(The Turkish Post) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni’ne katılarak devletin stratejik güvenlik politikaları ve dış ilişkiler vizyonuna dair değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan; “Türkiye, başkalarının senaryolarında kendisine rol biçilen bir ülke değil, kendi hikayesini yazan kendi geleceğini şekillendiren ve bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini dost düşman herkese gösterdi.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
“Milletçe stratejik önemi yüksek ve zorlu bir coğrafyada asırlardır varlık gösteriyoruz. Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen 16 devletimizin 2 bin 200 yılı aşkın bir mazisi vardır. Avrupa’dan Orta Asya’ya, Kafkasya’dan Afrika’nın derinliklerine uzanan geniş bir coğrafyada ecdadımız at koşturmuş, devletler kurmuştur. Söğüt’te büyüyüp filizlenen Osmanlı çınarı 600 yılı aşkın süre boyunca üç kıta, yedi iklimde bayrağımızı gururla dalgalandırmıştır. Osmanlı’nın takati tükendiğinde ise yerini genç Cumhuriyetimiz almıştır. Her zaman söylediğimiz gibi Türkiye Cumhuriyeti bizim bu topraklarda kurduğumuz ilk değil, en son devletimizdir. Bunu bilhassa şunun için söylüyorum, kurduğumuz devletlerin adları ve yöneticileri zamanla değişmekle birlikte ‘ebed müddet’ vasfı her zaman baki kalmıştır.
“Milletçe stratejik önemi yüksek ve zorlu bir coğrafyada asırlardır varlık gösteriyoruz. Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen 16 devletimizin 2 bin 200 yılı aşkın bir mazisi vardır. Avrupa’dan Orta Asya’ya, Kafkasya’dan Afrika’nın derinliklerine uzanan geniş bir coğrafyada ecdadımız at koşturmuş, devletler kurmuştur. Söğüt’te büyüyüp filizlenen Osmanlı çınarı 600 yılı aşkın süre boyunca üç kıta, yedi iklimde bayrağımızı gururla dalgalandırmıştır. Osmanlı’nın takati tükendiğinde ise yerini genç Cumhuriyetimiz almıştır. Her zaman söylediğimiz gibi Türkiye Cumhuriyeti bizim bu topraklarda kurduğumuz ilk değil, en son devletimizdir. Bunu bilhassa şunun için söylüyorum, kurduğumuz devletlerin adları ve yöneticileri zamanla değişmekle birlikte ‘ebed müddet’ vasfı her zaman baki kalmıştır.
Karar alma aşamasından uygulama safhasına kadar sınır ötesi operasyon süreci Türkiye’nin bağımsızlığını teyit eden bir rol üstlenmiştir. Milli güvenliğimiz riske girdiğinde gözümüzün hiçbir şeyi görmeyeceğini böylece çok net biçimde ortaya koyduk. Irak ve Suriye harekatlarımız, ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır. Türkiye, başkalarının senaryolarında kendisine rol biçilen bir ülke değil, kendi hikayesini yazan kendi geleceğini şekillendiren ve bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini dost düşman herkese göstermiştir. Bugün kendi önceliklerimiz ve yöntemlerimizle yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin de Körfez bölgesinden Kuzey Afrika’ya ve Doğu Akdeniz’e uzanan kararlı adımlarımızın da gerisinde işte bu artan özgüven, cesaret, planlama ve bağımsız hareket edebilme kabiliyeti vardır.”





















