(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Hayır, futbol da değil. Sosyal medya mesajları ve haberler daha çok futbolcu transferleriyle dolu… ‘Fenerbahçe kesenin ağzını açtı…” deniyor mesela. Gözünü karartmış. Sadettin Saran için şampiyonluğun futbol ötesi anlam ve sonuçlar doğuracağı kesin. Rakibi Galatasaray’dan sadece oyun ve şampiyonluk yarışında değil ‘yıldız transferde’ de geri kaldı. Osimhen terazinin bir kefesine konunca, Fenerbahçe tarafı çok zayıf kaldı.
Birkaç gündür milletvekili transferleri gündemde… CHP’den seçilen 3 milletvekili AK Parti’ye katıldı. 2026’ye siyaset ‘transfer’ haberleriyle girdi. Önce iddia olarak sosyal medyada dolaştı. Sonra doğrulandı. Hasan Ufuk Çakır onlardan biri… Mersin’den seçildi. CHP’nin adayıydı. Partisinden ayrıldı. Bir süre bağımsız kaldı. Neden AK Parti sorusuna “Millete de sordum, ‘Nereye geçeyim’ dedim. ‘AK Parti’ye geç’ dediler. Ben de milletin dediğini yapıyorum sonuçta… Millet böyle istedi…”
Çakır diğer iki milletvekilinden farklı… CHP ve solcu kimliğine sahip… Kemal Kılıçdaroğlu listede adını seçilecek yere yazdı. Ve kazandı. Seçimin kaderini listedeki yeriniz belirler. Siz seçmen tarafından ne kadar sevilirseniz sevilin, tabanda ne kadar çok karşılık bulursanız bulun… Faydasız. Genel Merkez ne derse o. Sizi Ankara’ya taşımak istiyorsa ön sıralara adınız yazılır. Ve milletvekili olursunuz.
Acaba Çakır, ‘hangi millete sordu?’ Nasıl sordu? Bir anket falan mı yaptırdı? Hiç de inandırıcı gerekçe değil Sorması gereken millet veya seçmen kendisini Ankara’ya gönderenlerdi. Onlara sorabildi mi? Milletvekili olmak için oyu CHP tabanından aldı, parti değiştirmek için ‘hangi partiye geçeyim’ sorusunu AK Parti’lilere sorduysa olmaz. Ki görünen de o. Bir milletvekilinin bir uçtan diğer uca savrulması siyasi açıdan her zaman eleştirilir.
Sadece kendi ismi ve itibarını yıpratmaz, kurum olarak siyasete de zarar verir. Transfer her ne kadar Türk siyasetinin alışkın olduğu davranış biçimi olsa da toplum parti değiştirmeyi doğru bulmaz. Çakır CHP’den AK Parti’ye geçerken bahanesini daha gerçekçi temellendirmeliydi. İki cümlelik açıklaması inandırıcılıktan ve ciddiyetten uzak. Eskiden ‘doku uyumundan’ falan söz edilirdi. Başta AK Parti ve CHP’de öylesine renkli isimler var ki ‘uyum, ahenk’ politik anlamını yitirdi. Hulki Cevizoğlu AK Parti’de, Cemal Enginyurt CHP’de… Başka söze hacet var mı?
Transfere konu olan diğer iki isimden biri DEVA’dan İrfan Karatutlu diğeri, Gelecek Partisi’nden İsa Mesih Şahin… Seçimlerde her ikisi de CHP listelerinden Meclis’e girdi. ‘Millet İttifakının’ neticesi… DEVA ve Gelecek Partisi tek başlarına seçime katılmaya cesaret edemedi. CHP ile ‘seçim işbirliğine’ gitti. Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP, gönülsüz de olsa ittifak ortağı partilere kontenjan ayırdı. Yani Karatutlu da Şahin de seçimlerde CHP’nin bayrağını salladı.
Siyasi faturası her ne kadar Kılıçdaroğlu’na kesilmiş olsa da Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun günahı da az değil. Bir elin parmaklarını geçmeyen milletvekili tercihinde bu kadar yanlış seçim yapılamaz. Yol arkadaşlığı önemlidir. Önce refik sonra tarik denir. Davutoğlu ve Babacan’ın refikleri kendilerini yarı yolda bıraktı. Büyük başarısızlık. Oysa her iki partinin oluşturduğu ortaklık bir alternatif potansiyeli taşıyordu. Toplumun muhalefet umutlarına ağır darbe vurdu.
Karatutlu’nun AK Parti’ye geçerken gerekçesi neydi? Haberlere konu olmadı. İsa Mesih Şahin hem medyaya konuştu, hem de kamuoyuna duyurdu. İsmi uzun süredir transfer gündemindeydi. Hem İsa hem Mesih… Çok derin anlamları olan bir isme sahip. Acaba babası bu adı kulağına üflerken neler düşündü? Nadir isimlerden biri… İsa Mesih Şahin “Yuvaya dönüş vakti… Kalpleri aynı atanların istikameti de aynıdır. Bizim kalbimiz ülkemiz için atıyor… Bu tarihi sorumluluk bilinciyle baba ocağımız, gençlik yuvamız AK Parti’ye dönüyorum.” Neden baba ocağından, gençlik yuvasından kopmuştu? Keşke onu da söyleseydi. İki yılda ne değişti?
Transferler AK Parti’ye yarar sağlar mı? Baktım, 10 civarında isim AK Parti’ye geçmiş. Az bir sayı değil. Ama Meclis’te kritik bir denge söz konusu değil. AK Parti ancak MHP ile birlikte çoğunluğu sağlayabiliyor. Anayasa oylaması için de yeterli değil. Hem taşıma suyla değirmen dönmez. 31 Mart seçimlerinde AK Parti bozguna uğramıştı. Belediye başkanı ve milletvekili transferleriyle sandıkta kaybettiğini transferlerle kazandırmak bir fayda ve güç getirmez. Belki siyasi morale sebep olur… O kadar…
Sonuçta Çakır, Karatutlu ve Şahin bir Osimhen değil. Siyasi şampiyonluk için yetmez…





















