(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
‘Önce Siyaset Değişmeli’ konferansın adı. Yöneticiliğini Eski Bakan Ertuğrul Günay’ın yaptığı panele Hüseyin Çelik ve Haşim Kılıç gibi isimler katılmış. Özellikle Çelik ve Kılıç’ın iktidara yönelik eleştirileri haberlere konu oldu. Ben bu itiraz ve tenkitleri ‘yapıcı eleştiri’ olarak okuyorum. Konuşanların tümü ‘güngörmüş’ ve bir kısmı AK Parti’de siyaset yapmış isimlerden oluşuyor. Bir politik beklenti veya kişisel endişeyle konuştuklarını sanmam. Düşüncelerinin ülke ve toplum yararı olduğuna inanıyorum. Yoksa niye konforlarını bozsunlar ki…?
Haşim Kılıç ‘üyeliğinden başkanlığa’ kadar Anayasa Mahkemesi’nde demokratik ve asil duruş sergilemiş biri. Zor zamanlarda zor kararların altına imza atabilmeyi göze almış biri. Kılıç yüksek mahkemenin bireysel başvurular konusundaki tavrından şikayetçi… Şu değerlendirmeyi yapmış; “Bireysel başvurulara ilişkin kararlarında sergilediği ürkek ve kaygılı duruşu mahkemenin bilinen özgürcü tutumuna zarar vermektedir.” ‘Ürkek ve kaygılı’ tespiti ilginç… Mahkeme üyeleri neyin kaygısını yaşıyor olabilir ki… Neden ürksünler ki…? Kılıç boş yere böyle bir cümle kurmaz.
AYM’nin özgürlükçü ve demokratik tavrının eleştirilmesi doğal… Önünde çok dosya birikti. Bazı sembolik dosyalarda başvurucunun lehine karar vermiş olsa da genel olarak hak arayışındaki bireylerin başvurusu olumlu karşılık bulmadı. Lehte verilen kararlarda ‘havada kaldı’. Yerel mahkemeler AYM’nin kararlarını görmezden geldi, gelebildi. Can Atalay ve Tayfun Karaman hakkında verdiği kararlar hükmünü icra etmedi. Bir de AYM’nin zamana yaydığı ve vermediği kararlar söz konusu. Yıllardır bir gözü AYM’de olan nice bireysel başvuru sahibi var.
Kılıç’ın ‘ürkek ve kaygılı’ tespiti AYM’de karşılık bulur mu? AYM üyeleri kendi içlerinden çıkmış birinin yaklaşımını dikkate alır mı?
Haşim Kılıç’ın şu sözleri de çok çarpıcı; “2010 Anayasa değişikliğine kadar AYM kararlarına da yansımış olan ‘dini inancını içinde yaşat, sakın kalp sınırlarının dışına çıkarma’ anlayışı 2010 sonrasında ‘düşünceni içinde tut, sakın dışarı vurma’ anlayışına dönüşmüş ve ifade özgürlüğü alanı giderek daraltılmıştır…’ Bir gerçeğin tespiti daha… Düşünmek serbest… Fakat ifade etmeye kalkarsan başın ağrıyabilir. Ve bir anda kendini savcının karşısında sonra da hapishanede bulabilirsin.
Kılıç’ın tespit ve eleştirileri AK Parti iktidarına dönük… Dışarıdan değil, içeriden, mahalleden bir ses. ‘Yapıcı’ niteliği var. Keşke iktidar çevreleri dikkate alsa… Ve kendine çeki düzen verse.
Hüseyin Çelik’in söyledikleri daha çok ‘siyasi eleştiri…’ Evet, biraz ağır… Ama işlerin yolunda gitmediği de bir gerçek. Şu ifadeler Çelik’e ait; “Türkiye’nin felaketidir partili cumhurbaşkanlığı ve bugünkü bize has ‘Türk tipi’ başkanlık sistemi… Bizim felaketimiz olmuştur. Gelir dağılımının bu kadar adaletsiz olduğu bir memlekette sosyal devletten söz edemezsiniz. Bütün konuşmacılar ifade ettiler; Biz gerçekten hukuk devleti miyiz?” Bilal Erdoğan ismi etrafında yaşanan tartışmalara da itirazı olmuş Çelik’in…
Evet, Çelik bugün aktif siyasetin dışında bir isim… Ama AK Parti’nin kurucularından… Bakanlık koltuklarında oturdu. Yıllarca Milli Eğitim Bakanlığı yaptı. Bir ara partinin sözcülerinden biriydi. Ekranlarda Erdoğan ve AK Parti’nin hukukunu savunanlardandı. Bugün AK Parti’den uzaklaşması ‘yanlış ata oynamasından’ falan değil. AK Parti siyaset yapabileceği zemin ve ortamdan çıkmış olmasının payı da az değil. Sadece o değil. Birçok kurucu partinin uzağına itilmiş durumda… Abdullah Gül’ü de bu kapsamda değerlendirebiliriz. Her şeye rağmen Çelik tanıdık bir ses…
İktidar sahiplerinin ‘yapıcı eleştirilere’ ihtiyacı var. Ama maalesef zaman içinde etrafları sadece ‘alkışçılar’ tarafından kuşatılır. ‘Şu yanlış’ diyecek isimler ya uzaklaştırılır ya da kendileri sesi ve sözleri anlamını yitirdiği için uzaklaşır. Bugün AK Parti’de en büyük sorun, ‘yapıcı eleştiri’ eksikliği… Bu diğer partiler için de geçerli… Hüseyin Çelik gibi isimlerin söylediklerinin kamuoyunda yankılanması önemsiz değil fakat o seslerin AK Parti’nin en tepesine kadar ulaşmasını isterim. Ses ve söz karşılığını bulsun… Dikkate alınsın.
‘Önce Siyaset Değişmeli’ paneli bu açıdan önemliydi. Haberlere yansıyan sadece iki ismin düşüncelerini paylaştım. AK Parti’nin bu seslere kulak vermesi hem kendilerinin hem de ülkenin yararına…























