(The Turkish Post) – Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de ortadan kaybolmasının üzerinden yaklaşık 6 yıl geçmesinin ardından soruşturma yeni delil ve tanık anlatımlarıyla yeniden gündeme geldi.
Soruşturmadaki en dikkat çekici iddialardan biri, “Şubat” kod adlı gizli tanığın anlatımları oldu. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen’in aktardığına göre gizli tanık, Gülistan Doku’nun Rostan mevkisinde öldürüldüğünü ve cansız bedeninin bölgeye yakın bir noktaya gömüldüğünü ileri sürdü.
Bu iddiaların ardından HTS ve baz istasyonu kayıtlarının yanı sıra KGYS ve PTS görüntülerinin de ayrıntılı şekilde incelendiği belirtildi.
Son telefon sinyali de mercek altında
Gülistan Doku’nun telefonundan alınan son sinyalin Rostan mevkisine yakın bir noktayı gösterdiği iddiası da soruşturmanın önemli başlıklarından biri oldu.
Dosyaya yansıyan bilgilere göre 5 Ocak 2020 gecesi Mustafa Türkay Sonel ile bazı şüphelilerin, Doku’nun telefonunun son baz verdiği Sarı Saltuk Viyadüğü ile Rostan-Dinar mevkisi çevresinde bulunduğuna ilişkin teknik kayıtlar soruşturma kapsamında incelendi.
Sonel ise ifadesinde olayın üzerinden uzun süre geçtiğini, söz konusu geceye ilişkin ayrıntıları hatırlamadığını belirterek suçlamaları reddetti.
“Olaydan 8 gün sonra aynı bölgede sabahladı” iddiası
Soruşturmanın yeni gündeme gelen ayrıntısı ise Mustafa Türkay Sonel’in 13 Ocak 2020’de, Gülistan Doku’nun öldürüldüğü iddia edilen Rostan bölgesinde gece boyunca kaldığı yönündeki teknik kayıt iddiası.
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, bu hareketliliğin soruşturma açısından açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.
Çimen, Sonel’in olaydan yalnızca 8 gün sonra aynı bölgede sabahlamasına ilişkin, “İnsan öldürme olayından 8 gün sonra yani 13.01.2020 günü maktulün öldürüldüğü yerde katil zanlısı Mustafa Sonel’in sabahlamış olması nasıl açıklanabilir?” ifadelerini kullandı.
Çimen ayrıca bunun olay yerine geri dönme davranışı mı, yoksa başka bir nedenle mi gerçekleştiğinin araştırılması gerektiğini belirtti.
Sonel suçlamaları kabul etmiyor
“Kasten öldürme” suçundan tutuklanan Mustafa Türkay Sonel, soruşturma kapsamında verdiği ifadelerde Gülistan Doku’yu tanımadığını ve kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini söyledi.
Sonel’in tutuklanmasına dayanak oluşturan iddialar arasında gizli tanık anlatımları ve çeşitli teknik veriler bulunuyor. Ancak bu iddiaların tamamı henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla doğrulanmış değil.
Başka şüphelilerin hareketleri de inceleniyor
Soruşturma kapsamında Şükrü Eroğlu, Fatih Özmen ve Erdoğan Elaldı ile firari şüpheli Umut Altaş’ın da 5 Ocak 2020’deki hareketleri mercek altında.
HTS ve baz istasyonu kayıtlarının yanı sıra KGYS ve PTS verilerinin, şüphelilerin olay günü ve sonrasındaki hareketlerinin belirlenmesinde kullanıldığı belirtiliyor.
2026’da soruşturma yeniden hızlandı
Gülistan Doku soruşturması 2026 yılında yeni tutuklamalarla yeniden genişledi.
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel de soruşturma kapsamında tutuklanırken, Mustafa Türkay Sonel “kasten öldürme” suçundan cezaevine gönderildi. Doku’nun SIM kartındaki verilerin silindiği ve soruşturma delillerine müdahale edildiği yönündeki iddialar da ayrıca incelendi.
Temmuz ayında Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel de “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasıyla tutuklandı.
Gülistan Doku’nun bedeni hâlâ bulunamadı
Soruşturmanın en kritik sorusu ise Gülistan Doku’nun cansız bedeninin nerede olduğu.
Gizli tanığın işaret ettiği Rostan bölgesi ile Doku’nun telefonundan elde edildiği belirtilen son sinyalin gösterdiği alanlar arasındaki bağlantı araştırılırken, Mustafa Türkay Sonel’in 13 Ocak 2020’de aynı bölgede sabahladığı iddiasının teknik kayıtlarla nasıl doğrulanacağı soruşturmanın seyrinde belirleyici olabilir.
Gülistan Doku’nun ailesi ise yaklaşık 6 yıldır kızlarının akıbetinin kesin olarak ortaya çıkarılmasını bekliyor.





















