Perşembe, Ekim 22, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I Haziran’da ölmek zor; “Seçkin bir kimse değilim”

Zarifoğlu ekranlarda dizi de olan ‘Yedi Güzel Adam’ kitabının şairi. Bakmayın diziye konu olduğuna Zarifoğlu’nun şiiri kendini kolay ele vermez. Anlaşılması zordur. Aklınızla çözemezsiniz, ancak yüreğinizle anlayabilirsiniz.

15/06/2026 06:06
Okuma süresi: 7 dk. okuma
A A
H. Agah Kalender yazdı I Haziran’da ölmek zor; “Seçkin bir kimse değilim”
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

120 köşe yazısı

(The Turkish Post) – H. AGAH KALENDER

Bugün Cemil Meriç’in ölüm yıldönümüymüş… Onu yazmak vardı. ‘Bu Ülke’ kitabından söz etmek, acılarla örselenmiş hayatından kesitler sunmak vardı. Ve fakat iki yıl önce yazdığım yazı birkaç gündür beynimin kıvrımlarında dolaşıp duruyor. Birden bastıran sıcağın rehaveti ve tembellik falan değil. Yazma iştiyakını kaybetmedim. Cahit Zarifoğlu’nu yad etmeden geçmesin istedim Haziran… Meriç’e de elbet sıra gelir.

Şimdilik bir paragraf paylaşayım; “Onlar sürü yavrum. Zincirlerinden başka kaybedecek neleri var? Karanlıktan geldiler, karanlığa gidiyorlar. Ummandaki dalgalar gibi sayısız. Tarihi yok bu sürünün. Macerası yok. Yıldızlara tırmanan merdivenden habersiz. Yürüyen, esneyen, tepinen ve öğrendiği sesleri tekrarlayan uzviyet. Kafanın vecdinden habersiz. Bu sarhoş karnaval alayını yıldızlar, yüzbinlerce yıldız, kayıtsız bakışlarıyla seyrediyor…”

Kim bu anlattığı acaba? Sakın biz olmayalım? Neyse Meriç’i de bu sorunun cevabını da başka bir yazıya bırakalım…! Dönelim Haziran’a…

Ölümün mevsimi var mı acaba? Ecel beklemez, vakti saati gelince aylara, günlere bakmaz. Ne bir dakika ileri gider, ne de geri gelir. Yahya Kemal’in dediği gibi ‘Bir tel kopar ahenk ebediyen kesilir’. Peki en çok ölümlerin yaşandığı zaman dilimi hangisidir? Vaktiyle bu soruyu bir doktora sormuştum. ‘Anlamsız soru değil’ dedi; ‘Özellikle yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olanları mevsim geçişlerinde daha çok kaybediyoruz’. Beden yazdan kışa, kıştan yaza uyum sağlayamadığı için olmalı.

Edebiyatta ‘ölüm mevsimi’ sonbahardır. Çünkü tabiatın da ölümüdür. Yeşil ovalar sararır, yapraklar dallarından düşer, doğa canlılığını yitirir. Hazan ve hüzün mevsimidir. Sonbahar üzerine çok şiir ve roman yazılmış. Mehmet Rauf’un ‘Eylül’ romanını da anabiliriz. Sadece baharın gelişi değil, gidişi de şairleri coşturur. Nitekim coşturmuş da… Amacım mevsimlerin edebiyata, roman ve şiire nasıl yansıdığını anlatmak değil.

Haziran sanki şairlerin ölüm ayı… Durun ‘Olur mu öyle şey’ demeyin hemen. Mayıs’ın son haftasını da eklersek yaşamını yitiren dev isimler çıkıyor karşımıza. Necip Fazıl, Nazım Hikmet, Ahmed Arif, Cahit Zarifoğlu, Abdurrahim Karakoç, Mevlana İdris… Hepsi de 25 Mayıs 10 Haziran arasında göçtüler bu dünyadan. Derinlemesine araştırma yapmadım, aklıma geliveren isimler bunlar. Belki başkaları da vardır. Şairler neden Haziran’da ölür? Şairleri öldüren mevsim bahardan yaza geçişte mi saklı? Büyük şair T. S. Eliot ‘Nisan ki ayların en zalimidir’ der. Baktım Eliot ocak ayında ölmüş.

Hemen herkesin duyduğu, benim de başlığa koyduğum dev bir mısra var; ‘Haziranda ölmek zor’ diye. Hasan Hüseyin Korkmazgil’in şiiri. Nazım Hikmet’in ölümü üzerine yazmış. Şair duyguları kelimelere yüklemiş: ‘Kökü burda / yüreğimde / yaprakları uzaklarda bir çınar / Islık çala çala göçtü bir çınar / göçtü memet diye diye / şafak vakti bir çınar / silkeledi kuşlarını / güneşlerini; ‘oğlum sana sesleniyorum işitiyor musun, memet, memet!’ / gece leylak / ve tomurcuk kokuyor / üstüm başım elim yüzüm gazete / vurmuşum sokaklara / vurmuşum karanlığa / uy anam anam / haziranda ölmek zor! / bu acılar / bu ağrılar / bu yürek / neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar / bu ağaçlar niçin böyle yapraksız / bu geceler niçin böyle insansız / bu insanlar niçin böyle yarınsız / bu niçinler niçin böyle yanıtsız…’.

Büyük şairler Nazım Hikmet, Necip Fazıl başlı başına yazı konusu. Bu devlerin ölüm yıldönümünü hatırlatıp sözü iki şaire getireceğim; Ahmed Arif ve Cahit Zarifoğlu… İkisini de severek okurum. İki şairden de dilime pelesenk olan mısralar var. Her ikisi de şiiri sadece kağıda dökmediler aynı zamanda yaşadılar. Sıra dışı hayatları da bir şiirdi.

Önce Cahit Zarifoğlu… Beyan Yayınları’nın AZC adıyla hayatını anlatan bir kitabı var. Masamın üzerinde durur. Adının başında ‘Ahmet’ de var Zarifoğlu’nun. ACZ diye kodladığı ismi beşer acziyetinin de ifadesi. Şairlerin şehri Maraş’tan… Bir soru daha ‘Şairlerin şehri’ olur mu? ‘Olmaz’ diyemem. Havasından mıdır, suyundan mıdır Maraş deyince ilk akla ‘dondurma’ değil, şairler gelir. Bu da başka yazı konusu. Zarifoğlu ekranlarda dizi de olan ‘Yedi Güzel Adam’ kitabının şairi. Bakmayın diziye konu olduğuna Zarifoğlu’nun şiiri kendini kolay ele vermez. Anlaşılması zordur. Aklınızla çözemezsiniz, ancak yüreğinizle anlayabilirsiniz.

Yıllar önce bir günlük olan ‘Yaşamak’ kitabını elime aldığımda çarpılmıştım. Her güne notların düşüldüğü klasik bir günlüğe benzemiyordu. Şiir gibi akıcıydı. Sayfaları çevirdikçe ayrı bir dünyaya giriyordunuz sanki. Hiç unutmam kitabın ilk cümlesi ‘Ne çok acı var’. Dünyayı, hayatı bir kelimeye sığdırmış. Gerçekten çok acı var, çok dert var. Bir başka cümlesi de; ‘Yazmak acılarımı azaltıyor’. ‘Acısı var’ ama ‘merhemi de var’ Zarifoğlu’nun; o da yazmak… ‘Yaşamak’ kitabı için ‘Edebiyat değerlerine gerçekten bağlı kalabilmiş bir ülkede yayımlansaydı, nice yazıya, çözümlemeye, irdelenişe kavuşacaktı. Gelgelelim talihsiz bir ortamda yayınlandı’ der.

Çocukluğu kendi kelimeleriyle ‘buğulu, karanlık, çapraşık, hülyalı, büyüdükçe korkulara sebep olacak yaşantılarla’ geçer Zarifoğlu’nun. Bir şiirinde der ki; ‘Ne korkunç bir iklimdi çocukluğum / Uyku yansın / Yürek mecburlansın…’. Aile travmaları eksik olmaz. Onun için ‘Hiçbir zaman kendimi evimde hissetmedim. Evdekiler bir yere gitse bayram ederdim adeta. Yalnız kalmak isterdim’ der. İlk şiir kitabı ‘İşaret Çocukları’. Üniversitede öğrenciyken bir matbaaya parayla bastırır. Sonra mı? ‘Doğrusu hiç ilgilenmedim. Ben tüccar değilim. Satılmadığı için kışın odun yerine yakıldığını duydum. Adamın o kış iyi ısındığını sanmıyorum’.

Yüksek öğrenimini Alman edebiyatı üzerine yapar. Fakat edebiyatın teorisiyle pek ilgilenmez. ‘Ben Alda’yı bunalıyor görüyorum rüyalarımda’ mısraında anlattığı okul arkadaşı ve dostu ‘Rilka’vari yazıyorsun’ dediğinde ‘Hayretle karşılar’. Çünkü Rilke’ye ilgisi birkaç şiirini okumasından ibarettir. Necip Fazıl, Sezai Karakoç gibi şairlerin egemen olduğu iklimde yaşamasına rağmen onlardan esinlenmez. Kendi sesi olur. Ben de biraz Rilke biraz Cemal Süreya havası sezerim şiirlerinde.

Cevabı kendisi de verir zaten; ‘Beni etkileyen sanatçı olmadı. Bir okula mensup olmadım. Ustam da olmadı. Daha çok kendimin etkisinde kaldım. Doğru dürüst şiir de okuyamıyorum. En çok okuduğum şair Cahit Zarifoğlu’dur. Sistemli bir edebiyat okuyucusu olmadım. Edebiyattan hep sınıfta kalabilirim. Yerli edebiyatı hele edebiyat tarihini hiç bilmem…’. Kelimenin tam anlamıyla ‘nev-i şahsına münhasır’ bir şair. Sadece dizeleri değil yaşamı da…

Üniversite yıllarında duymuştum, Zarifoğlu’na biri ‘Abi işaret çocuklarını 6 defa okudum, anlamadım, ne yapayım’ diye sorar. Cevabı çok basit ve anlamlıdır; ‘Yedinci kez oku…’. Bu kadar. Belli ki benzer sorulara çok muhatap oldu; ‘Hiç kimse şu ya da bu şiiri anlamak zorunda değildir. Şiirimi bana şikayet ediyorlar. Anlamıyorsa niye rahatsız oluyor bilmem. Ben de botanikten hiç anlamam. Sloganlara kayalım, didaktik olalım, söylev dili kullanalım istiyorlar herhalde. Şiir tehlikeye girer. Bildiriye dönüşür. Gelişmemiş okuyucu da bu vardır. Hedefe dürbünle bakmak gibi bir şey. Ben yaşarım. Hareketli, kıvıl kıvıl yaşarım. Günlük dış hayatımda şiir hiç yoktur. Ama içimde her an kilolarla şiir ağırlanır. Hep şiir tezgahlayan bir mekanizma vardır içimde…’.

Şiir kitaplarının isimlerine bakarak bile özel bir serüvene tanıklık etmek mümkün. ‘İşaret Çocukları’ gösterilen, seçilen çocuklardır. Bunlar büyürler ‘Güzel Adam’ olurlar. Öfkeli adamlardır bunlar. İri gövdelerine, rüzgarlı başlarına rağmen ipince bir yürekleri vardır. Hassastırlar, aşık olurlar. Sonra ‘Menziller’ gelir. Sonra ‘Korku ve Yakarış’.

Hep şiiri üzerinden yürüdük. Ee ne de olsa o bir şair. Başka kitapları da var. Hayatından da söz etmek istiyordum. Şu kadarını söyleyeyim, gençlik yıllarında otostopla Avrupa turuna çıkar ve bütün ülkeleri dolaşır. Arkadaşlar dostlar edinir. ‘Her milletten dostum oldu. Okyanustaki en azimli kasırgaların çalkaladığı suyun denizin sadece incecik kabuk yüzeyinde olması gibi…’ der. Ömrünün son demleri sancı içinde geçer. Bir arkadaşına ‘Ben çiçeklerin açtığını göremeyeceğim’ der. Doktorlar hastalığına ne teşhis koyabilir ne de çaresini bulabilir. Bir 7 Haziran günü İstanbul’da son nefesini verir. Ölümler üzerine yazma alışkanlığı olmayan İsmet Özel Zarifoğlu’nun ardından ‘Şair öldüren rejim’ diye yazar; ‘Zarifoğlu’nun büyük göçü dolayısıyla yazmamayı kendime kabul ettiremedim…’

Yazdığı son şiir dua gibidir. Adı; Sultan… ‘Seçkin bir kimse değilim / İsmimin baş harfleri acz tutuyor / Bağışlamanı dilerim / Sana zorsa bırak yanayım / Kolaysa esirgeme / Hayat bir boş rüyaymış / Geçen ibadetler özürlü / Eski günahlar dipdiri / Seçkin bir kimse değilim / İsmimin baş harflerinde kimliğim / Bağışlanmamı dilerim / Hayat boş geçti / Geri kalan korkulu / Her adımım dolu olsa / İşe yaramaz katında / Biliyorum / Bağışlanmamı diliyorum’.

Son şiiri anlaşılmaz değil. Bir çocuk safiyetinin duyguları içinde yazılmış sanki. İçindeki çocuk hiç ölmemiştir zaten. Çocuklar için kitaplar yazar. Ama hangi çocuklar? Küçüklere de, 35-40 yaşındaki çocuklara da hitap eder. Her insanın içinde yaşına bakmaksızın bir çocuk yaşar. Maalesef o çocuk çevre ve kültür baskısı altında susturulur. Günümüzde ‘Çocuklar bile birden büyüyebilir’ ve büyükler de birden çocukluğu geri dönebilir. ‘En uzun yoldur insanın içi’.

‘Burası dünya! Ne çok kıymetlendirdik… Oysa bir tarla idi. Ekip biçip gidecektik’. Ve ‘Uçmayı öğrenmeden göçmeye mecbur kalmış bir kuş gibi kalbimiz’. ‘Asıl marifet buluttaydı ama herkes yağmura şiir yazdı’. ‘Şimdi üzgünüz arkadaş / yolumuza çıkmayın üzgünüz / Anlatabildik mi arkadaş / Acaba / Körebe bitti / Duvarı kaldır at… Sanki dünya bir tek kaldırıp vuracağım gürze gebe… Gökyüzüne bakmayanların kalbi daha çabuk kirlenir. Bu dünya soğuk / Rüzgar genelde ters yöne eser / Limon ağaçları kurur / Bahaneler hep hazır / Güzel günler çabuk geçer… Bitti o şiir / Başka mısra gerekmez’.

Eee iki şair bir yazıya sığar mı? Cahit Zarifoğlu’nu bile çok az anlatabildim. Ahmed Arif başka yazıya kaldı. Haziranda da olsa şairler ölmez, şiirleri ve adları kalır yadigar. Bakın isimleri ve şiirleri dillerde…

Etiketler: birDEĞİLİMH. AgahHaziran’daKalenderKimseölmekseçkinslider-mansetzor
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
H. Agah Kalender

H. Agah Kalender

Önerilen Haberler

Galatasaray, deplasmanda Lille’i mağlup etti
Spor

Galatasaray, deplasmanda Lille’i mağlup etti

Azerbaycan’dan 30 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı
Gündem

Azerbaycan’dan 30 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı

Dervişoğlu istedi, Fakıbaba istifa dilekçesini sundu
Gündem

Dervişoğlu istedi, Fakıbaba istifa dilekçesini sundu

Manifest’in kurucusu Tolga Akış tutuklandı
Magazin

Manifest’in kurucusu Akış için istenen ceza belli oldu

Popüler Haberler

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Ayıplı araç satışında emsal karar: Misliyle değiştirilecek

Yargıtay üyesi markette vatandaşa silah çekti

2026 KPSS’de 100 net iddiası Meclis gündeminde

2026 KPSS’de 100 net iddiası Meclis gündeminde

KHK’lı kadınların sessiz çığlığı: Öyle yalnız bırakıldılar ki seslerini yutmak zorunda kaldılar

KHK’lı kadınların sessiz çığlığı: Öyle yalnız bırakıldılar ki seslerini yutmak zorunda kaldılar

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I İran dersleri; “Af da dahil olmak üzere…”

Tanrıkulu’ndan iktidara infaz düzenlemesi çağrısı: Beklenti yaratıp ortadan kaybolmayın

Binali Yıldırım’dan nüfus uyarısı: “Çoğalalım”

Binali Yıldırım’dan başörtüsü yasağı nedeniyle Azerbaycan’ı eleştirenlere tepki: En şiddetli şekilde cezalandırırız

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Bünyamin Ünal yazdı I Kriz bittiğinde birbirimize nasıl bakacağız?

Bünyamin Ünal yazdı I Kriz bittiğinde birbirimize nasıl bakacağız?

Suna Yaman yazdı I Dünyanın farklı ülkelerinde sokaklar hareketli: Protestoların nedeni ne?

Suna Yaman yazdı I Dünyanın farklı ülkelerinde sokaklar hareketli: Protestoların nedeni ne?

Galatasaray, deplasmanda Lille’i mağlup etti

Galatasaray, deplasmanda Lille’i mağlup etti

Azerbaycan’dan 30 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı

Azerbaycan’dan 30 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı

Dervişoğlu istedi, Fakıbaba istifa dilekçesini sundu

Dervişoğlu istedi, Fakıbaba istifa dilekçesini sundu

Manifest’in kurucusu Tolga Akış tutuklandı

Manifest’in kurucusu Akış için istenen ceza belli oldu

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

Vali yardımcısının intiharı ile ilgili yasak aşk iddiası

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Fon soruşturması kapsamında Altınbaş ailesinin mal varlıkları donduruldu

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Fon soruşturmasında Tera Portföy Başkanı Özel saklandığı yerde yakalandı

Tera’nın patronu Erdin Özel kariyerine asgari ücretli olarak başlamış 

Başsavcılık Vecdi Gönül’ün oğlu için soruşturma izni istedi

Rüşvet iddialarına yanıt veren eski SPK Başkanı Ömer Gönül: Hatırlamıyorum

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Bünyamin Ünal yazdı I Kriz bittiğinde birbirimize nasıl bakacağız?
  • Suna Yaman yazdı I Dünyanın farklı ülkelerinde sokaklar hareketli: Protestoların nedeni ne?
  • Galatasaray, deplasmanda Lille’i mağlup etti
  • Azerbaycan’dan 30 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.