(The Turkish Post) – AYŞEM NARLI
Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) sona ermesiyle birlikte öğrenciler için yeni bir dönemin kapıları aralanmış oldu. Öğrenciler sınavın nihayete ermesiyle birlikte, bu yıl ki en büyük dertlerinden kurtulacaklarını düşünürken, aslında onlar için farklı bir psikolojik süreç başladı. Çünkü insan zihni uzun süre odaklandığı bir hedef ortadan kalktığında kısa süreli bir boşluk hissi yaş ayabilir.
Sıkı sıkıya bağlı kalınan rutinler sonrası normal hayata dönüşler bazen zor ve zahmetli olabilmekte. Aylar boyunca ders programlarıyla, deneme sınavlarıyla, eksik konularla ve hedeflerle yaşayan gençler, bir sabah uyandıklarında artık çözmeleri gereken bir paragraf testi ya da yetiştirmeleri gereken bir konu olmadığını fark ettiler. Bu durum bazı öğrencilerde büyük bir rahatlama oluştururken, bazı öğrencilerde ise anlamsızlık ve boşluk hislerine yol açtı.
Öncelikle öğrencilerin sınav sonrasında kendileriyle baş başa kaldıklarında şu soruyu kendilerine yöneltmesi çok önemli olacak. “Ben bu sınav için elimden gelen her şeyi yeterince yaptım mı?” Çünkü artık sınav sona ermiş, sorular çözülmüş ve kodlamalar yapılmış durumda. Bu günden sonra değiştirilebilecek olan sınav değil, sınava yüklenen anlam olacaktır. Sürekli olarak soruları düşünmek, cevap anahtarlarını tekrar tekrar kontrol etmek ve geçmişte kalan birkaç soruya zihinsel olarak takılı kalmak bireye hiçbir fayda sağlamayacak.
Aksine kaygıyı artıracak ve sonuç açıklanana kadar olan süreci daha yorucu ve stresli hale getirecek. Bu noktada ailelere de önemli görevler düşmekte. Bazı anne-babalar iyi niyetle, çocuklarını konuşturmak ve onların rahatlamalarını sağlamak amacıyla çocuklarına sürekli olarak sınava dair bazı sorular sorar:
“Arkadaşların ya da akrabaların çocukları nasıl yaptı acaba?”
“Şu sorunun cevabını ne yapmıştın?”
“Kaç net bekliyorsun?”
Oysa bu sorular çoğu zaman öğrencinin zihnindeki baskıyı artırmaktan başka bir işe yaramamakta. Gençlerin bu süreçte en çok ihtiyaç duyduğu şey sorgulanmak değil, anlaşılmak ve desteklenmek. Sınavdan sonra öğrencilerin yaşayabileceği bir diğer duygu ise karşılaştırma tuzağıdır. Sosyal medyada veya arkadaş ortamlarında yapılan net hesapları, başarı tahminleri ve yorumlar öğrencilerin moralini olumsuz yönde etkileyebilir. Unutulmamalıdır ki her öğrencinin sınav deneyimi farklıdır. Sınava iyi bir şekilde hazırlanan bir öğrenci, sınav sürecini etkin yürütemezse maalesef arzuladığı sonuca erişemeyebilir.
SONUÇLAR AÇIKLANANA KADAR, SINAVI UNUTUN!
Sonuçların açıklanacağı güne kadar geçen süreyi bir bekleme odası gibi görmek yerine, kişinin kendisiyle yeniden buluşma fırsatı olarak değerlendirmesi daha sağlıklı olacaktır. Her fırsatta sınavdan sonra yapmak üzere kenara koyduğunuz ne kadar etkinlik ve program varsa onların yapmanın artık zamanı gelmişte geçiyordur. Uzun zamandır ertelenen hobileri yerine getirmek, aileyle keyifli zamanlar geçirmek, arkadaşlarla yapılan uzun sohbetler ve fiziksel aktiviteler bu dönemin ruhsal yükünü hafifletebilir.
Sonuçlar açıklandıktan sonra ise tercih süreci başlayacaktır. Tercih dönemi yalnızca puanların ve sıralamaların konuşulduğu teknik bir süreç değildir. Aynı zamanda kişinin gelecekte nasıl bir yaşam sürmek istediğini düşünmesi gereken önemli bir karar aşamasıdır. Bu nedenle tercih yapılırken sadece bölümün popülerliği ya da çevrenin beklentileri değil; öğrencinin ilgi alanları, yetenekleri, kişilik özellikleri ve yaşam hedefleri de mutlaka dikkate alınmalı. Öğrenci istemediği bir bölümü ya da üniversiteyi asla tercih listesine almamalı.
Hayatın tek bir sınav sonucundan ibaret olmadığı gerçeğini de unutmamakta fayda var. Evet, YKS öğrenci ve aileler için önemli bir dönemeç. Ancak bireyin değerini belirleyen şey sadece bir sınavdaki performansı değil. Başarı bazen hedefe ulaşabilmek, bazen de yol boyunca kazanılan deneyimlerle büyüyebilmekte. Bugün birçok genç sonuçların ne olacağını büyük bir heyecanla merak ediyor. Bu merakın içinde umut da var, kaygı da var, stres de var. Ancak unutulmamalıdır ki, sınav bittiğinde sadece sorular geride kalmaz. Aynı zamanda verilen emek, gösterilen sabır ve kazanılan mücadele gücü de kişinin karakterine yerleşir. Şimdi yapılması gereken şey, geçmişte kalan soruların değil, önümüzde açılacak yeni yolların üzerine düşünmek olmalıdır. Çünkü size sunulan hayat, sınav salonunun kapısından çıktıktan sonra da bütün ihtişamıyla sizi bekliyor olacak.






















