(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2 Haziran’da açıkladığı 2026 yılı hububat alım fiyatları — ekmeklik ve makarnalık buğdayda ton başına 16.500 TL, arpada 12.750 TL — üretici cephesinde büyük bir memnuniyetsizlik yarattı. Hasat döneminin ortasında gelen rakamlar, birçok bölgede protestolara ve sert açıklamalara neden oldu.
“Artış enflasyonun gerisinde kaldı”
Çiftçilerin ve meslek örgütlerinin ortak şikâyeti, açıklanan zammın maliyet artışını karşılamadığı yönünde. Buğday fiyatı geçen yılki 13.500 TL’den 16.500 TL’ye çıkarak yaklaşık yüzde 22 arttı; ancak resmi enflasyon yüzde 32 civarında seyrederken mazot ve gübre gibi girdilerde artış yüzde 50-100 arasına ulaştı. Biga Ziraat Odası Başkanı M. Güray Ergün, meseleyi fiyatın yükselip yükselmediği değil, çiftçinin eline geçen parayla ne kadar girdi alabildiği olarak tanımladı; son on yılda bir ton buğdayla alınabilen mazot miktarının belirgin biçimde azaldığını aktardı.
Eskişehir’de eylem: TMO önüne siyah çelenk
Eskişehir’de bir grup genç çiftçi, TMO Başmüdürlüğü önünde toplanarak açıklanan fiyatı protesto etti ve kurum binasının önüne siyah çelenk bıraktı. Eylemi düzenleyen Eskişehir Genç Rençberler’den Burak Kuşan, yüksek rekoltenin gerekçe gösterilerek fiyatların baskılanmasını eleştirdi; çiftçinin destek değil, emeğinin gerçek karşılığını istediğini söyledi. Eyleme CHP ve Zafer Partisi il temsilcileri ile Ziraat Odası yöneticileri de katıldı.
Sahada fiyat düşüyor, tüccar avantajlı çıkıyor
Birçok bölgeden gelen haberler, TMO’nun açıkladığı taban fiyatın piyasada tam olarak karşılık bulmadığını gösteriyor. Torbalı ve Edirne gibi bölgelerde üreticiler, nakit ihtiyacı nedeniyle ürünlerini tüccara TMO fiyatının altında, kilogram başına 13-14 TL civarında satmak zorunda kaldıklarını belirtti. Edirneli üretici ve il genel meclisi üyesi Tunay Aslan, üretim maliyetinin ton başına 21.500 TL’yi bulduğunu, buna karşılık en az 22.500 TL taban fiyat beklediklerini söyledi. Eskişehir Ticaret Borsası’nda ise fiyat açıklamasının ardından buğdayın görülen 16 TL seviyesinden yaklaşık 13,5 TL’ye gerilediği aktarıldı.
Ödeme takvimi de eleştiri konusu
Ürün bedelinin teslimattan 45 gün sonra ödenmesi de tepki çeken bir başka nokta. Hasat döneminde borcu olan ve nakde ihtiyaç duyan üreticilerin bu süreyi bekleyemediği, bu yüzden ürünlerini düşük fiyattan elden çıkarmak zorunda kaldığı; bu durumdan asıl kazancı aracıların ve tüccarların sağladığı savunuluyor.
Siyasi parti ve odalardan ortak mesaj
CHP, Anahtar Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin çeşitli il/ilçe temsilcileri ile Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) şubeleri, farklı illerden benzer eleştiriler yöneltti: açıklanan fiyatın üretim maliyetini karşılamadığı, deponun yetersiz kaldığı ve randevu sisteminde yaşanan gecikmelerin çiftçiyi tüccara mahkûm ettiği yönünde. ZMO Samsun Şube Başkanı Havva Yurdunuseven Bayzat, açıklanan rakamları üreticinin tasfiyesine yol açacak nitelikte bulduğunu söyledi.





















