(The Turkish Post) – Küresel enerji arzının en kritik arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı’nın trafiğe kapanması, dünya piyasalarında “kusursuz fırtına” etkisi yarattı. Günlük yaklaşık 20 milyon varil petrolün geçiş güzergahı olan boğazdaki blokaj, kağıt üzerindeki kontratlar ile gerçek dünya arasındaki makasın daha önce görülmemiş düzeyde açılmasına neden oldu.
SPOT VE VADELİ FİYATLAR ARASINDA TARİHİ KOPUŞ
Piyasadaki en dikkat çekici gelişme, spot (anlık teslimat) fiyatlar ile vadeli kontratlar arasındaki derin ayrışma oldu. Brent petrolün spot fiyatı 141,36 doları test ederken, vadeli kontratların 109 dolar seviyelerinde kalması analistler tarafından “piyasa gerçekliğinden kopuş” olarak nitelendiriliyor. Uzmanlar, bu tablonun gerçek arz krizinin henüz finansal enstrümanlara tam olarak yansıtılmadığının bir göstergesi olduğunu savunuyor.
SEKTÖR DEVLERİNDEN “YANILTICI ALGI” UYARISI
Enerji dünyasının önde gelen isimleri, mevcut fiyatlama mekanizmalarına dair endişelerini dile getiriyor. Chevron CEO’su Mike Wirth, piyasanın sınırlı veri ve kısa vadeli algılarla hareket ettiği uyarısında bulunarak, arz krizinin derinliğinin vadeli piyasalar tarafından maskelendiğini ifade etti. Wirth’e göre, fiziksel petrol bulmanın imkansız hale geldiği bir ortamda finansal göstergeler sahadaki gerçekliği yansıtmakta yetersiz kalıyor.
AVRUPA’DA “DİZEL” ALARMI
Krizin yansımaları sadece ham petrolle sınırlı kalmıyor; işlenmiş ürünlerdeki maliyet artışı sanayi ve lojistik sektörlerini tehdit ediyor. Avrupa’da dizel fiyatlarının varil başına 200 dolara yaklaşması, kıta genelinde enerji krizinin yeni bir safhaya geçtiğine işaret ediyor. Enerji yoğun sektörlerde üretim maliyetlerinin katlanması, küresel enflasyonist baskıyı yeniden körükleme riski taşıyor.




















