(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Siyasette dil ile kalp her zaman aynı şeyi söylemez. MHP lideri Bahçeli “Seçimler zamanında olacak” cümlesini kaç kez tekrarladı. Zamanında derken kastettiği ‘erken seçim’ olmayacağıydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da erken seçime kapılarını kapatırken “Seçimler zamanında olacak” dedi. Zamanında yapılacak seçimde aday olabilmesi mümkün mü? Tekrar aday olabilmesi için iki seçenek var; Ya Anayasa değişikliği ya da erken seçim… En kolay ve makulü de ‘erken seçim’…
Ne kadar erken seçim? Bir kaç hafta veya ay önce yapılacak seçim ‘erken sayılır mı?’ Hukuken belki ama siyaseten doğru olmaz. Siyasi etikle de bağdaşmaz. Eğer siyasi ahlak söz konusu olacaksa… AK Parti ve MHP ‘yaptım oldu’ derse kimsenin yapabileceği bir şey yok. İki parti ittifakı Meclis’te çoğunluğa sahip. Muhalefet ise alabildiğine parçalı… Altılı Masa dağıldı. DEM iktidar ile muhalefet arasında duruyor. İmralı’nın AK Parti’ye ‘hayır’ diyebilmesi pek mümkün değil.
İktidara yakın bir gazetede bir iki gün önce ‘kulis haberi’ yayınlandı. ‘MYK toplantısında konunun gündeme geldiği ve Erdoğan’ın 2027 Kasım’ına göre hazırlıklara başlayın…’ dediği ileri sürülmekte. Kasım’ın 3’ü AK Parti’nin iktidara geldiği tarih… Kesintisiz en uzun süreli iktidar… 2027’inin Kasım’ında 25. yılına girecek. 0 ve 5’li yıldönümleri hem hayatta hem de siyasette önemsenir. ‘25. yıl’ önemli bir tarih…
Erdoğan demiş ki; “Bir an önce 25. yılın vurgusu ve önemi üzerine çalışmaya başlayın. Bu noktada vatandaşlara sadece bugüne kadar yaptıklarımız değil, yaptıklarımızın arka planlarının da anlatılması konusunda gereken hazırlığı yapın…” Kim yapacak? Parti yönetimi… Buradan yola çıkarak seçim tarihinin 2027 Kasım ayı olacığı söylenmekte… Bu tarih Ankara’da herkesin bildiği bir sır aslında… Bir ara bir AK Parti yöneticisi bu tarihi açıkça zikretti. ‘Erken seçimin tarihi bu’ dedi.
Henüz kamuoyuna deklare edilmiş bir tarih yok… Acaba Erdoğan ile Bahçeli bir araya geldiklerinde ‘erken seçim’ tarihi üzerinde bir mutabakata vardılar mı? Pek sanmıyorum. Yoksa Bahçeli sık sık ‘seçim zamanında’ demez. Bir açık kapı bırakır. MHP lideri, AK Parti’ye hayır diyebilir mi? Yani ‘Biz seçimlerin zamanında yapılmasını istiyoruz’ resti çeker mi? Bu seçenek tümden ihtimal dışı değil fakat çok zayıf… Bahçeli, Erdoğan’ın tekrar adaylığını kayıtsız şartsız desteklediğini açıkladı.
Ama siyaset bu… Yine de bir soru işareti bırakmak lazım. AK Parti ile MHP’nin çıkarları örtüşmeyebilir… Birçok siyasi konuda farklı düşündükleri son dönemde daha belirgin hale geldi. En temel meselelere bile aynı yerden bakmadıkları liderlerin açıklamalarına yansıdı. Fay hattında biriken enerji bir siyasi depreme de neden olabilir. Ankara her zaman bünyesinde sürprizleri, hiç umulmayan gelişmeleri barındırır.
AK Parti, MYK toplantısında ‘erken seçimin teması’ da belirlenmiş. ‘Huzur ve istikrar’ kavramları öne çıkacakmış. Bana biraz erken gibi geldi… İran Savaşı ve bölgede yaşananlar dikkate alındığında Anadolu’nun bir istikrar ve huzur adası olduğu propaganda olarak söylenebilir. Ama içeriye bakıldığında ‘evet bir siyasi istikrar’ söz konusu fakat bir toplumsal huzurdan söz edebilmek kolay değil. Bir ‘refah toplumu’ olamadı.
Ülke birer gün arayla peş peşe tarihinde ilk kez ölümlü okul saldırıları yaşadı. Uyuşturucu, genç nesil mafya eğitim kurumları ve sokaklarda kol geziyor. Vatandaş bu gerçeğin farkında… Siyasi istikrar her zaman beklenen sonuçları doğurmayabilir. ‘Değişim’ olgusu da siyasette bir rüzgar oluşturabilir. ‘Statüko ve istikrar’ siyasi açıdan epey yıpranmış kavramlar… Değişim, dönüşüm seçmene pekala daha cazip gelebilir.
‘Bölgedeki savaş ve belirsizlik ortamında Türkiye’yi bir huzur ve istikrar adası olarak koruyan lider’ anlatı ve propagandası ‘seçim kampanyasının ana omurgasını’ oluşturacakmış. Yani ‘güvenlik’ ağırlıklı kampanya… Bu toplumun bizzat yaşadığı yakıcı sorunların üzerini örtebilir mi? Muhalefet ekonomi, enflasyon, hayat pahalılığı, döviz ‘istikrar ve huzurun neresine düşüyor diye sorarsa ne olacak? Rusya, Ukrayna ve Suriye gibi ülkelerde enflasyon ve faiz oranları daha düşük…
Muhalefet dağınık ve savruk… Seçime hazır değil. AK Parti ve MHP blokunun da rahat olduğunu söyleyebilmek zor. Erdoğan’ın adaylığı çözülmesi gereken bir düğüm… AK Parti ‘Öcalan’ın statüsü, infazı de kapsayan yasal düzenlemeler’ sorununu nasıl aşacak? İmralı ve DEM’li siyasi fotoğrafı nasıl lehine çevirecek? Mayıs seçimlerini tam tersi propagandayla kazandı.
PKK, İmralı ve DEM konusunda muhalefeti suçladı. Sonrasında suçladığı hususları politika olarak benimsedi. Seçmenin kafasında bir soru işareti bu… Giderilmesi de o kadar kolay değil.
Galiba seçimin tarihi ufukta belirdi; 2027 Kasım…






















