(The Turkish Post) – MEHMET EREN – ÖZEL RÖPORTAJ
Müjdat Gezen, Türkiye’nin en önemli sanatçılardan biri. Tiyatrodan sinemaya, dizi oyunculuğundan eğitmenliğe kadar pek çok alanda, başarılı eserler ortaya koydu. Halen sanat hayatına Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde devam eden ünlü sanatçı, Kasım 2007’den beri de UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi olarak görev yapıyor.
Ünlü sanatçı The Turkish Post için Mehmet Eren’in sorularını yanıtladı.
Yaptıklarından dolayı hiçbir pişmanlığının olmadığının altını çizen Müjdat Gezen, Türkiye’de sanatın önündeki en büyük engelin “demokrasi” olduğuna dikkat çekiyor. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun iyi bir dostu olduğunu vurgulayan ünlü sanatçı, onunla görüşmek için Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulunduğunu, henüz bir cevap alamadığını kaydediyor.
Bir sanatçı olmanın yanı sıra muhalif kimliğiyle de bilinen Müjdat Gezen, CHP’de yaşanan gelişmelerle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım olarak atanan Gürsel Tekin’i eskiden beri tanıdığına dikkat çeken Gezen, Tekin’in kayyım talebini kabul etmesini ise “büyük bir hata” olarak değerlendirdi.
Son olarak CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eylül ayı içerisinde CHP Genel Başkanlığı’na kayyım olarak atanacağı yönündeki iddialar hakkkında ise “Ben Kılıçdaroğlu’nun böyle bir teklife ‘evet’ diyeceğine inanmam” diye düşünüyor.
The Turkish Post okurlarını, Müjdat Gezen’in röportajı ile baş başa bırakıyoruz.
“SANATÇI AHLAKLI OLMALI”
Yeni bir gündemle başlamak isteriyoruz. Malumunuz Manifest grubu bir konserinde uygunsuz gösteri yaptığı iddiasıyla, haklarında soruşturma açıldı. Ünlü bir sanatçı olarak sanatla, ahlak arasındaki yaklaşımı net olarak ortaya koyar mısınız?
Ülkemizde ilk kez olan bir şey değil. Sanatçı zaten ahlaklı olmalı.
Size göre gençlerin sadece söyledikleri şarkılardan ziyade erotik gösterileriyle gündeme gelmesi, daha fazla ses getirmek kaygısından olabilir mi?
Olabilir de olmayabilir de.
Siz yıllardan beri muhalif kimliğinizle tanınan ve bu noktada zerre taviz vermeyen bir sanatçısınız. Size göre muhalefet partilerinin sanata ve sanatçıya yaklaşımı sizce ne kadar samimi?
Sanat zaten doğası itibariyle muhaliftir. Siyasi partilerin yaklaşımı beni ilgilendirmiyor.
“SANATIN ÖNÜNDEKİ EN ENGEL DEMOKRASİ”
Türkiye’de sanatın önündeki en büyük engel sizce nedir? Bu noktada muhalif sanatçıların azlığının sebebi, iktidarın güçlü olması mı yoksa sanatçıların kendi içindeki bölünmüşlük mü?
Türkiye’de sanatın önündeki en büyük engel: Demokrasi.
Sizce Türkiye’de bazı sanatçılar iktidara yakın olmak için sanatından taviz veriyor mu?
Sanatlarını aynen icra ediyorlar. İktidara da yakınlık duyuyorlar.
“SANAT BAĞIMSIZDIR”
Bir sanatçının bir siyasi partiye yakın olması ya da uzak olması, onun sanatını etkin ve yetkin yapmasına bir engel teşkil eder mi?
Bence etmemeli. Çünkü sanat bağımsızdır.
Siz sanatınızı icra ederken, bir yandan da siyasi duruşunuzca zerre taviz vermediniz. Doğru bildiğiniz şeyleri her mecrada söylediniz. Bu kapsamda, “Keşke daha sessiz kalsaydım, bu kadar sivrilmeseydim” dediğiniz bir anınız oldu mu?
Yaptıklarımdan hiçbir pişmanlığım yok. “Keşke daha sessiz kalsaydım, bu kadar sivrilmeseydim dediğim” bir anım yok.
Muhtemelen bu siyasi duruşunuz ve sivri çıkışlarınızdan dolayı, sizi güncel dizilerde ya da bazı büyük etkinlerde göremiyoruz. Size karşı muhalefet ve iktidar kanadında bir engelleme söz konusu mu?
Ne yazık ki evet.
Bugün sizi toplum daha çok “tiyatrocu Müjdat Gezen” olarak mı tanıyor, yoksa “muhalif Müjdat Gezen” olarak mı?
Toplum beni, muhalif tiyatrocu olarak tanıyor.
“GEREĞİNDEN FAZLA KALABALIĞIM”
Sizce Türkiye’de halk sanatçıya gerektiği kadar sahip çıkıyor mu yoksa baskılar karşısında yalnız bırakıyor mu? Kendinizi hem sosyal hayatta hem de adliye koridorlarında yalnız hissettiğiniz oldu mu?
Hiç yalnız değilim. Üstelik gereğinden fazla kalabalığım.
“BIKTIM DİYECEĞİM ZAMANIM YOK”
Türkiye’de uzun yıllardan beri tiyatro ve özgürlük için mücadele veriyorsunuz. Peki, hiç “artık bıktım” dediğiniz bir anınız oldu mu?
Evet, uzun yıllardan beri sanatın içindeyim. Hiçbir zaman “artık bıktım” diyeceğim bir zamanım olmadı.
“Sanat halk içindir” denir. Sizce bugünün sanatçıları halktan kopuk mu yaşıyor? Bugün özellikle kadın sanatçıların, eserleri ve rollerinden ziyade bedenleriyle ön plana çıkarılmasını nasıl değerlendirirsiniz?
Hangi kadın sanatçıları kastettiğinizi anlayamadım.
Siz hem aydın bir sanatçı, hem de yönetmensiniz. Bugün Türk dizilerinde ve filmlerinde kadın karakterlerinin, cinsellik objesi olarak kullanılmasını ve hep ikinci planda kalmasını nasıl yorumlarsınız?
Ben bu görüşe katılmıyorum. Bu sizin fikriniz…
Yarın özgürlüklerin ve sanatın tamamen serbest olduğu bir Türkiye’ye uyansaydınız, ilk hangi oyunu sahneye koymak isterdiniz?
Sanatın tamamen serbest olduğu bir Türkiye’de uyansaydım öncelikle Hamlet’i sahneye koymak isterdim. Çünkü intikam ve öç almanın bedelini hayatıyla öder.
“OYUNLARIMIMI İSTEDİĞİM GİBİ YAZIP, OYNUYORUM”
Size göre sanat ve sanatçı özgür mü? Sanatçılar istediği özgün eserleri yapabiliyor mu? Ya da sanat camiasında etliye ve sütlüye dokumayın anlayışıyla, bir otosansür söz konusu mu?
Ben kendimden sorumluyum. Ve oyunlarımı dilediğim gibi yazıp oynuyorum. Başkalarının böyle yapıp yapmamaları ile ilgilenmiyorum.
“ÜLKEMİZDE BİR SANSÜR KURULU VAR”
Sansür ya da otosansür, bir sanatçının sahneye koyacağı eserleri ne ölçüde etkiliyor? Sizde kendinize bazı zamanlar sansür uyguladığınız oluyor mu?
Kendime hiç sansür uygulamadım. Ülkemizde bir sansür kurulu var. Filmlere sansür uyguluyor.
“SANAT, TABİATI İTİBARİYLE MUHALİFTİR”
Türkiye’de muhalif sanatçı olmak ne anlama geliyor? Bu yükü taşımak zor mu?
Sanat zaten tabiatı itibariyle muhaliftir. Dolayısıyla sanatçı da muhaliftir. Bu zorluğu göze almayan sanatçı sanat yapmamalıdır.
“HİÇ SUSMADIM…”
Hiç “Bu sözüm ya da tavrım yüzünden hedef olacağım” diye sustuğunuz oldu mu? Kendinizden dolayı yakın çevrenizin zarar göreceği endişesi taşıdınız mı?
Hayır. Hiç bir zaman.
“TOPLUMA OLAN SEVGİM BENİ AYAKTA TUTUYOR”
Uzun yıllardır tiyatroda, sahnede ve ekranlarda varsınız. Bu kadar yıl sizi ayakta tutan temel motivasyon nedir?
İnancım, topluma olan sevgim ve saygım.
“UĞUR DÜNDAR HER ZAMAN YANIMDA OLMUŞTUR”
Uğur Dündar’ın sunduğu bir programda söylediğiniz sözlerden dolayı Metin Akpınar ile birlikte Cumhurbaşkanı’na hakaretten yargılandınız. Adliyede Dündar tarafından yalnız bırakıldığınız konuşuldu. Uğur Dündar her aşamada yanınızda oldu mu?
Evet. Her aşamada yanımda olmuştur.
“UMUT, BİTTİĞİNDE SANAT DA BİTER”
Yaşadığınız davalar, saldırılar ya da baskılar karşısında umudunuzu nasıl koruyorsunuz?
Umut; sanatçının ilkesidir. Bittiği anda sanatı da biter.
“CHP, İKTİDAR OLURSA ONA DA MUHALİF OLURUM”
Türkiye’de muhalif olmak, zaman zaman muhalefetin yanlışlarını da söylemeyi gerektirir. Siz hiç muhalif partilerle de ters düştünüz mü? CHP ve kurmayları, adliye koridorlarında hep yanınızda oldu mu?
Oldu. Ama CHP iktidar olursa ona da muhalif olurum. Çünkü sanatçı yaradılış olarak muhaliftir.
Sizce halk sanatçıya gerektiği kadar sahip çıkıyor mu, yoksa baskılar karşısında sanatçıyı yalnız bırakıyor mu?
Sahip çıkıyor.
“SANATÇILAR ARASINDA ELİT KİBİR YOK”
Sizce tiyatrocular arasında da bir “elit kibir” var mı? Halkı küçümseyen bir sanat anlayışı olduğunu düşünüyor musunuz?
Hayır.
“DÜNDAR İLE ÖZDİL ARASINDA ARABULUCU OLDUM”
Yılmaz Özdil ve Uğur Dündar arasında bir dönem Sezgin Baran Korkmaz polemiği yaşandı. Siz Dündar tarafından saf tuttunuz. İki eski dostun arasına sizce neden kara kedi girdi? Siz Özdil ile Dündar arasında arabulucu oldunuz mu?
Yaşanan sorun üzerine, Dündar ile Özdil arasında, evet, aracı oldum. Ayrıca Yılmaz, kalp krizi geçirdiğinde hastaneye geçmiş olsuna Uğur’la birlikte gittik.
“CHP’NİN ADIMLARIMINI DESTEKLİYORUM”
CHP’ye yönelik siyasi iktidarın baskıları aralıksız devam ediyor. Siz bir sanatçı olarak, CHP yönetiminin belediye başkanlarının tutuklanması sonrasındaki adımlarını doğru buluyor musunuz?
Evet. Sonuna kadar da destekliyorum.
“GÜRSEL’İN YAPTIĞI BÜYÜK BİR HATA”
Malumunuz CHP’nin eski Genel Sekreteri Gürsel Tekin, CHP İl Başkanlığı’na kayyım atandı. Tekin’in bu teklifi kabul etmesini ve devamındaki söylemlerini nasıl yorumlarsınız?
Gürsel’i eskiden tanırım. Bu yaptığının büyük bir hata olduğuna inanıyorum.
“KILIÇDAROĞLU’NUN ‘EVET’ DİYECEĞİNİNE İNANMAM”
Muhtemel Eylül ayı ortasında da CHP Genel Merkezi’ne eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun kayyım atanması konuşuluyor. Kılıçdaroğlu’nun bu hırsının sebebi nedir sizce?
Ben Kılıçdaroğlu’nun böyle bir teklife “evet” diyeceğine inanmam.
“KILIÇDAROĞLU’NUN ADAY OLMASI YANLIŞTI”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendi adaylığını bastırmasının faturasını tüm Türkiye ödüyor. Size göre Kılıçdaroğlu’nun bu adımında bilinçli bir siyaset var mıydı?
Bence bu tavır yanlıştı.
“ORTAYA ÇIKAN GÖRÜNTÜ ÇİRKİN…”
Son birkaç yıldır Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte yol yürüyen ancak Özgür Özel’in Genel Başkan olmasından sonra arafta kalan siyasiler, partiye ve yönetime savaş açmış durumda. Siyasilerin bu yaklaşımını nasıl yorumlamak gerekiyor?
Siyasetin ne kadar çirkin bir şey olduğunu bize gösteriyorlar.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun uzun yıllar genel başkan olmasına karşın, yüzde 35’lere yükselen CHP’yi yeniden aşağıya çekme hareketi içinde yer almasını nasıl okumak gerekiyor?
Bence hiç okumamak gerekiyor.
“GELECEKTE PIRIL PIRIL BİR IŞIK VAR”
7 Eylül akşamı yaşanan CHP’ye yönelik polis ablukasını bir sanatçı olarak nasıl yorumlarsınız? Bu şartlar altında gençlik için ülkede bir gelecek görüyor musunuz?
Ülkede gençlik için de yaşlılık için de orta yaşlılık için de gelecekte pırıl pırıl bir ışık var. Çünkü umutsuz olmak, sanatçı olmakla bağdaşmaz.
Eskiden siz ve Levent Kırca başta olmak üzere bazı sanatçılar, yaptıkları programlarla toplumu güldürmeyi başarıyordu. Bugün toplumu motive edecek ve yüzünde gülücükler açtıran hiçbir eser neden ortaya konulamıyor?
Çünkü televizyon kanalları iktidarın satın aldığı kanallar.
“İMAMOĞLU İLE GÖRÜŞMEK İSTEDİM, AMA…”
Başta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve belediye başkanları olmak üzere, bazı muhalifler tutukluluk süreci yaşıyor. İmamoğlu’nun tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Adalet Bakanlığı’na Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret için dilekçe yazdım. Henüz bir cevap çıkmadı. İmamoğlu benim iyi dostumdur.
Son olarak, toplum siyasi iktidara yakın olanlar ve diğerleri olmak üzere ikiye bölünmüş durumda. Ancak muhalif medyanın kendi çevresi haricinde, toplumun mağdur kesimlerine yer vermemesini bir sanatçı olarak nasıl yorumlarsınız?
Yanlış bir soruya doğru cevap verebilmek için çok çabaladım. Fakat bir cevap bulamadım.





















