(The Turkish Post) – EMİR ÇELİK
Bursa’nın Karacabey ilçesinde tarımla uğraşan üretici Seçim Gezegen, geçen yıl Konyalı bir firmayla anlaşarak 500 dönüm arazide sözleşmeli karpuz üretimi yaptı. Ancak yapılan sözleşmeye rağmen yaşadığı mağduriyet, sözleşmeli üretim modelinin dahi üreticiyi güvence altına almadığını ortaya koydu.
FİRMA HASADA GELMEDİ, 3.500 TON KARPUZ TARLADA KALDI
Gezegen’in anlattığına göre, üretilen ürünün bir bölümü firma tarafından satın alındı; ancak piyasa fiyatlarının gerilemesi üzerine firma sözleşmeye aykırı davranmaya başladı. Fiyat güncelleme talebini kabul etmelerine rağmen firmanın hasada gelmediğini belirten Gezegen, “3 bin 500 ton karpuzum yerde kaldı. Farklı bahaneler ileri sürdüler. ‘Bugün, yarın’ derken gelmediler ve 20 milyon liraya yakın zararım oldu” dedi. Yaşadığı hayal kırıklığını da dile getiren üretici, “Karpuzdan çok soğudum, bir yıl oldu karpuz yemedim. Temmuz ayı geldi, karpuzu göresim bile yok” ifadelerini kullandı.
DAVA AÇILDI AMA SÜREÇ YAVAŞ İLERLİYOR
Yaşanan mağduriyetin ardından hukuki mücadele başlattıklarını belirten Gezegen, 2025’te yaşanan sorunun mahkemeye taşındığını, keşiflerin yapıldığını ve davaların hâlâ sürdüğünü kaydetti. Gezegen, “Adalete güveniyoruz. Haksız ithamlarla mağdur edildik. Mahkemeler biraz yavaş ilerliyor ama mağduriyetimizin er ya da geç giderileceğine inanıyorum” dedi. Bu ifadeler, üreticinin elinde yazılı bir sözleşme olsa dahi, yargı sürecinin uzaması nedeniyle zararın telafisinin aylar hatta yıllar sürebildiğini gösteriyor.
“PARANIZI ALMADAN TÜCCARI TARLAYA SOKMAYIN”
Yaşadığı deneyim sonrası diğer üreticileri uyaran Gezegen, “Karpuz tüccarlarına dikkat edin, paranızı almadan tarlanıza sokmayın. Anlaşmalarınızı yapın. Ben sözleşmeli ektiğim halde mağdur oldum, siz düşünün” çağrısında bulundu. Bu sözler, yazılı sözleşmenin dahi tek başına yeterli bir güvence oluşturmadığını, ödemenin peşin ya da teslimatla eş zamanlı alınmasının üreticiler için kritik önem taşıdığını ortaya koyuyor.
ÇİFTÇİ ÜRÜN DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA KALDI
Yaşadığı zarar sonrası bu yıl karpuz yerine domates ve biber ekmeye yönelen Gezegen, girdi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle üretimdeki heyecanlarını kaybettiklerini belirtti. Bölgedeki genel eğilime de değinen Gezegen, “Mazot ve gübre maliyetleri yüksek. Karacabey çiftçisi giderek mısırdan vazgeçiyor. Mısır azaldığı için çiftçi ürün seçeneği olarak domates ve bibere yöneldi” dedi.
MAĞDURİYET TEK ÖRNEK DEĞİL
Habere yapılan bir yorumda benzer bir mağduriyeti yaşadığını belirten bir okuyucu, “Asla üreticinin para kazanmasına izin vermezler. Hal mafyası çok güçlü ve organizedir” değerlendirmesinde bulundu. Bu da sözleşmeli tarımda yaşanan güvensizliğin, Gezegen’in örneğiyle sınırlı olmadığına işaret ediyor.
SÖZLEŞME TEK BAŞINA YETMİYOR
Gezegen’in yaşadıkları, Türkiye’de sözleşmeli tarım modelinin üreticiyi piyasa dalgalanmalarına ve alıcı firmaların sözleşmeye aykırı davranışlarına karşı yeterince koruyamadığını gösteriyor. Uzun süren yargı süreçleri, mağduriyetin telafisini yıllara yayarken, üreticilerin bu süreçte finansal olarak çökme riskiyle karşı karşıya kaldığı görülüyor.





















