Salı, Eylül 8, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Doğu Ergil yazdı I Öcalan’ın son çağrısı ve barış(ma)

Bu verilerin ışığında resmî Türkiye, (kuşku, endişe, nefret) duygularına kapılıp ayak mı sürüyecek, yoksa önüne çıkan fırsattan sosyal, siyasal ve hukukî yapısının değişmesini göze alarak yararlanacak mı? Shakespeare'in söyleminin ("olmak veya olmamak") yerli uyarlamasıyla bu olayın bir BEKA sorunu olduğunu anlayacak ve ona göre hareket edecek bir siyasî akıl devrede mi değil mi?

10/07/2025 07:07
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Doğu Ergil yazdı I Öcalan’ın son çağrısı ve barış(ma)
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Doğu Ergil

Doğu Ergil

43 köşe yazısı

(The Turkish Post) – DOĞU ERGİL 

Ülkemizi yöneten iktidar koalisyonu, A. Öcalan’ı hem Türkiye Kürtlerinin önderi olarak tanımladı (Kurucu Önder sıfatıyla) hem de başlayan ama sürecin resmi tarafında şeffaflık olmaması nedeniyle, hangi aşamada olduğunu bilmediğimiz ‘çözüm sürecinde’ Kürt siyasal hareketinin temsilcisi ve baş müzakerecisi ilan etti.

Daha önce yazmıştım: Türkiye’de siyaset günlük ve kısa erimli çıkarlar, kazanımlar özetinden yürür. Yani taktikseldir. A.Öcalan ise stratejik ve uzun erimli düşünür. Aksi halde bunca yıl sınır-aşan bir örgütü yaşatamaz, önderliğini sürdüremez ve devletçe nihaî çözüm için muhatap seçilmezdi. Türk siyaseti özgül ağırlığı yüksek bir muhatap seçmiştir. Bunu kaldırıp kaldıramayacağı ilerde anlaşılacaktır. Süreç şimdilik onun istek ve talepleri üzerinden yürümektedir.

Bu durumun halk katında tepki çekmemesi için hükümet ‘sessiz ve görünmez’, o oranda da isteksiz bir tavır sürdürüyor ve tüm tavizleri Kürt tarafı veriyor izlenimi yaratmaya özen gösteriyor. Ama her normal zekalı insan, anlaşmaya zemin oluşturan görüşmelerin en az bir yıl önce başladığını ve her maddenin uzun süredir tartışıldığını tahmin edebilir.

Taraflar arasında bunca yıl süren şiddet, acı ve nefret sonrasında resmî söylemde geçen “kardeşliğin” oluşması kolay olmayacak. Duygusal köprülerin kurulması, devam eden toplumsal kutuplaş(tır)ma ortamında barış şartlarının kabulü zaman alacak. Bunu bilen iktidar, işi ağırdan alıyor ve hiç taviz vermeden zafer vaat ediyor.
Öcalan ve Kürt tarafı ise barış(man)ın aciliyetini vurgulayıp işe “iyi saatte olsunlar” karışmadan sonuçlanması için gayret ediyor. Oysa bu endişeyi daha çok hükümet kanadının duyması lazım.

Öcalan’ın son çağrısında öne çıkan başlıklar şöyle:

📍 Hazırladığım Demokratik Toplum Manifestosu, yaklaşık 50 yıllık ‘Kürdistan Devriminin Yolu’ manifestosunu başarıyla ikame edecek niteliktedir.
📍Varılan aşama, yeni adımlarla pratiğe geçmeyi gerekli kılmaktadır.
📍Sürecin geneli olarak silahların gönüllüce bırakılması ve TBMM’de yetkili ve kanunla kurulması düşünülen kapsamlı komisyon çalışması önemlidir.
📍PKK ulus devletçi bir amaçtan vazgeçmiş, bu temel amaçtan vazgeçişle birlikte temel savaş stratejisinden de vazgeçmiş, varlığını sona erdirmiştir. Gelinen tarihi noktanın daha da ileriye götürülmesi beklenmektedir.
📍Gerek TBMM ve komisyon için anlam ifade edecek, gerek kamuoyundaki şüpheleri giderecek ve sözümüzün gereğini karşılayacak şekilde silahların bırakılmasını, ilgili çevre ve kamuoyuna açık olarak temin etmeniz doğal karşılanmalıdır.
📍Meclisin çatısı altında bulunan DEM, diğer partilerle birlikte bu sürecin başarıya ulaşması için üzerine düşeni yapacaktır.
📍Bu arada tüm karar metinlerinde vazgeçilmez bir şart olarak benim özgür kalma durumuma gelince; biliyorsunuz ki ben hiçbir zaman kendi özgürlüğümü bireysel bir sorun olarak görmedim. Felsefi olarak da kişi özgürlüğü toplumdan soyut olamaz. Birey özgürleştiği oranda toplum, toplum özgürleştiği oranda birey özgür olabilir. Bu eğilimin gereğine bağlı kalınacağı tabidir.
📍Silahın değil, siyasetin ve toplumsal barışın gücüne inanıyorum. Ve sizi de bu ilkeyi hayata geçirmeye çağırıyorum.
📍Sürece yönelik her türlü eleştiri ve önerilerinizi, katkılarınızı dört gözle beklediğimi belirtmeliyim. Bu tartışmalar tüm ülke, bölge, küresel düzeyde bizleri, Demokratik Modernite Güçlerini yeni bir teorik program, stratejik ve taktik evreye ulaştıracağına, şimdiden bunun hazırlık çabası içinde olunduğuna dair çok iyimser ve hazır olduğumu, arzulu ve coşkulu olarak belirtirim.
x.com/maturkce1/stat…

YORUM

Öcalan ‘sürece’ resmî Türkiye gibi sadece silah bırakma ve teslim (örgütün feshi) olarak değil, uzun soluklu bir devrimsel hareketin başarıyla sonlanması olarak bakıyor. Bu bakışta, 1- Geleneksel Kürt toplumumun sosyal dönüşümünü başlattığına; 2- Türkiye demokrasine derinlik kazandırdığına; a-Bürokratik devletten demokratik devlete; b- Etnik ulus anlayışında çoğulcu bir ulus anlayışına; c- Merkeziyetçi, katı, otoriter bir yönetim anlayışından adem-i merkeziyetçi, yani yerinden yönetim aşamasına geçileceğinin haberini veriyor.

Mesele şu:

-Giderek otoriterleşen bir devlet teşkilatı, ne ölçüde yerel yönetimlere yer açacak ve katı merkeziyetçi yapısından uzaklaşacak?

-Giderek kutuplaş(tırıl)an siyaset, “şehitlerin intikamı” söylemi devam ederken bunca yıl düşman olarak kodlanmış bir teşkilat ve lideri aracılığıyla kotarılacak bir anlaşmayı nasıl sağlayacak?

Kuzey Suriye’deki Kürt Özerk Yönetimi ezilmeye çalışılırken, bir benzerinin İran’da ortaya çıkması endişesi duyulurken onlarla birleşip “Büyük Kürdistan”ı kurma potansiyeli olan bir örgüte bunca yılın kuşkuları aşılıp nasıl güvenilecek? Üstelik bu konuda kuşku dağıtıcı resmî bir çaba yokken?

Dışarda Türk-Kürt uzlaşmasını sabote etmek isteyen güçlerin var olduğu, bunların Kürtlerin Türkiye’den bağımsız hareket etmesini istediği biliniyor. Kendilerine ulaşan bu güçlerden A. Öcalan da söz ediyor. Bu verilerin ışığında resmî Türkiye, (kuşku, endişe, nefret) duygularına kapılıp ayak mı sürüyecek, yoksa önüne çıkan fırsattan sosyal, siyasal ve hukukî yapısının değişmesini göze alarak yararlanacak mı?

Shakespeare’in söyleminin (“olmak veya olmamak”) yerli uyarlamasıyla bu olayın bir BEKA sorunu olduğunu anlayacak ve ona göre hareket edecek bir siyasî akıl devrede mi değil mi?

Etiketler: barışmaçağrısıdoğu ergilÖcalan’ınsonÜst Manşetyazdı
Paylaş73Tweet46PaylaşGönderTara
Doğu Ergil

Doğu Ergil

Önerilen Haberler

Tolga Yavaş yazdı I Yazar öldü, yakınlarının yayınladığı eser, dünyaca üne kavuştu
Haber Yorum

Tolga Yavaş yazdı I Yazar öldü, yakınlarının yayınladığı eser, dünyaca üne kavuştu

Hürriyet yazarı Selvi duyurdu: Binali Yıldırım, İBB’ye aday olacak mı?
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Sıra Binali Yıldırım’a mı geldi?

Bünyamin Ünal yazdı I İnsan kendi yalanına inanabilir mi?
Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I İnsan kendi yalanına inanabilir mi?

Serhat Kılıç’ın son görüntüleri ortaya çıktı
Gündem

Serhat Kılıç’ın son görüntüleri ortaya çıktı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • 12 karatlık yüzüğü estetiğinden daha çok dikkat çekti
  • “Hürrem”e canlı yayında polis baskını: Cezaevine gönderildi
  • Mafya, haraç vermeyen iş insanı için lokma döktürdü
  • Tolga Yavaş yazdı I Yazar öldü, yakınlarının yayınladığı eser, dünyaca üne kavuştu

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.