Cumartesi, Şubat 7, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Haber Yorum

Rızanur Çakmak yazdı I Lüksün gölgesinde gazetecilik; Oh ne ala memleket!

Bugün gazeteciliğin en büyük krizi, sansürden çok itibar kaybı. Lüks yaşam görüntüleri, şatafatlı ilişkiler ve mesafesiz temaslar; mesleğin halk nezdindeki güvenini aşındırıyor. Çünkü gazeteci, yoksul olmak zorunda değil. Ama mesafeli olmak zorunda. Güçle arasındaki mesafeyi kaybeden gazeteci, haberin değil, hikâyenin bir parçası olur.

14/01/2026 07:01
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Mehmet Akif, uyuşturucu konusunda Veyis Ateş’i suçladı: O teklif etti
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
(The Turkish Post) – RIZANUR ÇAKMAK
Uzun zamandan beri aklımdaydı. Türkiye’de gazetecilik mesleği ve gazeteciler hakkında bir analiz kaleme alayım diye. Haliyle, Türk gazetecileri burunlarından kıl aldırmıyor. Ne konuda söyleyecek bir sözlerinin olması da ayrı bir eleştiri meselesi. Uzun zamandan beri Avrupa’da yaşıyorum. Ancak burada gördüğüm temel bir kriter var: O da her gazetecinin bir uzmanlık alanının olması. Kendi konusu dışında bir şey sorulduğunda, cesurca “Bilmiyorum” diyebiliyorlar. İlk karşılaştığımda yadırgamıştım. Hatta kendi kendime “Ne kadar cahiller! İnsan her sorulanı bilmez mi?” diye de iç geçirmiştim. Ondan dolayı Türkiye’deki meslek mensupları ile ilgili eleştiri yapmamız mümkün değil. Hatta onların bile mahalleleri var. Kendileri haricindeki, “öteki” görürler. Asla başka bir mahallenin adamına kapı açmazlar. Bu kadar da mutaassıp özellikleri vardır bu gazetecilerin…
Neyse çok uzattım galiba… Özellikle Habertürk eski genel yayın yönetmenleri Mehmet Akif Ersoy ve Veyis Ateş’in düzenledikleri doğum günü partilerini ve yaşadıkları villaları görünce, bir okur olarak sormamak olmazdı. Bu maddiyattın ve yaşamın kaynağı neydi? Özellikle hesap hareketlerindeki usulsüz hareketliliği incelediğimde de, kaynağı belirsiz bir girişin olduğu aşikârdı. İşte o zaman savcılara iş düşüyordu. Bu iki gazeteci özelinde, Türkiye’de gazetecilik yapıp, lüks yaşam tarzına sahip kişileri mutlaka mercek altına almaları gerekiyor. Şayet perdeyi aralarlarsa, köprünün altının hiçte temiz olmadığını herkes görecektir.
Maalesef gördüğüm kadarıyla, Türkiye’de gazetecilik uzun zamandır yalnızca haber üretme faaliyeti olmaktan çıktı. Bir statü göstergesine, hatta kimi zaman bir iktidar vitrinine dönüştü. Bu dönüşümün en çarpıcı biçimde hissedildiği alanlardan biri de, genel yayın yönetmenliği gibi mesleğin zirvesi sayılan pozisyonlar oldu.
Habertürk’te geçmişte genel yayın yönetmenliği yapmış Mehmet Akif Ersoy ve Veysi Ateş isimleri, tam da bu tartışmanın merkezine yerleşmiş figürler olarak öne çıkıyor. Tartışma, kişisel özelliklerinden çok, temsil ettikleri gazetecilik anlayışı üzerinden yürütülmeli. Gazetecilik, doğası gereği kamusal bir meslek. Geliri, itibarı ve gücü, kamu adına üstlendiği denetim işlevinden gelir. Ne var ki son yıllarda kamuoyunda sıkça sorulan bir soru var: “Bir gazeteci, yalnızca gazetecilik yaparak bu denli lüks bir yaşam sürebilir mi?” Bu soru, tek başına bir suçlama değil. Ama güçlü bir etik alarmdır bana göre.
ERSOY VE ATEŞ’İN SERMAYE ÇEVRELERİYLE İLİŞKİSİ 
Ersoy ve Ateş örneklerinde kamuoyunu rahatsız eden şey, bireysel zenginlik iddialarından çok, şeffaflık eksikliği ve mesleki mesafenin kaybolmuş görünmesi. Gazetecinin iktidara bu kadar yaklaşması, sermaye çevreleriyle bu kadar iç içe görünmesi, ister istemez şu duyguyu yaratıyor: “Bu kişi hâlâ kamu adına mı konuşuyor, yoksa gücün diliyle mi?” Buradaki temel problem, lüks yaşamın kendisi değil. Asıl problem, o lüksün hangi gazetecilik pratiğinin sonucu olduğu sorusunun cevapsız kalması. Çünkü bu ülkede yüzlerce gazeteci, aynı mesleği icra ederken yoksulluk sınırında yaşamakta. Muhabirler, editörler, yerel gazeteciler…
Hepsi aynı meslek kimliğini taşır; ama sadece bazıları sistemin ödüllendirdiği vitrin yüzlerine dönüşüyor ne yazık ki. Ersoy ve Ateş örneklerinde yaşanan travmada buradan kaynaklanıyor. Bir dönem düşük gelirle orta seviye hayat yaşayan iki gazetecinin, bir anda lüks yaşama kavuşması basit sebeplerle asla izah edemeyiz. Belli ki burada kaynağı belirsiz bir gelir var. Bunu da ortaya çıkaracak merciler, adli makamlar olmalı.
Gelir seviyesindeki dengesizlik ve aşırı kazanma durumunda gazetecilik, hakikatin değil uyumun ödüllendirildiği bir alana evriliyor. Eleştiren değil, dengeleyen; sorgulayan değil, yumuşatan; rahatsız eden değil, rahatlatan bir dil yükseliyor sonrasında. Genel yayın yönetmenliği koltuğu ise, haberciliğin vicdanı olmaktan çıkar, rejimin makyaj masasına dönüşüyor sonucunda. Kaldı ki, Ersoy ve Ateş’in yöneticilik yaptığı dönem irdelendiğinde de, bu gerçek açıkça ortaya çıkıyor. Çünkü gücün ve maddiyatın yanında durduğu için, haliyle pastadan da istifade ediyor.
VEYSİ ATEŞ VE “ARACILIK” FAALİYETİ 
Ayrıca Veysi Ateş örneğinde kamuoyuna yansıyan tartışmalar, bu dönüşümün ne kadar derinleştiğini gösteriyor. Gazetecinin “aracı”, “kolaylaştırıcı” veya “kapı açıcı” gibi rollerle anılması bile, mesleğin ne kadar savrulduğunu anlatmaya yetiyor. Ateş’in dönemin bir bakanından bazı taleplerde bulunması ve bunun karşılığında aracı olduğu bir işadamından milyonlar istemesiyse, meslek adına bir utanç olarak kayıtlarda yerini alıyor. Söz konusu işadamının, bu talepleri açıkça ifade etmesine karşı, adli makamların sessiz kalmasıysa hukuk adına büyük bir yara olarak duruyor. Mehmet Akif Ersoy örneğinde ise eleştiri, daha çok sistemle uyumlu, risksiz ve steril gazetecilik çizgisi üzerinden şekilleniyor.
KONFOR, GAZETECİLİĞİ YOK ETTİ!
Sonuçta mesele iki isimden ibaret değil. Mesele şu soruda düğümleniyor: Gazetecilik hâlâ hakikate yaklaşmanın bedelini mi ödüyor, yoksa iktidara yaklaşmanın konforunu mu yaşıyor? Bugün gazeteciliğin en büyük krizi, sansürden çok itibar kaybı. Lüks yaşam görüntüleri, şatafatlı ilişkiler ve mesafesiz temaslar; mesleğin halk nezdindeki güvenini aşındırıyor. Çünkü gazeteci, yoksul olmak zorunda değil. Ama mesafeli olmak zorunda. Güçle arasındaki mesafeyi kaybeden gazeteci, haberin değil, hikâyenin bir parçası olur. Bunun da altını çizmek durumundayım.
Etiketler: AlaGAZETECİLİKgölgesindeLüksünmemleketneOhRızanur Çakmakslider-manset
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
The Turkish Post

The Turkish Post

Önerilen Haberler

Robert Koleji yönetim kurulu üyesi, Epstein’den bağış için yardım istemiş
Dünya

Epstein belgelerine sansürsüz erişim başlıyor

Bakanlık 12 firmayı ifşa etti: Lahmacun diye neler yemişiz
Ekonomi

Türkiye genelinde lahmacun fiyatları ortalama yüzde 30 arttı

400 milyon liralık altın ve döviz toplayıp kaçan kuyumcu yakalandı
Gündem

Yargıtay mesajı delil saydı, kararı bozdu

Dünyada ilk: Ülkede nesiller boyu sigara yasağı getirildi
Gündem

Sigara yasağına parklar ve sahiller de eklenecek

Popüler Haberler

BYD elektrikli otomobilde devrim yaptı! 5 dakika şarjla 400 kilometre

“BYD’nin Manisa’daki 1 milyar dolarlık yatırımı iptal oldu” iddiası

Eşitsizlikleri giderecek 11. Yargı Paketi 50 bin hükümlüye tahliye yolunu açacak

İnfaz düzenlemesi ve “kısmi af” yolda I Aslı Güney’in haberi

Selim Bulut yazdı I Kazada yaralanan Abdurrahim Albayrak, yoğun bakımda

Selim Bulut yazdı I Kazada yaralanan Abdurrahim Albayrak, yoğun bakımda

Selim Bulut yazdı I Kayıp altınlar ünlü işadamı Abdurrahim Albayrak’ın çıktı

Selim Bulut yazdı I Kayıp altınlar ünlü işadamı Abdurrahim Albayrak’ın çıktı

Uyuşturucu soruşturmasında 6 ünlünün daha testi pozitif çıktı

Uyuşturucu soruşturmasında 6 ünlünün daha testi pozitif çıktı

Emekli polis eşini ve MHP ilçe başkanını öldürdü

Emekli polis eşini ve MHP ilçe başkanını öldürdü

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Robert Koleji yönetim kurulu üyesi, Epstein’den bağış için yardım istemiş

Epstein belgelerine sansürsüz erişim başlıyor

Bakanlık 12 firmayı ifşa etti: Lahmacun diye neler yemişiz

Türkiye genelinde lahmacun fiyatları ortalama yüzde 30 arttı

400 milyon liralık altın ve döviz toplayıp kaçan kuyumcu yakalandı

Yargıtay mesajı delil saydı, kararı bozdu

Vahap Aktaş yazdı I Duyarsızlığın kıyısında: Bir toplumun çöküşü

H. Agah Kalender yazdı I 6 Şubat’tan ders alındı mı?

Dünyada ilk: Ülkede nesiller boyu sigara yasağı getirildi

Sigara yasağına parklar ve sahiller de eklenecek

Bob Ross, parayı “öldükten sonra buldu”

Bob Ross’un 3 tablosu 1 milyon 270 bin dolara satıldı

Selim Bulut yazdı I Kayıp altınlar ünlü işadamı Abdurrahim Albayrak’ın çıktı

Selim Bulut yazdı I Kayıp altınlar ünlü işadamı Abdurrahim Albayrak’ın çıktı

Emekli polis eşini ve MHP ilçe başkanını öldürdü

Emekli polis eşini ve MHP ilçe başkanını öldürdü

Eşitsizlikleri giderecek 11. Yargı Paketi 50 bin hükümlüye tahliye yolunu açacak

İnfaz düzenlemesi ve “kısmi af” yolda I Aslı Güney’in haberi

Hastanede tedavi gören Hakan Taşıyan’la ilgili yeni açıklama

Hastanede tedavi gören Hakan Taşıyan’la ilgili yeni açıklama

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Epstein belgelerine sansürsüz erişim başlıyor
  • Türkiye genelinde lahmacun fiyatları ortalama yüzde 30 arttı
  • Yargıtay mesajı delil saydı, kararı bozdu
  • H. Agah Kalender yazdı I 6 Şubat’tan ders alındı mı?

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.