(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Uluslararası ilişkilerde liderler arasındaki kişisel iletişim çoğu zaman sembolik görülse de kriz dönemlerinde bu temaslar önemli diplomatik mesajlar taşıyabiliyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in birkaç gün içinde hem ABD Başkanı Donald Trump’ın hem de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in doğum günlerini kutlaması da bu açıdan dikkat çekici bir diplomatik hamle olarak öne çıkıyor.
Putin’in Trump’ı önce yazılı mesajla, ardından yaklaşık bir saat süren telefon görüşmesiyle kutlaması hemen ertesi gün ise Şi Cinping’e sıcak ifadeler içeren bir tebrik mesajı göndermesi, Kremlin’in hem Washington hem de Pekin hattını aynı anda canlı tutmaya çalıştığını gösteriyor. Kremlin’in açıklamalarına göre Trump ile yapılan telefon görüşmesi yaklaşık 55 dakika sürdü ve “samimi” bir atmosferde gerçekleşti. Putin mesajında Trump’ı “parlak ve sıra dışı bir siyasetçi” olarak nitelendirirken iki ülke ilişkilerinin yeni bir seviyeye taşınabileceğini vurguladı.
TRUMP KANALI NEDEN HÂLÂ ÖNEMLİ?
Rusya açısından Trump ile kurulan doğrudan iletişim yalnızca kişisel yakınlıktan ibaret değil. Avrupa Birliği ile ilişkilerin tarihinin en gergin dönemlerinden birini yaşayan Moskova, Washington’un özellikle Ukrayna konusunda Avrupa üzerindeki etkisini önemli görüyor. Kremlin’in temel hedeflerinden biri, ABD yönetiminin Ukrayna savaşında Avrupa’nın sert çizgisini tamamen benimsemesini engellemek. Bu nedenle Putin, Trump ile doğrudan diyalog kanalını açık tutarak diplomatik manevra alanını korumaya çalışıyor.
Telefon görüşmesinde İran dosyasının da gündeme gelmesi dikkat çekiciydi. ABD ile İran arasında yürütülen barış sürecinde Rusya’nın oynadığı rol nedeniyle Trump’ın Putin’e teşekkür ettiği yönündeki bilgiler, Moskova’nın yalnızca Ukrayna değil Orta Doğu denkleminde de vazgeçilmez aktör olmayı hedeflediğini gösteriyor.
DOSTLUK VAR AMA DENGE DE VAR
Putin’in Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e gönderdiği mesaj ise farklı bir diplomatik üslup taşıyor. Trump’a gönderilen mesaj daha samimi ve kişisel ifadeler içerirken, Şi Cinping’e yönelik mesaj daha resmi bir dil kullanıyor. Bunun nedeni iki lider arasındaki ilişkinin kişisel dostluğun ötesinde, uzun vadeli stratejik ortaklığa dayanması olarak değerlendiriliyor. Rusya ile Çin arasındaki ticaret hacmi son yıllarda rekor seviyelere ulaşırken, Batı yaptırımları sonrasında Pekin Moskova’nın en önemli ekonomik ortağı haline geldi. Kremlin de yayımladığı kutlama mesajında iki ülke arasındaki kapsamlı stratejik ortaklığın geliştirilmesine vurgu yaptı.
PUTİN’İN BÜYÜK HEDEFİ
Doğum günü mesajlarının zamanlaması da dikkat çekiyor. Bir yandan Washington ile iletişimi tamamen koparmayan, diğer yandan Pekin’le stratejik ortaklığını derinleştiren Kremlin, aslında uzun süredir savunduğu çok kutuplu dünya düzeni anlayışını diplomasiye de yansıtıyor. Putin’in hedefi, Soğuk Savaş sonrası oluşan tek kutuplu Amerikan düzeni yerine büyük güçlerin nüfuz alanlarını paylaştığı yeni bir uluslararası sistem kurmak. Ancak bu hedef önünde önemli engeller bulunuyor. Çin, Rusya ile yakın ilişkilerini sürdürse de ABD ile doğrudan rekabetini kendi şartlarında yönetmek istiyor. Washington ise Rusya’yı küresel sistem içinde yeniden güçlendirecek adımlara mesafeli yaklaşıyor. Bu nedenle Moskova hem Pekin’i kaybetmek istemiyor hem de Washington’la diyaloğu tamamen koparmamaya özen gösteriyor.
DİPLOMASİNİN GÖLGESİNDE BÜYÜYEN RUS ORDUSU
Putin’in diplomatik temasları sürerken dikkat çeken ikinci gelişme ise Rus ordusunun büyüklüğüne ilişkin yaptığı açıklamalar oldu. Rus lider, Ukrayna’da görev yapan asker sayısının ilk kez 700 bini aştığını açıkladı. Bu rakam, savaşın başında yaklaşık 150 bin olarak değerlendirilen Rus kuvvetlerinin dört yıl içinde katlanarak büyüdüğünü ortaya koyuyor. Bunun yanında Kremlin tarafından yayımlanan yeni kararnameyle Rus Silahlı Kuvvetleri’nin toplam personel sayısı yaklaşık 2,4 milyona, aktif asker sayısı ise 1,5 milyonun üzerine çıkarıldı.
Bu tablo birkaç önemli sonucu beraberinde getiriyor. Rusya savaşın kısa sürede sona ereceğini öngörmüyor. Cephede rotasyon kapasitesi artırılmaya çalışılıyor. Seferberlik ilan edilmeden yeni personel artışlarıyla savaş sürdürülebilir hale getirilmeye çalışılıyor. Savunma sanayii ve insan kaynağı uzun süreli bir çatışmaya göre yeniden şekilleniyor Ordunun son dört yılda yaklaşık yüzde 50 büyümüş olması, Kremlin’in Ukrayna savaşını geçici bir kriz değil uzun vadeli stratejik mücadele olarak gördüğünü gösteriyor.
AVRUPA ÜZERİNDEKİ BASKI ARAYIŞI
Putin-Trump görüşmesinde Ukrayna dosyasının yeniden ele alınması da dikkat çekti. Kremlin, Washington’un Avrupa ülkeleri üzerindeki etkisini kullanarak Kiev yönetimini müzakere masasına çekmesini bekliyor. Ancak şimdiye kadar ABD’nin Avrupa ve Ukrayna’yı Kremlin’in taleplerine ikna etmekte başarılı olamadığı görülüyor. Bu nedenle Moskova açısından Trump ile sürdürülen temaslar, kısa vadede somut sonuç üretmese bile geleceğe dönük diplomatik yatırım niteliği taşıyor.
DİPLOMASİ VE ASKERİ HAZIRLIK AYNI ANDA İLERLİYOR
Putin’in birkaç gün içinde sergilediği tablo aslında Kremlin’in mevcut dış politika stratejisini özetliyor. Bir tarafta Washington ve Pekin’le iletişim kanallarını açık tutan, sembolik jestlerle lider diplomasisini sürdüren bir Rusya var. Diğer tarafta ise ordusunu büyüten, asker sayısını artıran ve uzun süreli bir savaşa hazırlanan bir devlet görüntüsü bulunuyor.
Bu ikili strateji, Moskova’nın yalnızca cephede değil diplomasi masasında da pozisyonunu güçlendirmeye çalıştığını gösteriyor. Doğum günü kutlamaları ilk bakışta nezaket diplomasisi gibi görünse de arka planda büyük güç rekabetinin, Ukrayna savaşının ve yeni küresel düzen arayışının önemli işaretlerini taşıyor. Bugünkü tablo, Kremlin’in hem Batı ile müzakere kapısını açık tutmak hem de Çin’le stratejik ortaklığını derinleştirerek çok kutuplu dünya vizyonunu adım adım inşa etmeye çalıştığını ortaya koyuyor.





















