(The Turkish Post) – Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında daha önce tutuklanan gazeteci Selahattin Günday hakkında ikinci kez tutuklama kararı verildi. Günday, bu kez “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlamasıyla tutuklandı.
Kararı Günday’ın avukatı Hüseyin Ersöz duyururken, tutuklama kararına sert tepki gösterdi. Ersöz, yaşananları doktrindeki adıyla “yedek tutuklama” olarak nitelendirerek, “Sözün bittiği yerdeyiz” ifadelerini kullandı.
Bu kez “örgüt kurma” suçlaması
Günday’ın daha önceki tutuklanmasının ardından dosyadaki hukuki konumu tartışma yaratmıştı. Son hakimlik kararında ise gazetecinin tutuklanmasına esas suçlamanın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” olduğu belirtildi.
Avukat Hüseyin Ersöz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Gazeteci Selahattin Günday, ‘Örgüt Kurma Suçundan’ ikinci kez tutuklandı. Doktrindeki adıyla ‘Yedek Tutuklamanın’ bir uygulamasını yaşadık. Sözün bittiği yerdeyiz” dedi.
Hakimlikten kaçma ve delil karartma gerekçesi
Hakimlik kararında, isnat edilen suçun niteliği ve olası cezanın ağırlığı dikkate alınarak Günday’ın kaçma veya saklanma ihtimali bulunduğu değerlendirildi.
Kararda ayrıca soruşturmadaki delillerin henüz tamamen toplanmadığı belirtilerek, Günday’ın serbest bırakılması halinde delilleri karartabileceği ve dosyadaki diğer kişiler üzerinde baskı oluşturabileceği öne sürüldü.
Adli kontrol yeterli görülmedi
Hakimlik, tutuklama yerine uygulanabilecek adli kontrol tedbirlerinin de bu aşamada yeterli olmayacağı görüşüne vardı.
Dosyanın kapsamı, suçlamanın niteliği ve öngörülen ceza dikkate alınarak adli kontrolün amaca hizmet etmeyeceği ve orantılı olmayacağı değerlendirmesi yapıldı.
Bu gerekçelerin ardından Günday’ın CMK’nın 100 ve devamı maddeleri uyarınca tutuklanmasına karar verildi.
İlk tutuklama da tartışma yaratmıştı
Günday’ın önceki tutuklanması, Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Beşiktaş Adliyesi’ne geldiği sırada çekilen görüntüler üzerinden yöneltilen suçlamalar nedeniyle gündeme gelmişti.
Günday hakkında “istihbarat faaliyeti ile bilgi ve belgeleri ifşa etmek” ile “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” suçlamalarının yöneltildiği belirtilmişti.
Günday’ın savunmasında ise söz konusu görüntüleri kendisinin çekmediği, görüntünün alındığı kapıda bulunmadığı ve suçlamaya dayanak gösterilen MİT Kanunu düzenlemesinin olay tarihinde bugünkü haliyle yürürlükte olmadığı savunulmuştu.
TGC’den daha önce serbest bırakılması çağrısı gelmişti
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti de Günday’ın ilk tutuklanmasının ardından gazetecinin serbest bırakılması çağrısında bulunmuştu.
TGC, Günday’ın çekmediği bir görüntü nedeniyle tutuklandığını savunarak kararın basın özgürlüğü ve toplumun haber alma hakkı açısından yeniden değerlendirilmesini istemişti.






















