(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Siyasetin en sıcak gündemi CHP… Parti içi kavga… Özgür Özel’in ekibi kurultay için 900’e yakın imza topladı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’si gereğini yapar mı? Mevzuat gereği yapması lazım. Fakat tüzüğü, kanunu takan kim? Futbol tabiriyle topu taca atacağı ortada… Aslında imzaya bile gerek yok. CHP örgüt ve tabanında Özel lehine bir irade söz konusu… Bu gerçeği görmemek için kör olmak lazım. Kılıçdaroğlu’nun CHP nezdinde hiçbir gücü ve ağırlığı yok. Zamana oynaması o yüzden…
Kılıçdaroğlu Meclis’e gelemeyen, grup toplantısı bile yapamayan genel başkan… İki grup başkanvekilini uzaklaştırdı. Yerlerine yeni isimler atayacak. Atamayla sonuç alması mümkün mü? Değil… Meclis’te Özel’in eli çok güçlü… 100’ü aşkın milletvekili arkasında… Kılıçdaroğlu’nun atayacağı isimleri güvensizlik oyuyla düşürmek çok kolay. Buna rağmen karşılıklı hamleler devam edecek. Kılıçdaroğlu pes edecek gibi görünmüyor. Havanın lehine dönmesini nasıl sağlayacağı da belirsiz.
Birgün’den İsmail Arı Silivri’de mahpusken kendisini ziyaret eden Kılıçdaroğlu ile sohbetini yazdı. Kılıçdaroğlu “Hırsızlara ne parti ne de ülke teslim edilir” demiş… Hükmünü çoktan vermiş… Her şeye rağmen bir yol haritası, bir stratejisi var. Belli ki ‘siyasi finalini’ böyle yapacak. Özel’in de pes etmesi beklenemez. Sonuna kadar kavgasını verecek… Ne zaman ki CHP’de siyaset yapma imkanının kalmadığına toplum ve parti tabanı iken olacak, o zaman yeni parti için harekete geçecek. Yoksa ‘bir bölen’ olur çıkar. Siyasi tarihe kötü geçer.
Öte yandan yeni parti için el altından yürüyen çalışmalar yok değil. Çünkü her an bir baskın seçim gündeme gelebilir. CHP kendi sorunlarıyla boğuşurken iktidar cephesi ‘haydi seçime’ diyebilir. Bazı alametler var. Ama sinyaller çok güçlü değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanlarından Mehmet Uçum ‘erken seçim’ dedi ama verdiği tarih hiç de erken seçim değil, 16 Nisan… Bu zamanında seçim demek… Üç hafta öncesi ‘erken seçim’ mi olur? En azından 5-6 ay öncesi sandık konmalı… Ki bu de pek erken sayılmaz. 2027’inin sonbaharı en güçlü seçeneklerden biri…
Özel ve ekibinin Ankara’da iki bina tuttuğu… Mevcut partilerden ikisiyle dirsek temasında bulunduğu… Yeni parti veya bir başka partinin çatısı altında seçime girme planlarının hazır olduğu… Kulislere yansıdı. Her olasılık göz önüne alınarak geliştirilmiş strateji bu… Yoksa Özel ve ekibi ‘ayrılmayı kafaya koymuş’ falan değil. Öncelikleri CHP’de tutunmak… Ve söz sahibi olmak… Parti içi mücadeleden sonuç almak… Zor tabii.
Bir süredir medyada ‘yeni parti’ üzerine anketler yapılmakta… Toplumun bir alternatif ve yeni arayışı içinde olduğu gerçeğinin herkes farkında… Mevcut siyasi yapı ve kadrolardan umut azaldı. CHP toplumsal muhalefetin adresiydi. 31 Mart sonuçları bunun göstergesiydi. Adaylara CHP’li olduğu için değil AK Parti karşısında kazanması potansiyeli bulunduğu için oy verildi. Emekli, dar gelirli, artık adı bile unutulan orta direk iktidara bir uyarı vermek, bir sarı veya kırmızı kart göstermek istiyordu.
AK Parti’nin anlayamadığı bu… Seçim sonuçlarını doğru analiz edemedi. Birinci parti görünürde CHP olsa da asıl sorun kendilerine karşı büyümüş toplumsal muhalefetti. CHP’yi parçalamak, zayıf düşürmek kolay… Toplumsal muhalefeti nasıl terbiye edeceksin…? Son olaylarla daha da büyüttü. Toplum kendisini ifade edecek bir mecra bulur. Eğer iktidar toplumun taleplerine cevap veremezse ‘yeni parti’ 2002’nin AK Partisi gibi patlama yapabilir. Sandık bir devrim gibi sonuç doğurabilir.
İstanbul Ekonomi Araştırma’nın anketi medyaya yansıdı. 26 şehirde 2 bit kişiyle görüşülmüş… Özel – İmamoğlu ikilisinin kuracağı yeni parti ilk sırada çıkmış… AK Parti dahil tüm partilerden oy alabiliyormuş… Kılıçdaroğlu’na ise sadece CHP’nin adı ve tabelası kalmış… Yüzde 1’lere kadar gerilemiş… Bu anketlerin Özel’i yeni parti kurmaya teşvikli gibi amacı da olabilir. Çünkü CHP’den ayrılmalarını isteyen odaklar malum… Özel ve ekibi de temkinli… Uçarak değil adım adım ilerlemek istiyorlar.
Binaların tutulması önemli gelişme… Yeni parti proje olmaktan çıktı. Ete kemiğe bürünmeye başladı. Özel, 110 milletvekilini götürebilecek mi? Kılıçdaroğlu’nun yanında kaç vekil kalacak? Toto oynayan gazeteciler var. Hiç kimse kaybedenin yanında durmaz. Özel tulum çıkarmasa bile danayı alır, kuyruğunu Kılıçdaroğlu’na bırakır. Sonrası ise halkın tercihine kalmış…





















