuş, taraflar arasında varılan mutabakat ve kabul edilen Çerçeve Yasa doğrultusunda sürece işlerlik kazandırılması gerektiğini belirtti. Bunun yanında yalnızca siyasi mücadelesi ve fikirleri nedeniyle cezaevinde bulunan kişilerin serbest bırakılması ve yurda dönmek isteyenlerin önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulundu.
Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına rağmen cezaevinde tutulan kişiler açısından yeni anayasa ya da kapsamlı bir demokratikleşme paketinin beklenmesine gerek olmadığını savunan Erdoğmuş, bu konuda acil adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Erdoğmuş, “Her şeye rağmen bize düşen Sürece destek olmaktır. Taraflar arasında varılan mutabakata ve kabul edilen Çerçeve Yasa’ya ilave taleplerde bulunmak, sürecin uzamasına neden olacaktır. Bütün enerjimizi çözüm sürecinin aksamadan devam etmesi ve on binlerce insanın özgürlüğüne kavuşması için harcamalıyız” ifadelerini kullandı.






















