(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Bu köşeyi takip edenler bilirler. Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ı en fazla eleştirenlerden birisi benim. Buradaki amacım Sayın Doğan’ın şahsıyla ilgili değil. Mesele Trabzonspor’un hem ekonomik hem yönetimsel olarak doğru hamleleri yapmasına kapı aralamaktan geçiyor. Bende Doğan’ı başkan olduktan sonra, özellikle de Abdullah Avcı’yı ikinci kez teknik patron koltuğuna getirmesinden dolayı eleştirdim. Çünkü Doğan’ın en yanlış hamlesi buydu. Avcı yeniden bu şehre getirilmemeliydi.
Evet, yıların özlemi şampiyonluk gelmişti. Ama bunu Avcı tek başına yapmadı. Bunun onlarca nedeni vardı. Avcı’nın yerine bir başkası olsaydı da, bu takım o yıl zaten şampiyon olacaktı. Çünkü Ünal Karaman ve Hüseyin Çimşir harika bir altyapı oluşturmuştu. Şayet Karaman, apar topar görevden alınmamış olsaydı, bu başarı onların hanesine yazılacaktı. Durum bundan ibaretti.
Evet, Doğan’ın Avcı’yı getirmesi yanlıştı. Ardından Avcı’nın istediği ama takımlarında bile kadroda yer bulamayan onlarca oyuncunun satın alınması daha büyük yanlıştı. Doğan ve ekibi, bu enkazdan kurtulmak için birkaç yıl mücadele verdiler. Transfer bütçelerini bile kısıtlamak zorunda kaldılar. Ya Sayın Avcı? Kendisi tazminatını alıp, İstanbul’daki konforlu yaşamına devam etti. Kaybeden de Trabzonspor ve Trabzon şehri oldu. İşini özü aslında bundan ibaret.
Ama yeni transfer dönemindeki adımları gördükçe, Başkan Doğan ve ekini tebrik etmem gerekiyor. Buradan hareketle Muallim Naci’ye atfedilen güzel bir söz var: “Marifet iltifata tabidir; müşterisi olmayan meta zayidir.” Evet, Doğan ve scout ekibi, lig bitmeden izleyip ön protokol imzalattığı oyunculara birer birer imza attırdı. Hem de bir hafta içerisinde 8 imza birden atıldı. Kadroya alınan oyunculara baktığımda, ilk 11 seviyesinde olduğunu söylemem mümkün.
HAKAN SAFİ VE YANLIŞ TRANSFER STRATEJİSİ
Açıkça söylemem gerekirse, Türkiye’de transfer politikaları yanlış yönetiliyor. Bunu özellikle Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi’nin seçimi kazanmak için yaptığı stratejilerde bir kez daha gördük. Çok pahalı paralarla alınan oyuncu, her zaman iyi oyuncu değildir. Bunun altını çizmemiz gerekiyor. Alınacak bir oyuncunun öncelikle iyi takip edilmesi gerekiyor. Aksi durumda hayal kırıklığı yaşadığımız onlarca yıldız oyuncu var. Saymama gerek yok sanırım.
Bu açıdan Türk futbolunda başarıya ulaşmanın yolu sadece yıldız transferlerden değil, doğru planlama ve sürdürülebilir bir yapılanmadan geçiyor. Son yıllarda ekonomik gerçeklerle sportif hedefler arasında denge kurmaya çalışan Trabzonspor, yeni sezon öncesinde attığı adımlarla bu anlayışı sahaya yansıtmaya hazırlanıyor.
SCOUT EKİBİNDEN NOKTA ATIŞLAR
Bordo Mavili yönetim, Başkan Ertuğrul Doğan liderliğinde transfer çalışmalarını erkenden başlatarak önemli bir avantaj elde etti. Ernest Muçi, Ruslan Malinovskyi, Thierry Karadeniz, Sidny Lopes Cabral, Noah Saviolo ve Metehan Mimaroğlu’nun da aralarında bulunduğu sekiz oyuncunun kadroya katılması, Trabzonspor’un sezona tesadüflere bırakılmayan bir planlama ile hazırlandığını gösteriyor.
Bu süreçte Teknik Direktör Fatih Tekke’nin rolü de ayrı bir önem taşıyor. Trabzonspor’un futbol kültürünü ve taraftar beklentilerini çok iyi bilen Tekke, yalnızca bugünü değil geleceği de düşünerek şekillenen bir kadro yapılanmasının merkezinde yer alıyor. Transfer edilen isimlere bakıldığında hem tecrübeyi hem de gelişime açık oyuncu profilini bir araya getiren dengeli bir yaklaşım göze çarpıyor.
Özellikle son yıllarda birçok kulübün yaptığı gibi günü kurtarmaya yönelik hamleler yerine, belirli bir oyun planına uygun oyuncuların tercih edilmesi dikkat çekiyor. Bu durum, yönetim ile teknik heyet arasında güçlü bir iletişim ve ortak vizyon bulunduğunu ortaya koyuyor. Başarılı takımların temelinde de zaten bu uyum yatmıyor mu?
FATİH TEKKE VE İLETİŞİM STRATEJİSİ
Ertuğrul Doğan yönetiminin mali disiplin konusunda ortaya koyduğu hassasiyet ile Fatih Tekke’nin saha içi hedefleri arasında kurulan denge, Trabzonspor adına umut verici bir tablo oluşturuyor. Taraftarlar doğal olarak sahada mücadele eden, karakter koyan ve hedefe oynayan bir takım görmek istiyor. Yapılan transferler de bu beklentilere cevap verme potansiyeli taşıyor.
Elbette transferlerin gerçek değeri sezon başladığında ve sahadaki performanslarla ortaya çıkacak. Ancak bugün itibarıyla görünen tablo, Trabzonspor’un plansızlık yerine stratejiyi, rastgelelik yerine organizasyonu tercih ettiğini spor kamuoyuna gösteriyor. Bordo Mavili camia, uzun yıllardır özlemini duyduğu istikrarlı başarı için önemli bir yol ayrımında bulunuyor.
Yeni sezonun sonucu ne olursa olsun, Başkan Ertuğrul Doğan ve Teknik Direktör Fatih Tekke’nin ortaya koyduğu ortak akıl ve planlı hareket anlayışı, Trabzonspor’un geleceği adına şimdiden değerli bir kazanım olarak görülmeli. Aslında Trabzon şehrinin önemli bir özelliği vardır. Hoşgörülü ve eleştiriye açık insanları baş tacı eder.
Ancak “ben bilirim” mantalitesiyle hareket edenlere de asla selam vermez. Bu şehir sokakları futbolla yatıp, futbolla kalkıyor. Başarılı her adımı da sonuna kadar alkışlamıştır. Bugün Başkan Doğan da sokağa çıktığında bunu farkındalığın farkında. Kendisine defalarca söylemiştim. Yeniden tekrarlayayım. Sosyal medyada ya da basında birkaç gazeteci ya da sosyal medya uzmanlarının dolduruşuna asla gelmeyin. Siz sokağın sesine kulak verdiğinizde, orada gerçek karşılığı görürsünüz. Hem de gerçeğini…
























