Perşembe, Temmuz 23, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I Stresiniz gerçekten bana bulaşıyor: Kortizolün sessiz aktarımı

Aynı odada, hiç konuşmadan, sadece birinin stresli olduğunu izlemek bile bedeninizde ölçülebilir bir hormonal tepki üretebilir. Psikoloji ve nöroendokrinoloji, bu görünmez yaranın izini sürüyor.

18/07/2026 07:07
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Bünyamin Ünal yazdı I Stresiniz gerçekten bana bulaşıyor: Kortizolün sessiz aktarımı
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Bünyamin Ünal

Bünyamin Ünal

34 köşe yazısı

(The Turkish Post) – BÜNYAMİN ÜNAL 

Birçoğumuzun hayatında hiç sesini yükseltmeyen ama girdiğimiz her odada adımlarımıza eşlik eden sessiz bir kural vardır: “Etrafımdakileri sakinleştirirsem güvende olurum.”

Çocukken fark etmeden öğrendiğimiz bu kural, bizi büyüdüğümüzde daha duyarlı, daha empatik ve uyumlu yapar.

Ancak beraberinde ağır bir bedel getirir: Kendi dengemizi unuturuz.

Başkasının krizini göğüsleriz ama kendi içimizde yatışamayız.

Gerginlik biter, içimizdeki ses hızla fısıldar:
“Hâlâ güvende değilsin.”

Psikolojide bu modele “empatik stres” denir.

Sevgi ve kabulün performansa bağlandığı evlerde büyüyen çocuklar, yetişkinlikte çevrelerindeki her duygusal dalgalanmayı yönetmek zorunda hisseder.

Stres, sadece kendi başımıza bir felaket geldiğinde değil; yanımızdaki insanın bedeninde filizlendiğinde de bizim sistemimize bulaşır.

Ve çocuk yavaşça şunu öğrenir:
“Olduğum gibi değil; etrafımdakileri kontrol altında tutarsam güvendeyim.”

 

Sessiz Bir Cephede Nöbet Tutmak

Murat, son birkaç aydır akşamları eve döndüğünde içinde tarif edemediği bir ağırlıkla, kronik bir yorgunlukla uyanıyor. İşinde hiçbir sorun yok. Ancak eşi Selin, aylardır büyük bir iş baskısı altında ve eve geldiğinde tek kelime etmiyor; sadece mutfakta gergin adımlarla yürüyor. Murat ona soru sormuyor, alan tanıyor, sadece köşesinden onu izliyor.

Ortada Murat’a yönelik hiçbir tehdit yokken, Murat’ın bedeni aylardır her akşam çoktan savaş ya da kaç moduna geçiyor. Kendi krizi olmayan bir savaşın cephesinde, her gece sessizce nöbet tutuyor.

Murat yalnız değil.

 

Bu Kişilerin İç Sesleri Nasıl Konuşur?

Başkalarının gerilimini ve sessiz çığlıklarını göğüsleyen bireylerin zihninde, çoğu zaman şu çıplak cümleler yankılanır:

  • “Rahatlama, bir şeyler ters gidiyor.”
  • “Nefes alırsam her şey yıkılacak.”
  • “O böyleyken benim mutlu olmaya hakkım yok.”
  • “Yine bir sorun var ve kesin benim yüzümden.”
  • “Sakın gevşeme. Yoksa her şey elinden gider.”

Hepsinin altında ise çoğu zaman tek bir sessiz inanç yatar:
“Onun tehdidi, benim de tehdidimdir.”

Bu ses bilinçli değildir. Arka planda çalışan bir işletim sistemi gibidir.

Huzur duygusu tam yerleşecekken devreye girer ve kişiyi bir sonraki krizi savuşturmaya doğru iter.

 

Laboratuvardaki Geçirgenlik

Psikoloji ve nöroendokrinoloji dünyası, bu görünmez mekanizmanın izini sürerken onlarca yıldır güçlü bir araç kullanıyor: Trier Sosyal Stres Testi.

Katılımcıdan bir jüri önünde hazırlıksız bir konuşma yapması ve geriye doğru zor bir zihinsel aritmetik görevi yerine getirmesi istenir. Bu görev, laboratuvarda fırlayan bir kortizol tepkisi üretir.

Empatik stres araştırmalarında ise bu deney bir adım ileri taşınıyor: Bir kişi bu stresi yaşarken, ikinci bir kişi onu sadece izliyor. Hiçbir sözel etkileşim yok.

Max Planck Enstitüsü’nün referans çalışmasında ortaya çıkan fizyolojik veriler, insan bağının ne kadar geçirgen olduğunu kanıtlıyor:

  • İzleyen kişi romantik partnerse, gözlemcilerin yüzde kırkında sanki o sınava kendisi girmiş gibi kortizol yükselişi görülüyor.
  • Karşıdaki kişi tamamen bir yabancıysa bile bu oran yüzde on oluyor.
  • En çarpıcısı ise doğrudan bir ayna yerine sadece video üzerinden izlemenin bile gözlemcilerin yüzde yirmi dördünde anlamlı kortizol artışına yol açması.

Bu son bulgu özellikle çarpıcı: Ekranlardan izlediğimiz o ağır haberlerin ya da başkalarının öfkesini taşıyan videoların, hiçbir fiziksel yakınlık olmadan bile bedenimizde gerçek bir stres hormonu üretimi başlattığını gösteriyor.

 

Nöroendokrin Rezonans

Durum basit bir duygusal bulaşma ya da yüz ifadesini taklit etme eylemi değil. Gösterilen rezonans, doğrudan beynimizin ana stres yönetim merkezi olan hipotalamus-hipofiz-adrenal (HPA) ekseninde gerçekleşiyor. Yani vücudun ana hormon üretim sisteminin ta kendisi başkasının ritmine uyum sağlıyor.

Üstelik bu herkeste eşit çalışan mekanik bir saat değil; bireylerin kortizol ve alfa-amilaz salınımı, tamamen kendi genel empati düzeyleriyle şekilleniyor.

Mekanizmanın tam olarak hangi mikroskobik yüz hareketleriyle ya da koku temelli kimyasal sinyallerle aktığı literatürde hâlâ açık bir tartışma konusu olsa da nöroendokrin düzeydeki bu rezonans köprüsü net bir şekilde duruyor.

Elbette herkes bu modeli aynı yoğunlukta yaşamaz. Kişilik özellikleri ve yaşam deneyimleri gibi koruyucu faktörler etkileri hafifletebilir. Ancak sürekli gergin bir evde ya da kronik olarak gergin bir iş yerinde bulunmanın uzun vadeli kümülatif etkisi, kronik stres hastalıklarının gelişimi açısından önemli bir halkadır.

 

Hormonal Ritmi Yeniden İnşa Etmek

Peki bu biyolojik geçirgenlik yeniden yönetilebilir mi? Evet. Beynin değişebilme kapasitesi vardır — buna nöroplastisite denir.

Bu hormonal rezonans zamanla yeniden inşa edilebilir:

  • Bedeninizde ani bir sıkışma hissettiğinizde bunun kendi hikayenize mi yoksa odadaki diğer kişiye mi ait olduğunu zihnen ayırt ederek
  • Kronik gerilim içeren dijital içerik tüketimine sağlıklı ekran sınırları koyarak
  • Sakinlik ve düzenlenmiş bir sinir sisteminin de bulaşıcı olduğunu hatırlayıp; çevrenize “eş-düzenleme” (co-regulation) yoluyla sakin bir liman sunarak
  • Özellikle Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) veya Şema Terapi gibi yaklaşımlarla, çocuklukta yerleşen o kurtarma şemaları üzerinde çalışarak

Yoğun kaygı, tükenmişlik veya işlev kaybı yaşayan bireylerin bir uzmandan destek alması önemlidir.

 

Belki de Kendimize Şunu Sormalıyız

“Birinin acısını hafifletmek için benim de acı çekmem gerektiğine neden inanıyorum?”

 

Son Söz

İnsan olmak, diğerinin acısına ve stresine kapalı bir kutu olmak demek değildir; birbirimize görünmez biyolojik bağlarla bağlıyız. Ancak birini kurtarmak, onunla birlikte aynı kortizol havuzunda boğulmak anlamına gelmez. Sağlıklı psikolojik sınırlar çizmek bencilce bir uzaklaşma değil hem kendimizi hem de çevremizi koruyacak o sakin, yatıştırıcı rezonansı hayatta tutmanın tek yoludur.

Ve güzel haber şu ki:
İyileşme ve sakinlik de tıpkı stres gibi, hayatın herhangi bir anında yeniden öğrenilebilir.

Etiketler: aktarımıbanabulaşıyorBünyamingerçektenKortizolünsessizslider-mansetStresinizÜnal
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
Bünyamin Ünal

Bünyamin Ünal

Önerilen Haberler

Sonel olay öncesi “İnşallah Tunceli’de insanlık dışı olaylar yaşanmaz” demiş
Gündem

Eski Vali Sonel’in telefonu açıldı, 2 kişi gözaltına alındı

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu
Spor

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

İsmail Yüksek’in evliliği geçersiz mi?
Magazin

İsmail Yüksek’in evliliği geçersiz mi?

Acun Ilıcalı’nın eşi tribünde kavga çıkardı
Magazin

Acun Ilıcalı’nın eşi tribünde kavga çıkardı

Popüler Haberler

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Sonel olay öncesi “İnşallah Tunceli’de insanlık dışı olaylar yaşanmaz” demiş

Eski Vali Sonel’in telefonu açıldı, 2 kişi gözaltına alındı

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

İsmail Yüksek’in evliliği geçersiz mi?

İsmail Yüksek’in evliliği geçersiz mi?

Acun Ilıcalı’nın eşi tribünde kavga çıkardı

Acun Ilıcalı’nın eşi tribünde kavga çıkardı

Bahçeli’den Dervişoğlu’nun “Siz varken PKK’ya gerek yok” sözlerine sert yanıt

Bahçeli’den yeni partiye Hazine yardımı açıklaması: Vekil sayısına göre yapılmalı 

Merkez Bankası rezervleri 3,6 milyar dolar azaldı

Faiz kararı açıklandı: TCMB’den sürpriz çıkmadı

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Taşacak Bu Deniz’den hayranlarını üzen haber

Taşacak Bu Deniz’den hayranlarını üzen haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan 4 mahpusu affetti

Erdoğan, 8 üniversiteye rektör, YÖK’e de 4 yeni üye atadı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Eski Vali Sonel’in telefonu açıldı, 2 kişi gözaltına alındı
  • Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu
  • İsmail Yüksek’in evliliği geçersiz mi?
  • Acun Ilıcalı’nın eşi tribünde kavga çıkardı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.