(The Turkish Post) – ASLI GÜNEY
Her şey İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun CNN International’a verdiği röportaj sonrasında ortaya çıktı. İmamoğlu, mülakatında “Hamas tabi bizim çok üzüldüğümüz bir saldırıyı İsrail’de yaptı. Ve bu terör uygulamalarını yapan, insanları topluca öldüren her türlü örgütlü yapı bizim nezdimizde terör örgütüdür.” ifadelerini kullandı. Direk söylemiş olsa dahi, dolaylı olarak ‘Hamas bir terör örgütü’ ibaresi de söyleşiden çıkarılabilir. Kaldı ki, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, sözleriyle ilgili ‘yanlış anlaşıldım’ tarzında bir değerlendirmede de bulunmadı.
İmamoğlu’na ilk tepki AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten geldi. Çelik, İmamoğlu’nun CNN’e verdiği söyleşide Hamas’a yönelik kullandığı “terör örgütü” ifadesini yanlış bir açıklama olarak değerlendirdi. Devamında AK Parti’nin yerel seçim öncesinde muhalefet partilerini kamuoyunda DEM Partisi ile itibarsızlaştırma stratejisiyle ilgili çelişkili bir ifade kullandı. AK Parti Sözcüsü Çelik: “Hamas, İsrail’in seçimlere girmesine izin verdiği bir partidir. Seçimlere girmesi uygun görülen bir partiye terörist ifadesi kullanmak yanlış olur.” dedi. Ancak Çelik başta olmak üzere bazı AK Partili siyasilerin DEM Partisi ile görüşme yapan muhalefet partilerini terörize ettiği açıklamalar halen, sosyal medya mecralarında duruyor. Neyse sorunumuz bu değil tabii ki. Sayın Çelik ve AK Partili siyasilerin bu görüşlerini, sadece yurtdışındaki partiler için değil de, TBMM çatısı altında siyaset yapan partiler için de sürmeleri gerekiyor. Ancak gelinen durum itibariyle olumlu bir adım olarak değerlendirmek gerekiyor.
ÖMER ÇELİK, GÖRÜŞME KAPILARINI ARALADI
Dedim ya… Hem Cumhurbaşkanlığı seçimi hem de 31 Mart yerel seçimlerinde iktidar ve iktidara yakın medya kanalları, Mecliste açıktan siyaset yapan DEM Partisi ile görüşme yapan CHP, DEVA ve Gelecek Partileri’ni açıktan hedef göstermişlerdi. Muhalefet partilerinin ‘terör örgütü uzantısı bir parti’ ile ittifak ve görüşme yaptıklarını iddia etmişti. Ancak hiçbir muhalefet partisi lideri ya da siyasetçisi, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in açıkça ifade ettiği şekliyle cesur bir açıklama yapamamıştı. Ancak bugün Çelik’in kastettiği her ne kadar dış mecra ile ilgili olmuş olsa da, birkaç gün sonra iç siyasette de geniş yankı buldu.
TBMM BAŞKANI’NDAN İKTİDAR MEDYASINA TARİHİ BİR GOL
Neden mi? TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yeni anayasa görüşmeleri kapsamında Meclis’te grubu bulunan DEM Parti’yi ziyaret etti. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ile yaklaşık bir saat görüşme yaptı. Yeni anayasa çalışmalarında DEM Parti’nin de destek vermesini istedi. Görüşmenin içeriği beni açıkça çok fazla ilgilendirmiyor. Çünkü ülkede yeni bir anayasaya ihtiyaç var mı derseniz, ‘maalesef yok’ derim. Tabii ki şartların değişmesiyle ilgili bazı maddelerde değişimler olmalıdır. Ancak Anayasa maddelerinin yok sayıldığı, AYM kararlarının yerel mahkemelerce uygulanmadığı bir ortamda, yeni ya da eski bir anayasaya bir lüzum olmadığı kanaatindeyim. Sayın TBMM Başkanı Kurtulmuş’un her ne kadar anayasa desteği için de olsa, DEM Parti’nin kapısının çalması, demokrasi ve hukuk açısından son derece yerinde ve doğru bir adım. Her ne kadar Cumhur İttifakı ortağı MHP kanadı, Kurtulmuş’un bu ziyaretine tepki göstermiş olsa da, TBMM Başkanı, sağlam duruşuyla binanın inşaatına bir tuğla koymayı başardı. Aslında özellikle de iktidara yakın basın organlarında, DEM Parti’nin terörize edilmesine de kapıları sonuna kadar kapattı. Diyorum ya, Sayın Ömer Çelik, Hamas’ın siyasi faaliyetlerine ilişkin bir değerlendirme yapayım derken, partisinin DEM Parti ile aynı çatı altında diyalog kurmasına kapı araladı. Bu da haliyle Türkiye’nin 9. Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel’in bir sözünü hafızalara getirdi: “Dün dündür, bugün bugündür.” Bu söz bile değişen şartları en iyi özetleyen söz öbeği olarak literatürdeki yerini aldı.
Akıllara pelesenk edilmesi gereken tek bir kavram ise cesaretti. Siyasetçi şayet oy kaybı endişeleriyle gerçekleri görmezden gelirse, siyasi geleceğinin uzun vadeli olması mümkün değil. Belki de İstanbul’da yaşayanlar, İmamoğlu’nu hem cesur söylemleri hem de cesaretinden dolayı takdir ediyor. Şayet, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CNN International’a mülakat vermemiş olsaydı, belki de DEM Parti gerçeği, özellikle iktidar kanadında bu kadar kolay kabullenemeyecekti. Bundan dolayı da DEM Parti, terör örgütü PKK ile ilişkilendirilmeye devam edecekti. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un tarihi ziyaretiyle karanlık bir düşünce daha tarihe karışmış oldu. Umarım özgürlükçü yaklaşımların devamı gelir. Bunun yolu da siyasilerin birbirleriyle görüş alışverişiyle mümkün. Çünkü bu ülkede Türk ve Kürt vatandaşları arasında bir sorun asla yok. Olmayacakta.




















