(The Turkish Post) – Fon soruşturmasında yatırımcı zararlarının nasıl karşılanacağına ilişkin tartışmalar büyürken, Katılımevim’in ortaklık yapısındaki değişiklikler yeni bir iddiayı gündeme taşıdı. İktisatçı Nazır Kapusuz, Emlak Katılım’ın Katılımevim’deki payının yüzde 1,08’den yüzde 22,49’a yükselmesine dikkat çekerek, Tera Grubu’ndan yapılan hisse devrinin yaklaşık 12 milyar TL değerinde olduğunu öne sürdü. Kapusuz, Pusula Finans Holding’in paylarının da devredilmesi hâlinde fon havuzuna toplam 24 milyar TL kamu kaynağı aktarılabileceğini iddia etti.
Prof. Dr. Yalçın Karatepe de gelişmeye tepki göstererek, “Kamu kaynağı kullanılmayacak” açıklamalarını eleştirdi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ise hisse devirlerinin hangi koşullarda gerçekleştiğinin açıklanmasını istedi.
Emlak Katılım’ın payı yüzde 1,08’den yüzde 22,49’a yükseldi
Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş.’nin 9 Ekim 2026 tarihli ortaklık verilerine göre, Emlak Katılım Tasarruf Finansman’ın şirketteki nominal pay tutarı 75 milyon 591 bin TL’den 1 milyar 574 milyon 479 bin TL’ye çıktı. Şirketin sermayedeki payı da yüzde 1,08’den yüzde 22,49’a yükseldi.
Pusula Finans Holding’in nominal pay tutarı ise 130 milyon 420 bin TL’den 1 milyar 989 milyon 420 bin TL’ye, sermayedeki payı da yüzde 1,86’dan yüzde 28,42’ye ulaştı.
Böylece iki şirketin toplam ortaklık oranı yüzde 50,91’e çıktı. Katılımevim’in toplam sermayesi ise 7 milyar TL seviyesinde kaldı.
Kapusuz: İlk kamu zararı ile fona destek geldi
İktisatçı Nazır Kapusuz, ortaklık yapısındaki değişikliği fon tasfiye süreciyle ilişkilendirerek Emlak Katılım’ın Tera Grubu’ndan aldığı hisselerin güncel piyasa fiyatlarıyla yaklaşık 12 milyar TL değerinde olduğunu ileri sürdü.
Kapusuz, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Evet ilk kamu zararı ile fona destek geldi. Emlak Katılım 1,5 milyar adet KTLEV hissesini Tera’dan aldı. Güncel fiyatlarla yaklaşık 12 milyar TL.”
Kapusuz, Pusula Finans Holding’in paylarının da ilerleyen günlerde Emlak Katılım tarafından alınabileceğini iddia etti. Bu ihtimalin gerçekleşmesi hâlinde fon havuzuna kamu kaynaklarından yaklaşık 24 milyar TL aktarılmış olacağını savundu.
Kapusuz ayrıca, Katılımevim’in normal yükümlülüklerinin karşılanması nedeniyle daha önce 45 milyar TL kamu zararı oluştuğunu öne sürdü. Bu tutara ilişkin iddia ise bağımsız olarak doğrulanmış bir tespit olarak değil, Kapusuz’un değerlendirmesi olarak ele alınmalı.
Karatepe: Parayı Varlık Fonu üzerinden koyacaklar
Prof. Dr. Yalçın Karatepe de Katılımevim’deki pay değişikliklerini değerlendirerek hükümetin kamu kaynağı kullanılmayacağı yönündeki açıklamalarını eleştirdi.
Karatepe, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Siz bakmayın ‘Kamu kaynağı kullanılmayacak’ açıklamalarına. Başından beri söylüyoruz; parayı Varlık Fonu üzerinden koyacaklar. İşte ilk örnek.”
Karatepe’nin açıklaması, kamu sermayeli bir kuruluşun Katılımevim’deki payını artırmasının fon tasfiyeleriyle bağlantılı bir finansman mekanizması olup olmadığı tartışmasını gündeme getirdi. Ancak hisse devrinin doğrudan fon mağdurlarına ödeme amacıyla yapıldığına ilişkin iddia, mevcut bilgiler ışığında kesinleşmiş bir olgu değil.
Emlak Katılım satın alma görüşmelerini eylülde duyurmuştu
Emlak Katılım’ın Katılımevim’e yönelik girişimleri, ortaklık tablosundaki son değişikliklerden önce de kamuoyuna açıklanmıştı.
Türkiye Emlak Katılım Bankası, 17 Eylül’de Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada, bağlı ortaklığı Emlak Katılım Tasarruf Finansman A.Ş.’nin Katılımevim ve Birevim’in satın alınmasına yönelik görüşmelere başladığını duyurmuştu.
Bankanın 25 Eylül tarihli açıklamasında ise Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası’nın pay devir süreçlerinde ilerleme sağlandığı bildirilmişti. Gerekli izin ve onay başvurularının Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu nezdinde yapıldığı belirtilmişti.
Dolayısıyla pay devirlerine yönelik girişimler, fon soruşturmasından bağımsız olarak da resmî açıklamalara konu olmuştu. İşlemlerin fon tasfiyelerinin finansmanıyla doğrudan bağlantılı olup olmadığı ise ayrıca açıklığa kavuşturulması gereken bir konu.
12 milyar ve 24 milyar TL hesabı nasıl yapıldı?
Katılımevim hisselerinin 9 Ekim’de Borsa İstanbul’da 8 TL’den kapanması esas alındığında, Emlak Katılım’ın nominal pay artışının yaklaşık 1 milyar 499 milyon TL olduğu görülüyor. Bu miktarın 8 TL’lik kapanış fiyatıyla çarpılması, yaklaşık 12 milyar TL’lik piyasa değeri hesabını ortaya çıkarıyor.
Pusula Finans Holding’in nominal pay artışı da yaklaşık 1 milyar 859 milyon TL olarak hesaplanıyor. Aynı hisse fiyatıyla bu tutar yaklaşık 14,9 milyar TL’ye karşılık geliyor.
Bu hesaplamalar, hisse miktarının belirli bir piyasa fiyatıyla çarpılmasına dayanıyor. Piyasa değeri hesabı, hisse devrinde fiilen ödenen tutarı veya kamu kaynağı aktarımının gerçekleştiğini tek başına kanıtlamıyor. İşlemin gerçek bedeli ve finansman kaynağına ilişkin ayrıntılar, iddiaların değerlendirilmesi açısından belirleyici olacak.
Cevdet Yılmaz kamu kaynağı kullanılmayacağını söylemişti
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, fon soruşturmasına ilişkin açıklamasında tasfiye işlemlerinde kamu kaynağı kullanılmayacağını belirtmişti.
Yılmaz, “Tasfiyelerde kamu kaynağı kullanılması söz konusu değil. Fon piyasalarında devletin güvencesi yok” ifadelerini kullanmıştı.
Yatırımcılara yapılacak ödemelerin, fahiş kazançların iadesi ve hukuka aykırı işlemlerle bağlantılı kişi ve şirketlerin mal varlıklarından elde edilecek gelirlerle karşılanacağını açıklayan Yılmaz, TMSF bünyesinde 131 fon için ayrı hesaplar oluşturulduğunu bildirmişti.























