(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Suriye’nin güneyindeki Süveyda kentinde, Dürzî milislerle Bedevî aşiretler arasında varılan ateşkese rağmen çatışmalar yeniden alevlendi. Yerel kaynaklara göre, gerilim Bedevî grupların bir Dürzî gence saldırmasıyla başladı, ardından Dürzî milislerin karşılık vermesiyle çatışmalar büyüdü. Sürece Suriye güvenlik güçlerinin müdahil olmasıysa tansiyonu daha da artırdı.
ATEŞKES SAĞLANDI AMA UZUN SÜRMEDİ
Çatışmaların tırmanmasının ardından başta Türkiye, ABD, Ürdün ve Suudi Arabistan olmak üzere bazı ülkelerin diplomatik girişimleriyle taraflar arasında kısa süreli bir ateşkes sağlandı. Bu çerçevede Suriye hükümeti, güvenlik güçlerini bölgeden çekmeyi kabul etti. Ancak bu hamle gerilimi düşürmeye yetmedi. Ateşkese rağmen saldırılar devam etti, Dürzî gruplar yeniden silahlandı ve güvenliği kendi milis güçleriyle sağlamaya başladı.
SİVİLLER HEDEFTE: ÖLÜ SAYISI ARTIYOR
Reuters’ın sahadan aktardığına göre, çatışmalar sırasında sadece silahlı gruplar değil, siviller de doğrudan hedef alındı. Suriye hükümet güçlerinin bazı bölgelerde sivil halkın üzerine ateş açtığı iddia ediliyor. En az 250 kişinin yaşamını yitirdiği, onlarca yaralının hastanelere ulaştırılamadığı belirtiliyor. Cenazeler günlerce sokaklardan kaldırılamadı. Yaklaşık 2.000 ailenin bölgeyi terk etmek zorunda kaldığı bildiriliyor. İnsanî yardım faaliyetleri ise neredeyse tamamen durmuş durumda.
İSRAİL HAVA SALDIRILARIYLA SÜRECE MÜDAHİL OLDU
Süveyda’daki gelişmelere İsrail’in de müdahil olması çatışmanın boyutunu genişletti. Tel Aviv yönetimi, Dürzî toplumu koruma gerekçesiyle Suriye rejimine ait askeri hedeflere hava saldırıları düzenledi. İsrail, bu adımıyla “kırmızı çizgilerini” ortaya koyduğunu ifade ederken, saldırılar uluslararası tepkilere neden oldu. ABD, İsrail’in bu eylemlerine destek vermediğini açıkladı. Geçici Devlet Başkanı Ahmed el‑Şaraa, İsrail’in saldırılarını Suriye’yi bölmek için kasıtlı bir eylem olarak yorumladı ve Dürzî toplumunu koruma sözü verdi. El‑Şaraa, ABD, Türkiye ve Arap ülkelerinin arabuluculuğuyla sağlanan ateşkesin gerekliliğini vurgularken, İsrail’in müdahalesinin bu süreci sabote etmeye yönelik olduğunu belirtti.
SURİYE YÖNETİMİ GÜVEN VERMİYOR
Suriye Geçici Devlet Başkanı Ahmed el-Şaraa, Dürzî toplumunun korunmasının hükümet için öncelik olduğunu açıkladı. İsrail’in Süveyda’ya yönelik saldırılarının ardından yaptığı konuşmada, yabancı güçlerin Dürzî toplumunu kendi çıkarları için kullanmaya çalışmasına kesinlikle izin verilmeyeceğini vurguladı. Ayrıca, “Suriye halkı savaş korkusuna kapılmış değildir; onurumuz tehdit edilirse halkımızı savunmaya hazırdır” ifadeleriyle hükümetin kararlılığını dile getirdi. Ancak Süveyda’daki şiddet olaylarının ardından birçok Dürzî yerel halk, hükümetin tarafsızlığını yitirdiğine dair inanç besliyor. Bazı bölgelerde Suriye birliklerinin sivillere yönelik infazlar ve insan hakları ihlalleri gerçekleştirdiği öne sürülüyor; bu iddialar, devlet güçlerinin Bedevî aşiretlerin yanında konumlandığı izlenimini artırıyor. Bu durum, Dürzî topluluğunda merkezi yönetime karşı derin bir güvensizlik oluşturmuş durumda.
TÜRKİYE DİPLOMATİK ÇABALARINI SÜRDÜRÜYOR
Türkiye, Süveyda’daki şiddetin sonlandırılması için yoğun diplomatik çabalar yürüttü. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın, Suriye yönetimi ve bölgedeki aktörlerle yüksek düzeyde diyaloglar gerçekleştirdi. Reuters’ın aktardığına göre, bu görüşmeler ateşkesin sağlanmasında kilit rol oynadı. Türkiye’nin arabuluculuğu, ABD ve bazı Arap devletleriyle birlikte yürütülen diplomatik süreçlerin merkezine yerleşti. Ankara, çatışmaların çözümünün yerel aktörler arasında diyalog kurulmasıyla mümkün olduğunu vurguladı. Türkiye’nin ana hedefi, Suriye’nin toprak bütünlüğü, iç barışın yeniden tesisi ve ulus-devlet yapısının korunması olarak belirlendi. Hakan Fidan bu yaklaşım çerçevesinde, Suriye’nin yeni yönetimine destek verdiklerini açıklarken, merkezi hükümetin toplum nezdinde güvenilirlik kazanmasının önemine işaret etti. Ayrıca Bakan Fidan “Aynı zamanda istihbarat teşkilatımız aracılığıyla İsraillilere konuyla ilgili kendi görüşlerimizi ilettik, burada bir istikrarsızlık istemiyoruz” şeklinde konuştu. Suriye’nin yeni hükümetinin bölgede güvenliği sağlayacak önlemler almadan çatışmayı çözemeyeceğini de sözlerine ekledi.
KAOS RİSKİ BÜYÜYOR
Süveyda’daki çatışmalar yalnızca lokal düzeyde değil, Suriye’nin toplumsal dokusu ile bölgesel güvenlik dinamiklerini yeniden şekillendiriyor. Dürzî toplumunun korunması, hükümetin güvenilirliği ve dış aktörlerin müdahaleleri bu sürecin geleceğini belirleyecek unsurlar. Türkiye diplomatik köprü rolünü sürdürüyor, sorunun çözümü büyük ölçüde Şam yönetiminin kapsayıcı politikalar izlemesine ve yerel güveni yeniden tesis etmesine bağlı görünüyor.






















