(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Türkiye, son yıllarda adaletsizlik, şiddet ve cehalet bataklığında boğuluyor. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar… Bu toplumun en savunmasız kesimleri, her gün şiddetin en karanlık yüzüyle karşı karşıya. Taciz, tecavüz ve cinayet haberleri artık rutin bir hale geldi.
Peki, bu cehalet, bu acımasızlık neden durdurulamıyor? Bu bataklıktan kim, nasıl çıkaracak?
ADALET NEREDE?
Kadınlar sokakta, evde, iş yerinde güvende değil. Her gün bir kadın daha, bir kadının daha hayatı vahşice söndürülüyor. Bunun sorumlusu kim? Suçlular mı, yoksa onları serbest bırakan sistem mi?
Adaletin terazisi şaşmış durumda. Yargı makamları, caydırıcı cezalar vermektense, toplumun vicdanını yaralayan kararlar alıyor. İyi hal indirimleriyle katiller ve tecavüzcüler adeta ödüllendiriliyor. Peki, adalet bu mudur?
CEHALETİN KARANLIK YÜZÜ
Şiddetin temelinde cehalet yatıyor. Eğitim sistemi çökmüş, sorgulayan bireyler yerine körü körüne biat eden bir toplum yaratılıyor. Kadınların “namus” kavramı üzerinden köleleştirildiği, eğitimsiz bırakıldığı bir ülkede ne beklenebilir ki?
Cehalet, insanları şiddeti çözüm olarak görmeye itiyor. Cehalet, kadını bir meta olarak görmeye devam ettikçe, cinayetler, tacizler ve tecavüzler bitmeyecek. Bu karanlık düzenin sürmesine kim göz yumuyor?
KADINLAR NEDEN YALNIZ?
Kadınlar yalnız bırakılıyor. Sistem, politikacılar, medya, hepsi bu şiddet sarmalına sessiz kalıyor. Kadınların feryatları, bir avuç insan dışında kimseyi harekete geçiremiyor. Toplumun yarısını oluşturan kadınların hayatta kalma mücadelesi, kimsenin umurunda değil mi? Bu toplum, bu devlet neden kadınlarını korumuyor?
HAYVANA ŞİDDET DE CEHALETİN BİR YANSIMASI
Kadına, çocuğa, yaşlıya uygulanan şiddetin yanı sıra hayvanlar da bu cehalet girdabının kurbanı oluyor. Sokakta yaşayan hayvanlar acımasızca dövülüyor, zehirleniyor, işkenceye maruz kalıyor. Bu vahşetin kaynağı yine aynı: Cehalet ve adaletsizlik. Bir canlının hayatını hiçe sayan bir toplumda, insan haklarının da ayaklar altına alınması kaçınılmazdır. Hayvana şiddet, toplumsal çöküşün en çarpıcı göstergelerinden biridir.
DUR DİYECEK KİMSE VAR MI?
Kadın cinayetleri, taciz olayları, hayvana ve insana yönelik artan şiddet bu ülkenin en büyük utancıdır. Bu cehalet ve adaletsizlik içinde boğulmaya devam mı edeceğiz? Güven içinde yaşayacağımız bir Türkiye hayal ürününe dönüştü. Adalet, eğitim ve toplumsal bilinç şart. Ama en önemlisi, artık bu vahşete dur diyecek bir irade gerekiyor. Ne zaman ki gerçek adalet sağlanır, cehalet yenilir, o zaman bu bataklıktan çıkabiliriz. Ama bugünkü sessizlik, bu ülkenin en büyük kaybı olacak.
Kadınlar şiddete uğramaya, susmaya mahkûm değil. Bir ülke, en zayıf bireylerini ve canlılarını koruyamıyorsa geleceğini de koruyamaz.






















