(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Daha birkaç yıl öncesine kadar Lamine Yamal ismini kimse duymamıştı. Barselona’nın içinden çıkılmaz amansız finansal sorunları bir anda gözleri takımın alt yapısına çevirdi. Haliyle dünyaca tanınmış teknik direktörler için bu adım büyük bir riskti. Ancak hem futbolu iyi bilen, hem de gençlere güvenen bir hoca içinse avantajdı. Barselona yönetimi bu konuda iyi bir çalışma yaparak, Alman Hansi Flick gibi bir futbol dehasını takımın başına getirme kararı aldı.
Daha önce Hoffenheim, Bayern Münih ve Almanya milli takımını yöneten Flick, geldiği ilk günden itibaren bir anda bakışını gençlere çevirdi. Bir dönem Barselona ile özdeşen pek çok yıldızın biletini kesme kararı aldı. Çünkü takımın bütçesi yüksek bonservis ödeyecek bir seviyede değildi. Ancak Flick, ciddi bir risk aldığının farkındaydı. Ya başarılı olacak, İspanya’da baş tacı edilecekti. Ya da şampiyonluğu ve kupaları ezeli rakibi Real Madrid’e kaptıracak, Almanya’nın yolunu tutacaktı. İşte belki de spor otoritelerinin bile hayal edemediği bir gerçek ortaya çıkmıştı. Alman Hansi Flick, daha 17’sine yeni adım atmış genç yıldız adaylarla, bir anda dünya futbolunun kalbine taht kurmuştu.
Real Madrid’in Kylian Mbappe gibi bir süper starı kadrosuna kattığı bir dönemde, ezeli rakibini sahadan silmekle yetinmemiş, Kral Kupası ile Lig kupasını Bordo Beyazlıların elinden alarak, İtalyan hoca Carlo Ancelotti’nin esamesini ülkeden silmişti. Hansi Flick sadece bu değildi elbette ki… Lamine Yamal gibi bir yıldızı futbol arenasına kazandırmıştı.
Belki de, Flick Yamal’da ısrarcı olmasaydı, bugün futbol severler, onun şahane dokunuşlarından haberdar almayacaktı. Belki de Yamal bize, futbolun Christiano Ronaldo ve Lionel Messi’den ibaret olmadığını da göstermiş oldu. Onun sayesinde yeşil saha tutkunları, futbolu yeniden sevmeye başladılar.
Geçtiğimiz günlerde Barselona Sportif Direktörü Deco, Yamal ile ilgili görüşlerini açıkladı.
Deco; Yamal için şunları söyledi: “Lamine Yamal, teknik yeteneğinin ötesinde zihinsel açıdan da çok güçlü. İşte bu yüzden bu kadar iyi. Onu diğerlerinden ayıran şey de bu. Barça’yı ve milli takımı büyük sahnelerde temsil etmenin ağırlığını hissetmiyor. Tarihteki en iyi Barça takımlarında bile oynayabilme kabiliyetine sahip bir futbolcu olarak tüm dikkatleri üzerinde toplamayı her fırsatta başarıyor.”
Barselona’nın futbol aklını yöneten Deco, kariyerinin zirvesine merdiven dayamış bir oyuncudan bahsetmiyordu. Sözünü ettiği kişi, 17 yaşında henüz bir çocuktu. Ancak sahaya adım attığında ise bir anda yaşı adeta kemale eriyordu. Oyunu okuyuşu, asist yeteneği ve topa dokunuşunda ise bir yücelik ve asillik kendini belli ediyordu. Yaşını bilmeyen bir futbol avcısına, Yamal’ın 17’sinde olduğunu kimse inandıramazdı. İşte sahaya adım attığında, Deco’nun dediği gibi, teknik yeteneğinin ötesinde zihinsel açıdan da çok güçlüydü.
Artık o sıradan bir oyuncu değil. Yamal artık, Ronaldo ve Messi gibi bir dönem Avrupa’nın tozunu attırmış dünya starlarının isimlerini de unutturmuştu.
Yeni dönem çocuklar ve gençler, Ronaldo ve Messi’nin değil, Yamal’ın formasını sırtlarına geçiriyordu. Çünkü o, gençler için hem bir idol, hem de bir rengin beyaza dönmüş haliydi. O sahalardaki yüz kızartıcı renk ayrımına son noktayı koyan bir sihirbazdı.
İspanya milli takımının Fas asıllı yıldızı Lamine Yamal, Almanya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası öncesinde sadece İspanya’da biliniyordu. Turnuvada İspanya adına attığı her gol sonrasında Müslüman yıldız, bir anda futbolseverlerin gündemine oturmuştu. 13 Temmuz 2007 doğumlu 17 yaşındaki yıldız, kendisinin önünde bulunan dünya starlarını bile gölgede bıraktı. Özellikle İspanya’nın Fransa’yı 2-1 ile geçtiği yarı final karşılaşmasında ceza sahasının dışından attığı enfes golüyle de bir kez daha futbol otoritelerine parmak ısırtmıştı. 17 yaşında olmasına karşın 200 milyon euroluk piyasa değeriyle artık gelecek adına umut saçıyor. Artık o Barselona’nın pamuklara sardığı bir yıldızdı. Çünkü gelecek birkaç yıl içerisinde Yamal, en yüksek bonservis bedeliyle bir Avrupa takımına giderse kimse şaşırmasın.

Kim bu Lamina Yamal?
Peki Lamine Yamal kimdir? 16 yaşında Barselona gibi bir dünya devinin formasını giyen genç yıldızın yükselişi nasıl oldu? Dünyadaki en iyi genç oyunculardan biri olarak kabul edilen Yamal’ın babası Faslı. Annesi de Ekvator Gineli. Barselona doğumlu Yamal, doğal olarak bütün hayatını da bu şehirde geçirdi. Yamal, futbol hayatına 10 yaşlarında La Masia’da başladı. Kısa sürede akademinin en iyi adaylarından biri olarak dikkatleri üzerine çekmeye başladı. 2022-23 sezonunda Juvenil A takımına alındı. Yamal’a Barselona kapısını şüphesiz ki, futbol yıldızı Xabi açtı. Barselona’nın o dönemdeki koçu olan Xabi, ondaki yeteneği fark ederek, A takım antrenmanlarına çıkardı. Barselona hocası ondaki ışığı fark eder etmez, yönetimin kapısını çaldı. Fas asıllı oyuncu ile uzun vadeli sözleşme yapılmasını ve kontratına da yüksek miktarda tazminat konulmasını istedi. Çünkü Yamal’daki sol ayak marifeti görülemeyecek seviyedeydi. Bundan dolayı da kulüp, genç oyuncu ile 5 yıllık sözleşme imzaladı.
YAMAL’I BARSELONA’YA XABİ KAZANDIRDI
Xabi, Yamal’a öyle güvendi ki… Birkaç antrenman sonrasında A takım kampına aldı. Gözünü de ondan ayırmadı. Fransız Musa Dembele gibi bir yıldızı kadrodan çıkaran Xabi, o kanadı düşünmeden ona emanet etti. Yamal, A takımdaki ilk maçına 29 Nisan 2023’te çıktı. La Liga’da Real Betis’e karşı alınan 4-0’lık galibiyette 83. dakikada Gavi’nin yerine geçerek Barcelona’nın eski kalecisi Claudio Bravo’ya karşı kaleyi bulan şutunu kaydetti. İspanya’da sahalara en erken çıkan futbolcu olarak kayıtlara geçti. Henüz yeşil çimlere ayak bastığında 15 yaşından yeni gün almıştı. Buna rağmen, sahada kendinden emin tavırları ve füze gibi sert şutları ile bir anda Barselona’nın itici gücü oldu.
Lamine Yamal sahada adeta bir futbol resitali sunuyor izleyenlere. Ayağına her top geldiğinde sadece İspanyol taraftar ayağa kalkmıyor, haliyle rakip takımları da farklı bir korku sarıyor. Yamal’daki harika top sürme, pas verme ve gol atma yetenekleri onu farklı bir noktaya taşıyor. Fas asıllı oyuncu basit bir sol kanat oyuncusu değil. Aynı zamanda merkez forvet, hücum orta saha oyuncusu veya kanat oyuncusu olarak oynayabiliyor olması ondaki kumaşı herkese gösteriyor.
Yamal’ın idolü kim derseniz? Tabii ki Messi deriz. Yamal, verdiği bazı röportajlarda Barselona’nın eski yıldızı Messi’nin onda ayrı bir yeri olduğunun altını çiziyor. Genç yaşlardan itibaren onun gibi Barcelona’da kalıcı olmak istediğini kaydediyor. Lionel Messi de Yamal için “önemli bir genç yetenek” ve “Ballon d’Or için yarışacak oyunculardan biri” nitelendirmesinde bulunuyor.

Dün gece bir kez daha gördük ki futbolun yaşı yok maalesef. Türkiye’de teknik direktörler 20’li yaşların ortasındaki oyunculara forma verirken endişe duyarken, Xabi gibi eski yıldızlar 15 yaşından gün almış bir çocuğa sahaya sürerken, zerre endişe duymuyor. Bundan dolayı da genç oyuncular birer usta gibi sahada top cambazlığı yapıyor. İşte bütün mesele de burada yatıyor. Türk futbolu ile Avrupa futbolu arasında temel sorun bu bakış açısında yatıyor.
Umarım Yamal, Türk hocalara ilham verir. Bir daha alt yapıdan yeni çıkmış oyunculara forma emanet ederken endişe duymazlar. Ama benim kanaatim bu düşünce hiç değişmez. Yetişmiş oyuncular varken, yeni yetme bir çocukla uğraşma zahmetinde kimse bulunmaz.
Türk takımlarına şöyle bir bakın. 15 yaş ve üzerine kaç oyuncu takımların kadrosunda kendine yer bulabiliyor. 15’i geçtim 20 yaşını devirmiş hangi oyuncu takımının vazgeçilmezi olmuş durumda? İşte bütün mesele burada. Umarım yeni bir umut kapısı olur Yamal.
SCOUT EKİPLERİNİN EN PAHALI KEŞFİ
Son sözüm de scout ekiplerine. Yukarıda dedim ya yetişmiş oyuncuları satın almak kolaydır hocalar için. Ancak yönetimler için zordur. Bunun bir maliyeti vardır. Ayrıca aşının tutmaması halinde de elinizde patlamaması için bir neden yoktur. İşte burada scout ekipleri devreye giriyor ne yazık ki.
Büyük takımların her zaman güçlü scout ekipleri vardır. Bunlar yıl boyunca yıldız keşfetmek için durmadan çalışır dururlar bir karınca gibi. Bir futbolcu keşfetmek bile bütün masrafların çıkarılması için yeterlidir. İşte Yamal bu özel ekibin bir keşfidir.
Birkaç iyi adamın çabası Yamal’ı dünya futboluna hediye etti. İyi ki ettiler.






















