(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Türk futbolu, önceki gün ligin 5. haftasında Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında oynanan maç sonrasında yeni bir krizle karşı karşıya geldi. İki ezeli rakibin ve taraftarlarının büyük bir heyecanla beklediği maç, orta hakem Ozan Ergün ve VAR hakemi Davut Dakul Çelik’in ortak kararıyla şaibeli bir hale geldi. Müsabakanın hakemi Ergün, Trabzonsporlu golcü oyuncu Paul Onuachu’nun golü öncesinde rakip oyuncuya faul yaptığı gerekçesiyle iptal edildi. Ardından Trabzonsporlu Okay Yokuşlu’ya kırmızı kart verdi. Maçın atmosferine ayak uyduramayan genç hakem, ev sahibi takımın net bir golünü de vermedi. Maçtan sonra oynanan oyundan ziyade, hakemin kararları konuşulmaya başlandı. Henüz ligin başlarında yaşanan bu skandal, Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında eski defterlerin açılmasına neden oldu. Hatta kulüp yöneticileri karşılıklı olarak, resmi sosyal medya hesaplarından açıklama yapma ihtiyacı hissetti. Ama sahada kazanan Fenerbahçe olsa da, kaybeden Türk futbolu oldu.
Açık olarak söylemem gerekiyor. Lafı uzatmayı da hiç sevmem. Bir kere Fenerbahçe gibi, ligin en güçlü takımlarından biri olan ve şampiyonluğun favorisi olan bir takımın, hiçbir zaman bir hakemin kararına ihtiyacı yoktur, olmamalı da… Zaten yönetiminin kurduğu dev kadro bunun ispatı niteliğinde. Zaten bu kadroyla Sarı Lacivertli takımı zorlayacak takım sayısı bir elin parmağını geçmez. Aslında maç öncesinde de, kadro derinliği itibariyle ev sahibi takımın farklı galip geleceğini düşünmüştüm. Ancak Fatih Tekke’nin öğrencileri, maça o kadar istekli ve motive başladı ki, gol de 10 dakika içerisinde geldi. Ancak orta hakem ve VAR endeksi karar sonrasında, bir anda yeşil sahada futboldan ziyade karmaşa hakim olmaya başladı. Tribünler, yönetimler ve oyuncular birbirlerine saldırmaya başladı.
Allah aşkına, kime yaradı bu kaos ortamı? Hakem Ozan Ergün ve VAR hakemi Davut Dakul Çelik, ev sahibi takıma mı hizmet etti? Fenerbahçe’nin bir kere sizin yanlış kararlarınıza ihtiyacı yok ki… Şayet gol geçerli olsaydı, ev sahibi takım her halükarda golünü atacaktı. Kimse de, maçta bir şaibeden bahsetmeyecekti. Ancak şimdi, ev sahibi takım hakkıyla kazanmış olsa da, sokaklar şaibeden bahsediyor. Bu rezillikten Fenerbahçeli kimsenin memnun olmadığını söylemem gerekiyor.
FENERBAHÇE MAÇ TEKRARI İÇİN BAŞVURU YAPMALI
Ama şunu söylemem gerekiyor. Fenerbahçe gibi büyük bir kulüp, bir büyüklük edip maçın tekrarı için TFF’ye başvurması gerekiyor. Bu sayede üzerindeki bütün baskıdan da kurtulur. Ben yaşanan bu skandal yönetimden, kesinlikle ev sahibi takımın sorumlu olmadığını, hatta bir ilgisinin de olmadığını söylemem gerekiyor. Hatta Fenerbahçe yönetimi bir adım öteye gidip, maçın hakemleri Ozan Ergün ve VAR hakemi Davut Dakul Çelik’in düdüklerini asmaları içinde hukuki bir süreci başlatmalı. Çünkü iki hakemin skandal kararları, sadece bir maçın kaderini değil, sosyal hayatını da krize soktu. Bugün sosyal medyada ve hayatta iki takım taraftarları birbirlerine çok ağır hakaretlerde bulunuyor. Umarım bu kriz, şiddete evirilmeden son bulur. Bunun için iki takım yönetimine de büyük bir iş düşüyor. Sorumluluklarını bilerek, el ele bir krizden çıkış yolunu bulmalılar. Sonuçta krizin kaynağı ne Ali Koç ne de Ertuğrul Doğan. Yaşanan kaosun iki sorumlusu var: Ozan Ergün ve VAR hakemi Davut Dakul Çelik. Bundan sonra TFF’de iki hakemi acilen hakemlikten atarak, ciddi bir neşter vurmalı. Maçta yaşanan olay bir ihmal ya da hata değil. Bilinçli bir kötülüktü.
YABANCI HAKEMLERİ MUTLAKA KONUŞMALIYIZ
Gelelim asıl meseleye… Derbi maçından sonra hakemlerin bir kez daha düşünülmesi gerektiği noktasındayım. Bu aşamadan sonra sadece derbiler değil, bütün maçlarda yabancı hakemler görevlendirilmeli. Ancak bu yöntemle bir sonuç alınabilir. Henüz ligin başında bu vakalar yaşanıyorsa, şampiyonluk sürecinde nasıl bir atmosferin olacağını düşünmek bile istemiyorum. TFF, acilen UEFA ile irtibata geçip, anlaşmalı oldukları ülkelerden başarılı hakemleri transfer etmeli. Ancak bu sorunu bu şekilde çözebiliriz. Diğer yandan anlam veremediğim bir sorun var. Her yargı kararının bile temyiz aşaması varken, hakem kararlarının soruşturmaya ve yeniden değerlendirmeye alınmamasını anlamıyorum. Artık TFF bir devir açmalı. Fenerbahçe ve Trabzonspor arasındaki müsabakayı tarafsız bir sahada tekrarlamalı. Bu sayede iki takıma da büyük bir hizmet eder. Aksi durumda, iki hakemin yanlış kararlarını yükünü, Fenerbahçe sürekli omuzlarında taşımak zorunda kalacak.
TFF VE MHK DEVREYE GİRMELİ
Son olarak şunu belirtmem gerekiyor. Türk futbolunun bu kısır döngüden ve kaostan çıkabilmesi için sadece cezalar ya da hakemleri kızağa çekmeleri yeterli görünmüyor. Kalıcı bir çözüm için, TFF’nin ve MHK’nın şeffaflık, hakem atamalarında liyakat ve kamuoyunun ikna olacağı bir denetim mekanizması kurması gerekiyor. Aksi takdirde Fenerbahçe ile Trabzonspor rekabeti, futboldan çok düdüklerle hatırlanan bir hesaplaşmaya dönüşecek. Bunun bedelini de en masum taraftarlar ödeyecek. Futbol, bir şiddet ya da kaos ortamı yaratmaz. Tam aksine barış, kardeşlik ve hoşgörüye kapı aralar. Bunun oluşması içinde adalet mekanizmanın kurulması gerekiyor. Bunu kuracak da tabii ki biziz. Buyurun, sorumluluk almaya…






















