(The Turkish Post) – Şubat ayı enflasyon verileri beklentilerin çok gerisinde kaldı. TÜİK şubat ayı enflasyonunu aylık yüzde 2,27 yıllık da yüzde 39,05 olarak açıkladı. Böylece yıllık enflasyon Mehmet Şimşek’in göreve geldiği Haziran 2023’ten bu yana en düşük düzeyine geriledi. Aylık olarak giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 5,06’lık ve sağlık grubunda ise yüzde 4,38’lik gerileme görüldü.
Sağlık grubundaki gerilemede katılım payı ücretlerinde daha önce yapılan zamların geri alınması etkili oldu. Ocak ayı yurttaş tarafından ödenen muayene katkı payı devlet hastanelerinde yüzde 233, eğitim ve şehir hastanelerinde yüzde 543 oranında artırılmış, bu zam enflasyon verisi üzerinde yukarı yönlü bir etki yaratmıştı. Şubat ayında bu zammın bir kısmının geri alınmasının ardından enflasyon verisinin düşebileceği beklentisi ortaya çıkmıştı.
EĞİTİM ALEV ALEV
Yıllık olarak en yüksek artış yüzde 94,90 ile eğitimde gerçekleşti. Eğitimin ardından yüzde 70,81 ile konut, yüzde 45,90 ile lokanta ve oteller grubu geldi.
Enflasyon rakamlarını değerlendiren Prof. Dr. Öner Günçavdı, TÜİK mühendisliği ile karşı karşıya kalındığını belirterek “Bir mühendislik yapılıyor. Bu mühendisliğin amacı da faiz indirimi için alan açmak. Bu, bir süredir yapılıyordu” dedi.
Günçavdı, aylık enflasyon oranını şöyle değerlendirdi: “Enerjiye yapılan dolaylı zam burada yer almıyor. Çünkü tarife değişikliğiyle o zammı yansıttılar. Orada örtülü bir zam yapılmış oldu. Mehmet Şimşek ve ekonomi yönetiminin üzerinde kafa yormaları gereken önemli üç tane husus var. Eğitimde aylık yüzde 10’luk bir artış var. Eğitim durdurulamıyor. Enflasyon hesabında çok uzun zamandır liderliği hiç kimseye kaptırmıyor. Bu ‘nedendir’ diye bakmak lazım. Çözüm üretmek lazım. İkincisi de konut. O da 4,5 -5 civarında bir şey. Konut barınma sorunuyla ilgili. Bu da çok önde giden bir enflasyon kaynağı ve nihayetinde gıda geliyor. Gıda, konut ve eğitim artık kronik hale gelmiş bir duruma işaret ediyor.”
Merkez Bankası’na faiz indirimleri için alan açıldığını kaydeden Günçavdı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bu harcamaların göreli durumları alarm veriyor. Burada iyi bir senaryo yok. Özellikle eğitim konusu çok ciddi. Bu da tabii ki Yusuf Tekin gibi bakanların önemini artırıyor. Çünkü bu kişi Milli Eğitim’in başında ve insanlar da o kişiden ve onun yönettiği Milli Eğitim’den koruyabilmek için çocuklarını özel okullara vermek zorunda kalıyor. Devlet bu hizmeti üretemediği için, birçok kişi çocuklarını bu Milli Eğitim Bakanı ve benzer adamlardan korumaya çalışıyor ve bu fiyat artışına da maruz kalıyor. Türkiye’deki orta sınıfın geldiği durumu gösteriyor.”
HEDEFLER İMKÂNSIZ
Merkez Bankası’nın yılsonu enflasyon tahminin yüzde 24 olduğunu hatırlatan Günçavdı, bunun gerçekleşmesi için aylık enflasyonun geri kalan aylarda en fazla yüzde 1,4 olması gerektiğini vurguladı. Günçavdı “Yani 2’nin altına düşmesi lazım enflasyonun ki hedeflenen seviyelere inebilsin. Enflasyon bunun üzerinde kaldığı her ay hedeften uzaklaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Asgari ücretli ve emekli için önümüzdeki dönemin zor geçeceğini belirten Günçavdı, “İktidarın kendi inisiyatifiyle himmetiyle bir ücret artışı yapmasını, ara zam yapmasını beklemek doğru olmaz. Burada aktif olmak lazım, talepkâr olmak lazım. Bir kere bu en son artış ahlaki değil. Bu talepleri sürekli gündemde tutmak önemli. İktidar, bu taleplere siyaseten kendisine zarar gelebileceğini anladığında tepki verebiliyor. Dolayısıyla sessiz kalmak ve bunu sineye çekmek doğru bir yaklaşım olmayacaktır” diye konuştu.
YILLIK EN YÜKSEK FİYAT ARTIŞLARININ GERÇEKLEŞTİĞİ KALEMLER (%)
- Üniversite eğitimi: 108,03
- Okul öncesi eğitim ve ilköğretim: 96,55
- Orta öğretim: 94,43
- Demiryolu ile şehirler arası yolcu taşımacılığı: 80,06
- Gerçek kira: 97,21




















