Perşembe, Ekim 22, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I Ertelemek tembellik değildir: Beynin rahatsızlıktan kaçma biçimi -1

İnsan çoğu zaman işi değil, o işin içinde uyandırdığı duyguyu erteler. Bu yüzden erteleme, zamanın değil; çoğu zaman duygunun yönetilememesidir.

02/07/2026 07:07
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Bünyamin Ünal yazdı I Ertelemek tembellik değildir: Beynin rahatsızlıktan kaçma biçimi -1
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Bünyamin Ünal

Bünyamin Ünal

71 köşe yazısı

(The Turkish Post) – BÜNYAMİN ÜNAL

Bu üç yazılık seride ertelemeyi yalnızca “işi son ana bırakmak” olarak değil, beynin rahatsızlıkla, zamanla ve kendilik algısıyla kurduğu karmaşık bir ilişki olarak ele alacağız.
İlk yazıda en temel yanılgıyla başlıyoruz:
Erteleme tembellik midir?
“Sonra yaparım.”
Bu cümle çoğu zaman küçük başlar.
Bir dosya açılmaz.
Bir mesaj cevaplanmaz.
Bir ödev bekler.
Bir başvuru yarım kalır.
Bir telefon görüşmesi sürekli ertelenir.
Dışarıdan bakan biri için tablo basittir:
“Tembel.”
“Disiplinsiz.”
“İradesiz.”
“İstese yapar.”
Ama psikoloji bu kadar kolay yargılamaz.
Çünkü erteleme çoğu zaman işten kaçmak değildir.
İşin uyandırdığı duygudan kaçmaktır.
Görev masanın üstünde durur.
Ama asıl ağırlık görevde değil, onun zihinde açtığı yerde başlar.
“Ya başaramazsam?”
“Ya kötü yaparsam?”
“Ya yeterince iyi olmazsa?”
“Ya herkes benden daha ilerideyse?”
İnsan çoğu zaman bu sorulardan kaçar.
BU BİR ZAMAN YÖNETİMİ SORUNU MU?
Uzun yıllar erteleme yanlış yerde arandı.
Plan yapamamak.
Saatleri ayarlayamamak.
Takvim kullanmamak.
Dağınık olmak.
Elbette bunların payı olabilir.
Ama mesele yalnızca zaman olsaydı, insanlar plan yaptığında sorun çözülürdü.
Oysa çoğu kişi plan yapar.
Liste çıkarır.
Hatırlatıcı kurar.
Kendine söz verir.
Ama yine başlayamaz.
Çünkü sorun çoğu zaman zamanı organize edememek değildir.
Başlama anında yükselen duyguyu taşıyamamaktır.
İnsan, göreve değil; görevle birlikte gelen iç sıkışmasına takılır.
GÖREV ERTELENMEZ, DUYGU ERTELENİR
Bir işe başlamak bazen yalnızca teknik bir hareket değildir.
Defteri açmak, bilgisayarı açmak, ilk cümleyi yazmak ya da birini aramak; insanın kendi yetersizlik hissine yaklaşması anlamına gelebilir.
Bu yüzden beyin kısa bir yol seçer.
Sosyal medyaya bakar.
Mutfağa gider.
Odayı toplar.
Başka bir işle meşgul olur.
Bir video açar.
Bir anda “önce şunu halledeyim” der.
Ve tuhaf bir şey olur:
Kişi rahatlar.
İşi yaptığı için değil.
O işin yarattığı sıkıntıdan uzaklaştığı için.
Bu rahatlama kısa sürer ama güçlüdür.
Beyin hemen öğrenir:
“Kaçınca rahatlıyorum.”
İşte erteleme döngüsü burada kurulur.
Bugün kaçmak rahatlatır.
Yarın aynı görev daha büyük görünür.
Sonra suçluluk eklenir.
Sonra utanç gelir.
Sonra başlamak daha da zorlaşır.
Ve insan kendini aynı cümlenin içinde bulur:
“Biliyorum ama yapamıyorum.”
BİLMEK NEDEN YETMEZ?
Erteleyen insan çoğu zaman ne yapması gerektiğini bilir.
Hangi sınava çalışacağını bilir.
Hangi raporu yazacağını bilir.
Hangi maili atacağını bilir.
Hangi düzeni kurması gerektiğini bilir.
Sorun bilgi değildir.
Sorun, bilginin davranışa dönüşememesidir.
Çünkü beyin bazen yapılacak işi görür ama onu tehdit gibi kodlar.
Görev artık yalnızca görev değildir.
Bir performans alanıdır.
Bir değerlendirilme alanıdır.
Bir yeterlilik sınavıdır.
Bir yüzleşmedir.
Bu yüzden erteleyen kişi aslında çoğu zaman şunu söylemez:
“Bunu yapmak istemiyorum.”
Daha derinde söylediği şey şudur:
“Bunu yaparken hissedeceğim şeye hazır değilim.”
MÜKEMMEL YAPAMAYACAKSAM BAŞLAMAYAYIM
Ertelemenin en sessiz yakıtlarından biri mükemmeliyetçiliktir.
Ama burada önemli bir ayrım vardır.
Her mükemmeliyetçilik erteleme yaratmaz.
Bazı insanlar yüksek standart koyar ve çalışır.
Bu yapı kişiyi düzenleyebilir.
Ama bazı insanlar için yüksek standart, bir hedef değil; bir tehdittir.
“Ya mükemmel olmazsa?”
“Ya eksik kalırsa?”
“Ya eleştirilirsem?”
“Ya düşündüğüm kadar iyi değilsem?”
Bu noktada görev artık yapılacak bir iş olmaktan çıkar.
Benliğin sınandığı bir sahneye dönüşür.
İnsan başlamaz.
Çünkü başlamamak, kötü yapmaktan daha güvenli görünür.
Ertelemek burada gizli bir savunmadır.
Eğer son anda yaparsam, başarısızlığı kendime değil zamana bağlayabilirim.
“Zaten vaktim yoktu.”
“Daha erken başlasaydım daha iyi olurdu.”
“Aslında yapabilirdim ama yetişmedi.”
Bu cümleler bazen bahaneden çok, benliği koruma çabasıdır.
Çünkü insanın en çok korktuğu şey başarısızlık değildir.
Başarısızlığın kendisi hakkında söyleyeceği şeydir.
ERTELEME NEDEN KISA SÜREDE RAHATLATIR?
Çünkü beyin uzun vadeli huzurdan çok, kısa vadeli rahatlamaya duyarlıdır.
Bir görevi ertelediğinde sorun çözülmez.
Ama o anki sıkıntı azalır.
İşte bu azalma beynin ödül sistemine küçük bir sinyal gönderir:
“Bu işe yaradı.”
Oysa işe yarayan şey çözüm değildir.
Sadece kaçıştır.
Tıpkı alarm çalarken sigortayı kapatmak gibi.
Ses kesilir.
Ama tehlike ortadan kalkmaz.
Erteleme de böyledir.
Bir süre sessizlik verir.
Sonra daha büyük bir gürültüyle geri döner.
SUÇLULUK DÖNGÜSÜ NASIL KURULUR?
Erteleyen insan çoğu zaman tembel olduğu için değil, kendine fazla sert davrandığı için daha çok erteler.
Önce görev ertelenir.
Sonra kişi kendine kızar.
“Yine yapamadım.”
“Ben hep böyleyim.”
“Benden bir şey olmaz.”
“Niye herkes yapıyor da ben yapamıyorum?”
Bu iç konuşma kişiyi ayağa kaldırmaz.
Tam tersine daha da çökertebilir.
Çünkü utanç davranışı başlatmaz.
Çoğu zaman davranıştan kaçışı artırır.
İnsan kendini ne kadar döverse, görevin etrafındaki duygu yükü o kadar ağırlaşır.
Sonra görev yalnızca görev olmaktan çıkar.
Geçmiş bütün başarısızlıkların temsilcisi hâline gelir.
Bir dosya açmak bile insanın bütün yetersizlik hikâyesini uyandırır.
Ve kişi yine kaçar.
Ertelemenin en acı tarafı budur:
Kişi yapmadığı işten çok, yapamayan kendiliğine öfkelenir.
ASIL SORU NEDİR?
Erteleme yaşayan birine sorulacak ilk soru şu değildir:
“Neden zamanını iyi kullanmıyorsun?”
Daha doğru soru şudur:
“Bu işe başladığında hangi duyguya yaklaşmış oluyorsun?”
Kaygı mı?
Yetersizlik mi?
Sıkılma mı?
Eleştirilme korkusu mu?
Belirsizlik mi?
Öfke mi?
Kontrol edilme hissi mi?
Çünkü kaçılan şey bulunmadan, davranış değişmez.
SONUÇ: ERTELEME BİR KARAKTER KUSURU DEĞİLDİR
Erteleme tembellik değildir.
Ama masum da değildir.
Çünkü zamanla insanın hayatını daraltır.
Yapılmayan işler birikir.
Biriken işler zihni işgal eder.
Zihin yorulur.
Uyku bozulur.
Özsaygı azalır.
Ve insan bir süre sonra yalnızca işleri değil, kendi hayatını da erteler.
Bu yüzden ertelemeyi anlamak önemlidir.
Ama anlamak, onu romantize etmek değildir.
Erteleme bir zayıflık değilse de, üzerinde çalışılması gereken ciddi bir döngüdür.
İlk adım daha büyük planlar yapmak değildir.
İlk adım, kendini suçlamadan şunu görebilmektir:
“Ben işi değil, o işin bende uyandırdığı duyguyu erteliyorum.”
BİLİMSEL NOT
Modern psikoloji ertelemeyi yalnızca zaman yönetimi sorunu olarak değil, duygu düzenleme sorunu olarak ele alır. Kişi çoğu zaman görevin kendisinden değil; kaygı, sıkılma, yetersizlik, başarısızlık korkusu veya değerlendirilme tehdidi gibi duygulardan kaçar.
Bu kaçınma kısa vadede rahatlama sağlar. Ancak bu rahatlama beynin kaçınmayı öğrenmesine neden olur. Böylece erteleme, geçici bir rahatlama stratejisinden kronik bir davranış döngüsüne dönüşebilir.
SONRAKİ YAZIDA
İlk yazıda ertelemenin tembellik değil, duygudan kaçma biçimi olduğunu gördük.
İkinci yazıda şu soruya geçeceğiz:
Eğer insan ne yapması gerektiğini biliyorsa, neden beyin ancak son dakika gelince harekete geçer?
AYNA CÜMLESİ
Ertelediğin şey zaman değil.
Çoğu zaman, yaklaşmaya cesaret edemediğin duygudur.

Etiketler: BeyninBünyaminErtelemekrahatsızlıktanslider-mansetTembellikÜnal
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
Bünyamin Ünal

Bünyamin Ünal

Önerilen Haberler

Bünyamin Ünal yazdı I Kriz bittiğinde birbirimize nasıl bakacağız?
Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I Kriz bittiğinde birbirimize nasıl bakacağız?

Galatasaray, deplasmanda Lille’i mağlup etti
Spor

Galatasaray, deplasmanda Lille’i mağlup etti

Azerbaycan’dan 30 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı
Gündem

Azerbaycan’dan 30 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı

Dervişoğlu istedi, Fakıbaba istifa dilekçesini sundu
Gündem

Dervişoğlu istedi, Fakıbaba istifa dilekçesini sundu

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Ayıplı araç satışında emsal karar: Misliyle değiştirilecek

Yargıtay üyesi markette vatandaşa silah çekti

2026 KPSS’de 100 net iddiası Meclis gündeminde

2026 KPSS’de 100 net iddiası Meclis gündeminde

KHK’lı kadınların sessiz çığlığı: Öyle yalnız bırakıldılar ki seslerini yutmak zorunda kaldılar

KHK’lı kadınların sessiz çığlığı: Öyle yalnız bırakıldılar ki seslerini yutmak zorunda kaldılar

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I İran dersleri; “Af da dahil olmak üzere…”

Tanrıkulu’ndan iktidara infaz düzenlemesi çağrısı: Beklenti yaratıp ortadan kaybolmayın

Binali Yıldırım’dan nüfus uyarısı: “Çoğalalım”

Binali Yıldırım’dan başörtüsü yasağı nedeniyle Azerbaycan’ı eleştirenlere tepki: En şiddetli şekilde cezalandırırız

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Bünyamin Ünal yazdı I Kriz bittiğinde birbirimize nasıl bakacağız?

Bünyamin Ünal yazdı I Kriz bittiğinde birbirimize nasıl bakacağız?

Suna Yaman yazdı I Dünyanın farklı ülkelerinde sokaklar hareketli: Protestoların nedeni ne?

Suna Yaman yazdı I Dünyanın farklı ülkelerinde sokaklar hareketli: Protestoların nedeni ne?

Galatasaray, deplasmanda Lille’i mağlup etti

Galatasaray, deplasmanda Lille’i mağlup etti

Azerbaycan’dan 30 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı

Azerbaycan’dan 30 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı

Dervişoğlu istedi, Fakıbaba istifa dilekçesini sundu

Dervişoğlu istedi, Fakıbaba istifa dilekçesini sundu

Manifest’in kurucusu Tolga Akış tutuklandı

Manifest’in kurucusu Akış için istenen ceza belli oldu

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Fon soruşturmasında Tera Portföy Başkanı Özel saklandığı yerde yakalandı

Tera’nın patronu Erdin Özel kariyerine asgari ücretli olarak başlamış 

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Başsavcılık Vecdi Gönül’ün oğlu için soruşturma izni istedi

Rüşvet iddialarına yanıt veren eski SPK Başkanı Ömer Gönül: Hatırlamıyorum

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Bünyamin Ünal yazdı I Kriz bittiğinde birbirimize nasıl bakacağız?
  • Suna Yaman yazdı I Dünyanın farklı ülkelerinde sokaklar hareketli: Protestoların nedeni ne?
  • Galatasaray, deplasmanda Lille’i mağlup etti
  • Azerbaycan’dan 30 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.