(The Turkish Post) – Pusula Grubu’na ilişkin yaşanan gelişmeler sermaye piyasaları ve finans sektörü açısından yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Sermaye piyasaları uzmanı Ramazan Başak, grubun yönetiminin Tera Grubu’na geçtiğine ve Katılımevim’in yönetiminde de değişiklik yapıldığına ilişkin gelişmelerin ardından BDDK ve SPK’ya dikkat çeken bir çağrıda bulundu.
Başak, bünyesinde bir katılım bankası ve iki tasarruf finansman şirketi bulunan grubun devrinde, borsayla ilişkisi olmayan, mali güç ve itibara sahip sermaye gruplarının tercih edilmesinin daha uygun olacağını savundu.
“Borsa ile ilişiği olmayan gruplara devredilmeli”
Sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulunan Başak, finans sektöründeki yönetim ve sahiplik değişikliklerinin BDDK ve SPK izinlerine tabi olduğuna dikkat çekti.
Başak, BDDK’ya yönelik çağrısında üç finans şirketinin borsa ile ilişkisi bulunmayan, kanunda belirtilen mali güç ve itibara sahip sermaye gruplarına devredilmesinin uygun olacağını belirtti.
Bu görüşünün belirli bir şirket ya da grubu hedef almadığını vurgulayan Başak, önerisinin borsayla yakından ilişkisi bulunan tüm sermaye grupları açısından geçerli olduğunu ifade etti.
Katılım bankacılığı ve tasarruf finansmanı vurgusu
Başak, kalkınma ve yatırım bankacılığı ile vatandaşlardan mevduat benzeri kaynak toplayan katılım bankacılığı ve tasarruf finansmanı sektörlerinin birbirinden farklı değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Kalkınma ve yatırım bankacılığı lisanslarının borsa ile yakın ilişkisi bulunan gruplara verilebilmesinin faaliyet alanları nedeniyle anlaşılabilir olduğunu belirten Başak, katılım bankacılığı ve tasarruf finansmanı sektöründe ise müşteri kaynaklarının niteliği nedeniyle daha farklı bir yaklaşım gerektiğini söyledi.
Başak, bu alanlarda işlemlerde zarara yol açılması halinde 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 49/B maddesi kapsamında 12 ila 18 yıl arasında hapis cezası gibi ağır yaptırımlar bulunduğunu ifade etti.
“Sorun ertelenerek büyütülmemeli”
Başak, söz konusu finans kuruluşlarını devralmak isteyen yerli ve yabancı grupların olacağını belirterek, bunun hem finans piyasaları hem de kurumların müşterileri açısından uygun bir seçenek olabileceğini savundu.
Başak açıklamasında, aksi durumda ortaya çıkabilecek tabloya ilişkin ise sert bir uyarıda bulundu:
“Aksi halde, iki yanlıştan bir doğru çıkmayacak ve sorun büyüyerek ertelenecek ve uzun olmayan bir vadede hem finans piyasaları çok zarar görecek hem de bugün kurtarıldığı düşünülen mudiler ve/veya müşteriler çok daha büyük bir mağduriyet yaşayacaklardır.”
Başak, değerlendirmesinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, BDDK, SPK, Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve Finansal Kurumlar Birliği’ni de etiketleyerek görüşlerini kamuoyuna duyurdu.






















