(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Selahattin Demirtaş tahliye olacak mı? Geçen hafta meselesi beklendi. ‘An meselesi’ dendi. Olmadı. Kapıyı aralayan ilk isim Bahçeli’ydi. “Türkiye için hayırlı olur” dedi. Erdoğan ise topu yargıya attı. “Yargı ne derse o” dedi. “Hayır…” demediği için ‘kapının biraz daha aralandığı’ düşünüldü. Adalet Bakanı Tunç “Dosya mahkemenin önünde…” dedi. Yani kararın eli kulağında… Bu yazıyı yazarken de bir gözüm son dakika haberlerinde… Çünkü medyaya ‘tahliye haberi’ düşebilir.
Demirtaş’ın tahliyesi neden bu kadar ön plana çıktı? AİHM’in ‘hak ihlali kararı’ kesinleştiği için mi? Hiç etkisi yok değil. Var… Tek neden değil. Yargı AİHM kararlarını uygulamakta isteksiz. Siyasi iradenin politikası da öyle… Adalet Bakanı Tunç’un “AİHM kararlarının yüzde 91 oranında uygulandığını…” söyleyen açıklamasını gördüm. Yüzde 9’u uygulanmıyormuş. Bir itiraf bu. Neden uygulanmıyor? Siyasetin rezervi olduğu için mi? Sorun sadece AİHM de değil. AYM’nin kararları da boşlukta…
AYM Gezi mahpusu Tayfun Karaman hakkında ihlal kararı verdi. Gözler yerel mahkemeye çevrildi. İstanbul’daki Ağır Ceza Mahkemesi AYM’yi yetki gaspıyla suçladı ve AYM kararının gereğini yerine getirmedi. Benzer gelişme Can Atalay dosyasında yaşanmıştı. Hatay’dan milletvekili seçilen Atalay hakkında verdiği kararlar uygulanmadı. Meclis de gereğini yapmadı. Karar Genel Kurul’da okunmasına rağmen Atalay’ın mahpusluğu sürdü.
Yani Demirtaş’ın kapısını aralayan ne AİHM ne de AYM… Peki kim mi? Siyasi iradeden başkası değil. Onun için yazıya Bahçeli ve Erdoğan’ın cümlelerinden alıntı yaparak başladım. Demirtaş’ın neden gündeme geldiği de belli… Öcalan süreci… Meclis komisyonu birçok ismi dinledi. DEM heyeti İmralı ziyaretlerini sıklaştırdı. Erdoğan’la bir ‘yararlı görüşme’ yaptı. Artık eylem ve harekete geçme zamanı geldi çattı. Demirtaş’ın tahliyesinin sürece ivme kazandıracağı şüphesiz.
Bu arada Öcalan’ın da Demirtaş’ın tahliyesine itirazının kalkmış olduğunu söylememek lazım. Daha önce heyetle görüşme sırasında konu gündeme gelmiş “O biraz daha yatacak…” dediği medyaya yansımıştı. DEM çevrelerinden Demirtaş’ın tahliyesi yönünde gelen mesajları ‘Öcalan engelinin aşıldığı’ şeklinde okumak mümkün. Öcalan’ın Demirtaş’tan hazzetmediği herkesin bildiği bir sır. Mesele liderlik kavgası mı? Demirtaş’ın irade ve inisiyatif kullanması mı? Her ikisi de mi yoksa? Mümkün tabii…
Sadece Demirtaş mı tahliye edilecek? Figen Yüksekdağ içeride unutuldu. Eşbaşkanlık yapmış isimlerden biriydi. Durumu Demirtaş’tan farksız değil. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’i bile bu kapsamda değerlendirebiliriz. Sonra Ahmet Türk’ün durumu ne olacak? Türk seçilmiş belediye başkanıydı. Görevden alındı, yerine kayyım atandı. Ardından heyete bile girdi. Koltuğuna iadesi beklendi. Aylar geçti, herhangi bir gelişme yaşanmadı. DEM kökenli başka siyasi suçlular da var.
Demirtaş tahliye olacak mı? Ankara’nın havasına bakarsak bir engel yok gibi… Siyasi iklim elverişli. Bu hafta Demirtaş haftası olabilir. Tahliye veya aksi yönde verilecek karar hem süreci hem de siyaseti etkiler. Demirtaş’ın özgürlüğüne kavuşması kuşkusuz önemli… Durağanlaşan sürece olumlu etki yapar. Fakat konunun tek kişi indirgenmesi arzu edilen gelişmeleri doğurmaz. Ülkede bir adalet sorunu var. Bir demokratikleşme beklentisi var. En azından AİHM ve AYM kararlardan eşit ve adil şekilde her mahpus için uygulanması gerekir.
Ama önce Selahattin Demirtaş’ın tahliyesini görmek lazım.























