(The Turkish Post) – AK Parti’nin kurucu isimlerinden, eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, partisinin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla yaptığı değerlendirmelerde hem parti yönetimine hem de mevcut hükümet sistemine yönelik eleştirilerde bulundu. Arınç, AK Parti’nin kuruluş dönemindeki istişare ve kolektif karar alma anlayışından uzaklaştığını savundu.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yeniden ele alınması gerektiğini belirten Arınç, Cumhurbaşkanı’nın geniş yetkilere sahip olduğuna dikkat çekerek karar alma mekanizmalarında daha güçlü istişare ve denetim mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini söyledi.
“SİSTEMİ DÜZELTİN”
Arınç, AK Parti yönetimine yönelik çağrısında, “Sistemi düzeltin, ehliyete, liyakate, istişareye önem verin, iyice araştırın” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile müsteşarlıkların kaldırılmasını da eleştiren Arınç, müsteşarlıkları bakanlıkların kurumsal hafızası olarak nitelendirdi.
AK Parti’nin ilk yıllarındaki yönetim anlayışıyla bugünkü yapı arasında fark bulunduğunu belirten Arınç, “O günkü birlikte karar almak veya kolektif akıl dediğimiz, en azından çok önemli konuları istişare ettiğimiz hallerden çok uzaklaştık” değerlendirmesinde bulundu.
2013 SONRASINA ELEŞTİRİ
Arınç, AK Parti iktidarını 2013 öncesi ve sonrası olmak üzere iki dönemde değerlendirdi. 2013’e kadar olan dönemi başarılı bulan Arınç, özellikle sağlık ve ulaşım alanındaki gelişmelere dikkat çekti. 2013 sonrasında ise partinin önce durağanlaştığını, ardından “nispeten düşüşe geçtiğini” söyledi.
Gezi Parkı eylemlerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açısından bir “travma” olduğunu belirten Arınç, olayların başlangıcındaki protestocularla sonraki süreçte ortaya çıkan tablo arasında ayrım yapılması gerektiğini savundu.
KKM VE DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ
Ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arınç, Kur Korumalı Mevduat uygulamasını “kul hakkı” tartışması üzerinden ele aldı. Yanlış olduğu düşünülen siyasi kararların düzeltilmesi ve toplumdan helallik istenmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin dış politika yönelimine ilişkin de mesaj veren Arınç, Avrupa Birliği ile ilişkilerin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Rusya ve Çin ile iyi ilişkiler kurulmasına karşı olmadığını belirten Arınç, Şanghay İşbirliği Örgütü üzerinden yaşanabilecek bir yön değişikliğine ise karşı çıktı.
“İLKELERİMİZE GERİ DÖNECEĞİZ”
AK Parti’nin geleceği için kuruluş ilkelerine dönülmesi gerektiğini vurgulayan Arınç, partinin kuruluşunda yer alan isimlerin ve geçmişte birlikte yol yürüdüğü kadroların yeniden hatırlanması gerektiğini söyledi.
Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden aday olmaması halinde belirlenecek adayda ise siyasette karşılık, seçimi kazanma potansiyeli ve güçlü bir yönetim vizyonu bulunması gerektiğini ifade etti.
AK Parti’den ayrılmayı düşünmediğini belirten Arınç, tüm eleştirilerine rağmen partisinin kuruluşunda yer almaktan pişman olmadığını söyledi. “AK Parti’yi kurmakla, AK Parti’de görev almakla, AK Parti’yi savunmakla, beğenmekle hayatımın en doğru işini yaptım” diyen Arınç, partinin yaşanan sorunların ardından kendi içinden yeniden doğabileceğini savundu.





















