(The Turkish Post) – İzmir’de 2018 yılında ölü bulunan Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin dosya yeniden açıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyada ortaya çıkan yeni deliller, bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile yeni bulgular ışığında 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı.
Soruşturma kapsamında İzmir merkezli dokuz ilde bu sabah eş zamanlı operasyon başlatıldı.
Hakkında gözaltı verilen isimler arasında dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İ.Y. ile Büyükışık’ın ölü bulunduğu inşaatın sahibi M.M.T. de bulunuyor.
26 şüpheliden 13’ü emniyet mensubu, 13’ü ise inşaat şirketiyle bağlantılı. Şüphelilere kasten öldürme ve suç delillerini yok etme ile yalan tanıklık suçlaması yöneltiliyor.
“Hiçbir dosyanın üzerinin örtülmesine, hiçbir delilin karartılmasına müsaade etmeyeceğiz.” diyen Bakan Gürlek, “Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması ve adaletin tecellisi için tüm imkânlarımızla çalışmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
“CİNAYETİN KASITLI OLARAK KAPATILDIĞINI GÖRDÜK”
Dorukhan Büyükışık’ın babası Ethem Büyükışık, gelişmeye ilişkin açıklamalarda bulundu. “Bu süre esnasında birçok kamu görevlisinin, devlet memurunun yanlışlar yaptığını, suçlar işlediğini bu nedenle bu cinayetin biraz da kasıtlı olarak kapatıldığını gördük.” diyen Büyükışık, “Bunlar içinde en önemli olanlardan bir grup da Adli Tıp Kurumu içinde 62 Adli Tıp uzmanıydı. Bunlar tam beş kez sahte rapor üreterek davanın sonuçsuz kalmasına neden oldular.” ifadelerini kullandı.
Cinayetin tamamen tesadüf eseri işlenmiş olabileceğini aktaran Büyükışık, “Bu şahısları tanımıyoruz. Muhtemelen bir suça tanık olduğu için oğlumuzu katlettiler diye düşünüyoruz.” dedi. “Duruşma salonlarında uzun bir mücadele vereceğiz.” diyen baba Büyükışık, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na teşekkür etti.
BABA OLAY GÜNÜNÜ ANLATTI
Baba Büyükışık, olayın yaşandığı günü anlattı. NTV’ye konuşan Büyükışık şu ifadeleri kullandı:
“Emniyet müdürü, polis merkezi amiri başta olmak üzere o gün burada görev yapan yaklaşık 34 polisle birlikte delilleri yok ederek oğlumun intihar ettiğine yönelik bir algı oluşturmaya çalışmışlardı.” diyen Ethem Büyükışık, olay günü yaşananları şöyle anlattı:
“- Sabah saatlerinde bu bölgeye geldiğimde bana ‘başınız sağ olsun’ dediler. Oğlumu uyur gibi yatarken gördüm. Boğazında kesi izi vardı. Gözlerinde tuzlanma vardı. İşkence yapıp, ağlatmışlar. Süratle binaya baktım. Çatı katına telefonu bırakılmış. Çocuğumun elbiselerine bakınca; paramparça olması gereken çocuğumda hiçbir düşme izi görmeyince cinayet olduğunu anladım.
– Muhtemelen yasa dışı bir işe tanık oldu. Tanık olduğu bu yasa dışı iş nedeniyle öldürülmüş, anlaşılan o.”
Adli Tıp Kurumu’nda görevli sorumlulara yönelik çeşitli suçlamalar yönelten baba Büyükışık, “Beş kez sahte Adli Tıp raporu ürettiler. Ve ürettikleri sahte raporlarla otopsi raporunu değiştirdiler. Bunu değiştirerek ‘yüksekten düşme’ dediler. Bunların hepsi şu anda çürüdü. Bu cesur adımı atan Adalet Bakanımız bu şahıslar hakkında da aynı kararları alarak bu süreci adil bir şekilde sonuçlandıracaklardır.” diye konuştu.
Zor günler yaşadıklarını anlatan Ethem Büyükışık, “Hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadım. Ben devlete hiç hata yapmadan 40 yıl hizmet ettim. Devletimizin personelinin büyük bir kısmı tertemizdir, bizler gibidir. Mutlaka bir gün gelir, adalet tecelli eder. Büyük Atatürk’ün bir sözü vardır; ‘Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır.'” ifadelerini kullandı.
2018’DE ÖLÜ BULUNMUŞTU
Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık, 2018 yılında İzmir Narlıdere’de bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmuştu. Büyükışık’ın ölümü kayıtlara yüksekten düşme olarak geçmişti. Dorukhan’ın babası emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın gayretleri neticesinde olayda görevli sekiz polis memuru hakkında dava açılmıştı.
Polislerin savcının talimatına rağmen ilgili kamera görüntülerini sağlıklı biçimde incelemediği ve bir örneğini muhafaza altına almadıkları tespit edilmiş, aktif kameraları tam olarak incelemedikleri, delilleri gerekli biçimde toplamadıkları belirlenmişti.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şubat ayında dört şantiye bekçisi ile bir inşaat işçisi hakkında kasten öldürme suçundan dava açılmıştı. Nisan ayında diğer şüpheliler hakkında kasten öldürme ve suç delillerini yok etme suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar alınmıştı.
OLAYLA İLGİLİ İKİ FARKLI RAPOR
Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara baba Büyükışık mart ayında itiraz etti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, bu tarihten sonra soruşturmayı genişletip delilleri yeniden ele almaya başladı. Bu kapsamda İzmir Adli Tıp Kurumu’ndan 2018 tarihli otopsi raporu yeniden istendi.
Söz konusu raporda, Büyükışık’ın ölümünde travmatik bulguların oluşum mekanizmasının soruşturma ile aydınlatılmasının uygun olacağı bildirildi. Ancak soruşturmanın devamında 2020 tarihli farklı bir rapor daha hazırlandı. Bu raporda ise Büyükışık’ın ölümüne neden olan travmatik değişimin tamamının ve kot kırıklarının olay yeri inceleme raporunda özellikleri belirtilen binanın çatı katından düşme ile meydana gelmesinin mümkün olduğu ifadesi yer aldı.
İNCELEMELER ZAMANINDA YAPILMADI
Soruşturma dosyasına baba Ethem Büyükışık’ın ifadesi de girdi. Baba Büyükışık ifadesinde, olayın yüksekten düşme şeklinde intihar değil cinayet olduğunu söyledi.
Baba Büyükışık, Adli Tıp uzmanı bir doktorun olayın yüksekten düşme olamayacağını sözlü olarak kendisine ilettiğini anlattı. Soruşturma dosyasında, bu olayın olay yeri inceleme ekiplerince alınan kamera kayıtlarına arka ses olarak yansıdığı bilgisi yer aldı.
Dosyaya, olay yerinde ölü muayene sırasında adliye görevlisi tarafından yapılan çekimlere ilişkin görüntü kayıtlarının yer aldığı CD’nin kaybedildiği bilgisi de girdi.
Aynı zamanda Büyükışık’ın eşyaları, aracı ve olay yerindeki diğer bulgular üzerinde gerekli parmak izi çalışmasına esas yakın görüntü ve biyolojik incelemenin eksiksiz ve zamanında yapılmadığı da anlatıldı.
Soruşturma kapsamında maktule ait cep telefonundaki izlerin silindiği, inşaat alanındaki güvenlik kameralarının adli imajlarının alınmadığı tespiti yapıldı.
Aynı zamanda olaydan 13 gün sonra yaklaşık dokuz dakikalık üzerinde oynanan, kaynak bilgileri silinen bir görüntü kaydının soruşturma dosyasındaki bir şüpheli tarafından emniyete getirildiği belirlendi.
DÖNEMİN İLÇE EMNİYET MÜDÜRÜ DE GÖZALTI LİSTESİNDE
Savcılık aynı zamanda emniyet görevlilerinin olay yeri inceleme fotoğraf ve videolarını iki yıl boyunca soruşturma dosyasına göndermediği tespitini de yaptı.
Tüm bu hususların da ölümün yüksekten düşme ile gerçekleşmediğine ilişkin şüpheleri güçlendirdiği belirtildi.
Bu kapsamda dosyayı yeniden ele alan savcılık, dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İ.Y., Büyükışık’ın ölü bulunduğu inşaatın sahibi sahibi M.M.T. ve aralarında polis memurları ile bekçilerin de bulunduğu 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.





















