(The Turkish Post) – Safa Kar
Skor aldatıcı… Çok zor maç oldu. Galatasaray öldü, öldü, dirildi. Tribünleri dolduran taraftar 90 dakikayı ağzı yüreğinde izledi. 90 dakikaya ne çok hikaye sığdı. Galatasaray bir maç içinde, futbolun kışını da yaşadı, baharını da… Tabelada skor 2 farkı gösteriyor. Ama o 2 gol, son 5 dakikada geldi. Tam umutlar tükenirken Osimhen çıktı sahneye…
Küme düşme hattından kurtulmanın mücadelesini veren Antalya biraz daha direnebilseydi, ‘şampiyonluk son maça’ kalabilirdi. Fenerbahçe’ye de ‘umut doğardı’. Sarı Lacivertli takım zorlanacağı düşünülen Konya deplasmanında rahat 3 puanı aldı. Konyaspor büyüklerin baş belasıydı. Fenerbahçe’ye sökmedi. Aklı fikri kupa finalindeydi.
Tüm maçlar aynı saatte başladı. Zirve ve küme düşme hattı için rakip takımların durumunu gözetmek söz konusu olabilir. Fakat Beşiktaş Trabzon karşılaşması bir gün sonraya kaydırılabilirdi. Tamam, Trabzon’un ikincilik hesabı var, bunun için kazanmak başka düşüncesi yok ki…
Gözler liderin maçındaydı. Şampiyonluğun kaderini belirleyecek maç oydu. Galatasaray kazın ayağının pahalı olduğunu Samsun’da gördü. Oynamadan kazanmak mümkün değil. Fenerbahçe derbisini kazanınca ‘iş bitti’ sandı. Okan Buruk bile oyuncu ve taraftarın şampiyon olmuş gibi kutlama yapmasından rahatsız oldu. Bunu açıkça söyledi. Önemli olan futbolcuları buna hazırlamak… Bu psikolojiden çıkarmak.
Galatasaray ‘ergen takım’ değil, son 3 yılın şampiyonu… Antalya maçına bu kadar gerin ve stresli başlamasını anlamak zor. Bir an önce öne geçmek istedi. Futbol şansı da yanında değildi. Osimhen normal zamanlarda golle sonuçlandıracağı en az üç dört pozisyonu harcadı. Aşırı motivasyon mu? Yoksa stres mi? Her ikisi de mi? Galatasaray bu… Bu psikolojiyi yönetebilmesi lazımdı.
İlk yarının uzatma dakikaları dolarken gol Antalya’dan geldi. İlk pozisyonuydu, ceza sahasına topu ilk kez gönderdi. Soner şık bir kafa vuruşuyla topu Uğurcan’ın uzanamayacağı noktadan ağlarla buluşturdu. Tam bir şoktu yaşanan. Tribünler sustu. Galatasaray’ın oyuncuları panikledi. Devre arası imdatlarına yetişti. Okan Buruk iki oyuncu değişikliğiyle başladı ligin kaderini belirleyecek son 45 dakikaya…
Lang ve Lemina oyuna hareket getirdi. Sane çok top kaybetmişti. İlkay ise sakin ve durgundu. Çok geçmeden Galatasaray’ın golü geldi. Barış Alper, Lemina’ya çıkardı, o da kaleye gönderdi. Tribünler tekrar şampiyonluk havasına girdi. Futbol şansı Antalya’nın yanındaydı. Soner ceza sahası önünden kullandığı serbest vuruşu 90’a taktı. Ve takımını tekrar öne geçirdi. Bir şok daha… Tribünler şaşkın…
Antalya’nın üstünlüğü kısa sürdü, Antalya oyuncunun ayağına müdahalesiyle Osimhen yerde kaldı. Hakem penaltı noktasını gösterdi. Osimhen en iyi bildiği şeyi yaptı, sert ve düzgün vuruşla beraberliği sağladı. Galatasaray daha temkinliydi. Şampiyonluk golü için Antalya kalesine sağlı sollu ataklar geliştirdi. 88. dakikada kale önünde oluşan pozisyonda Osimhen topa dokundu ve topu içeriye attı. VAR pozisyonu inceledi golün nizamı olduğuna karar verdi.
Antalya ilk kez çok adamla hücuma kalktı. Ve risk aldı. Uzatma dakikaları oynanıyordu. Nefesler tutulmuştu. Galatasaray’ın yedek kulübesi ayaktaydı. İcardı hiç kendisinden beklenmeyen bir çeviklikle iki oyuncuyu çalımlayarak ceza sahasına girdi ve Kaan’a ‘al da sen at’ dedi. Galatasaray çok zorlandığı maçta şampiyonluğunu ilan etti. Ligin bitimine 1 hafta kala Fenerbahçe’ye 4 puan fark attı.
Ligin son bölümü çok heyecanlı geçti. Eğer Fenerbahçe, rakibi karşısında oyun ve skor olarak geriye düşmemiş olsaydı, şampiyonluk ipini göğüslemesi işten bile değildi. Galatasaray’da düşüş vardı. Okan Buruk bir türlü takımı toparlayamadı. Çok puan kaybetti. Fenerbahçe’ye şans ve fırsat doğdu fakat değerlendiremedi.
Osimhen hem lige, hem şampiyonluğa damgasını vurdu. Okan Buruk takımın başında üst üste 4. şampiyonluğu kazandı. Fatih Terim’in rekorunu egale etti. Belki de sahaya son kez çıkan İcardi şovunu yaptı. Bize düşen de Galatasaray’ı kutlamak… Ve Avrupa’da başarılar dilemek…
























