Kaliteli insan olmak; güzel konuşmak, iyi giyinmek, çok okumak, makam sahibi olmak, zengin olmak, başarılı olmak veya çevresinde insanların onu desteklemesi değildir. İnsanların gözündeki itibardan daha önemli olan, kendi vicdanındaki itibarıdır. Çünkü insanın gerçek karakteri, alkışların sustuğu ve kimsenin onu görmediği yerde ortaya çıkar.
1. Dürüsttür
Kaliteli insanın sözü ile özü birdir. Menfaati için gerçeği eğip bükmez, işine geldiğinde doğruları değiştirmez. İnsanların karşısında başka, arkasından başka konuşmaz. Çünkü bilir ki güven, kazanılması yıllar süren fakat kaybedilmesi birkaç saniye süren bir değerdir.
2. Güvenilirdir
Sözüne sadıktır. “Yaparım” dediğinde yapmaya çalışır; yapamayacaksa da baştan açıkça söyler. Emanete sahip çıkar, özel konuşmaları başkasına taşımaz. İnsanların kendisine bıraktığı sırrı, onların yokluğunda bir silaha dönüştürmez.
3. Vicdanlıdır
Her şeyi yalnızca kendi açısından değerlendirmez. “Ben olsaydım ne hissederdim?” diye düşünür. Gücü yettiği hâlde birini ezmemek, hakkı elindeyken başkasının hakkını gözetmek, kimse bilmese bile haksızlıktan uzak durmak onun karakteridir.
4. Adildir
Kendisine yakın olana başka, uzak olana başka ölçü kullanmaz. Sevmediği insanın hakkını da, sevdiği insanın hakkı kadar gözetir. Çünkü gerçek adalet, insanın işine geldiğinde değil; işine gelmediğinde de doğru olanın yanında durabilmesidir.
5. Merhametlidir
Merhameti zayıflık olarak görmez. Bir insanın düşüşüyle alay etmez, hatasını yüzüne vurup onu küçültmez. Çünkü herkesin görünmeyen bir mücadelesi olduğunu bilir. Bazen bir insanın ihtiyacı olan şey öğüt değil, sadece anlayan bir kalptir.
6. Alçak gönüllüdür.
Kendisini değerli görmekle başkalarını değersiz görmek arasındaki farkı bilir. Sahip olduğu bilgiyle, servetle, makamla veya başarıyla böbürlenmez. Gerçekten büyük insanların kendilerini ispat etmek için başkalarını küçültmeye ihtiyaç duymadığını bilir.
7. Hatasını kabul eder
Kaliteli insan kusursuz değildir; kusurunu kabul edebilecek kadar olgundur. Yanlış yaptığında bahane aramaz, suçu başkasına atmaz. “Ben hata yaptım” diyebilir. Gerektiğinde özür diler ve özrünü davranışlarıyla tamamlar.
8. Öfkesine hâkimdir
İnsanın gerçek terbiyesi, sakin olduğu zaman değil, öfkelendiği zaman belli olur. Kaliteli insan kızabilir fakat kırıp dökmemeye çalışır. Haklı olduğu hâlde karşısındakini aşağılamaz. Çünkü bir tartışmayı kazanırken bir insanı kaybetmenin her zaman zafer olmadığını bilir.
9. Başkasının başarısından rahatsız olmaz
Kıskançlık yerine takdiri, çekememezlik yerine kabullenmeyi seçer. Bir başkasının yükselmesini kendi düşüşü olarak görmez. Çünkü bilir ki başkasının ışığını söndürmek, insanın kendi karanlığını aydınlatmaz.
10. Sözünü ölçerek söyler
Her bildiğini söylemez, her duyduğunu anlatmaz, her tartışmaya girmez. Gerektiğinde susmayı bilir. Çünkü bazı sözlerin geri alınamayacağını, bazı yaraların ise özürle bile tamamen kapanmayacağını öğrenmiştir.
11. İnsanlara makamına göre değil, insanlığına göre davranır
Garsona, işçiye, yaşlıya, çocuğa, kendisine hiçbir faydası dokunmayacak bir yabancıya nasıl davrandığı; karakterinin en açık göstergelerindendir. Çünkü gerçek kalite, güçlülerin karşısında eğilmek değil, güçsüzün karşısında insanlığını koruyabilmektir.
12. Vefalıdır
İşi düştüğünde hatırlayanlardan değildir. Zor zamanında yanında olanı unutmaz. Kendisine yapılan iyiliği küçük görmez. İnsanların hayatındaki yerini, onlardan elde ettiği faydaya göre belirlemez.
13. Kendini geliştirmeye açıktır
“Ben böyleyim” diyerek hatalarının arkasına saklanmaz. Öğrenmeye, değişmeye ve olgunlaşmaya açıktır. Çünkü insanın en büyük rakibinin başkaları değil, kendi eksikleri olduğunu bilir.
14. Sınırlarını ve haddini bilir
Her konuda konuşmak zorunda olmadığını, her insanla tartışmaya girmenin gerekli olmadığını bilir. Bir meseleyi tam araştırmadan gerçekliğini teyit etmeden konuşmaz. Nerede duracağını, ne zaman konuşacağını, ne zaman susacağını bilir. Ölçü sahibi olmak, insanın hem kendisine hem çevresine verdiği saygının göstergesidir.
15. İnsanların arkasından konuşmaz
Birinin yüzüne söyleyemeyeceği sözü arkasından söylemekten kaçınır. Dedikoduyu sohbet, başkasının kusurunu konuşmayı eğlence hâline getirmez. Çünkü insanın olmadığı yerde onun onurunu koruyabilmek, gerçek karakterin sessiz imtihanlarından biridir.
16. Teşekkür etmeyi ve özür dilemeyi bilir
İyiliği hak edilmiş bir borç olarak görmez. Kendisine yapılan güzel bir davranışı fark eder ve teşekkür eder. Hata yaptığında gururunu insanlığının önüne koymaz; samimi bir özürden kaçmaz.
17. Varlığıyla güven verir
Kaliteli bir insanın yanında insan kendisini küçülmüş, ezilmiş veya değersiz hissetmez. Onunla konuşurken insan, anlaşılabileceğini hisseder. Çünkü bazı insanlar girdikleri ortama ağırlıklarını değil, huzurlarını bırakırlar.
18. Kimse görmese de doğru olanı yapar.
Belki de bütün vasıfların özeti budur. Alkış almak için iyilik yapmaz. İnsanlar görsün diye dürüst davranmaz. Menfaati olmadığı zaman da hakkaniyetli olabiliyorsa, işte o zaman karakteri gerçek anlamda sınanmış demektir.
Çünkü insanın gerçek kalitesi, gösterdiklerinden çok gizlediklerinde; söylediklerinden çok yaptıklarında; insanların önündeki hâlinden çok yalnızken verdiği kararlarda saklıdır.
İyi insan olmak bir günde kazanılan bir sıfat değildir. Her gün yeniden seçilen bir yoldur. İnsan bazen öfkesini yenerek, bazen kendisine rağmen hakkı teslim ederek, bazen özür dileyerek, bazen susarak, bazen de kendisine hiçbir faydası dokunmayacak birine iyilik ederek bu yolu yürür.
Ve insanın dünyada bırakabileceği en güzel miras belki de şudur:
Ardından makamını değil, insanlığını konuşsunlar.
Sahip olduklarını değil, dokunduğu hayatları hatırlasınlar.
“İyi ki karşıma çıkmış” dedirtecek kadar güzel bir iz bıraksın.
Çünkü hayatın sonunda insanın değeri, kaç kişiden üstün olduğu ile değil; kaç insanın hayatına iyilik, güven ve güzellik kattığıyla ölçülür.






















