Salı, Eylül 22, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Mümtaz’er Türköne yazdı I 23 yıldan geriye ne kalacak?

Ekmek, hukuk olmadan olmuyor. Hukuk ise otokrasinin dayanaklarını ortadan kaldırıyor. Böylece iktidarın çıkarları ile halkı doyuracak ekmek arasında amansız bir çelişki çözümsüz ağır bir yüke dönüşüyor. 23 yılın somut mirası olarak çökmüş bir ekonomiyi kalın kontürleriyle resmetmek yeterli.

14/04/2025 16:04
Okuma süresi: 7 dk. okuma
A A
Erdoğan 10 il belediyesinde mevcut başkanları aday göstermedi
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

186 köşe yazısı

(The Turkish Post) – MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE 

İçinden elbette iyi şeyler de çıkacak; ancak bugünün verese hesaplamalarında yekün hanesine yazılanlar boğucu, bıktırıcı bir duman tabakasının altında saklanan kötü şeyler. 23 yılın somut mirası olarak çökmüş bir ekonomiyi kalın kontürleriyle resmetmek yeterli. Ekonomik tablo bir sonuç, sebeplere indiğiniz zaman otokrasinin, ahbap-çavuş ilişkilerinin (crony kapitalism), keyfe ma yeşa işleyen otokrasinin yol açtığı adaletsiz ve hukuksuz bir Türkiye manzarası var.

Kötü bir miras.

Sonuç olarak uzun iktidar yılları ve kalıcı başarılar değil, kalacak mirası  iktidar değişim sürecini ifade eden “geçiş dönemi”nde yaşayacaklarımız belirleyecek.

19 Mart operasyonlarını bir ölçü olarak alabilirsiniz: İktidarı namuslu bir şekilde (nomos, yani yasa ile namus aynı Yunanca kelimeden gelir) teslim etmemek için başka neler yapabilirler?

Bu sorunun cevabını arayalım.

General Ekonomi

19 Mart operasyonu Napolyon’un Rusya seferine benzedi. “General Kış’a yenildim” demişti Napolyon, sonu ağır bir hezimetle biten bu savaş için. Fransız ordusunu, gerçekten de buz gibi Rus steplerinin soğuğu perişan etmişti. Bizimkiler de “general ekonomi”ye yenilmiş oldu. Hesapların hiçbiri tutmadı.

Tekrar kendi gündemlerimize dönüyoruz.

Üç temel değişkeni takip ediyoruz. Birincisi Suriye’nin tetiklediği Çözüm Süreci; ikincisi düze çıkma umutlarını kaybeden ekonomi; üçüncüsü de Trump’ın elindeki kepçe ile karıştırdığı dünyada oluşan yeni dengelerin Türkiye’yi AB’ye doğru itmesi. Üçünün elbirliği ile Saray’ı zorladığı tek istikamet var: Demokratik hukuk devletinin bütün köşe başlarını tutup bu üç alanı da hakimiyeti altına alması.

Bu üç temel değişken elbirliği ile otokrasinin altını oyuyor. Erdoğan’ın elindeki güç hızla eriyor. Bu yol tek istikamet. Geri dönüşü yok.

Koskoca bir enkaz yığını ile karşı karşıyayız.

Bu enkazın üzerine kurulup kimse tükenmiş bir güçle hükümet edemez.

Geleceğin ismi de cismi de önemli değil, iktidar değişecek.

Hangi güç?

Gözle görülecek kadar somutlaştıralım.

Erdoğan’ın elinde tuttuğu güç, İmamoğlu ve ekibini, gazetecileri, muhalifleri sabah baskınlarıyla tutuklayıp hapse atmaktan ibaret.

Başka bir gücü var mı?

İktidar dediğimiz güç pratiği alanıdır.

Erdoğan’ın gücü tutuklamalar dışında nerede kendini gösteriyor?

Çözüm Süreci ona rağmen, Bahçeli’nin zorlamaları, sevk ve idaresiyle sürüyor.

Çökmüş olan ekonomi zaten Mehmet Şimşek’e emanet, krizi sona erdirecek tek bir enstrüman bile Erdoğan’da yok. Tersine, siyasi hesaplar ve müdahaleler piyasayı boğaların koştuğu züccaciye dükkanına çevirdi. Her müdahale işleri daha da kötü hale getiriyor.

Trump’ın karıştırdığı dünyada Türkiye’nin yeri pek parlak değil. İstikbalimiz tek alternatif olarak Avrupa Birliği’ne bağlanmış durumda. Avrupa Birliği’ne yönelmek, otokrasinin vazgeçmekle mümkün. Osman Kavala, Selahattin Demirtaş yargı kararlarına rağmen içerdeyken kiminle hangi boyutta ilişki kurabilirsiniz.

Üç değişken de hukuk diyor, demokrasi diyor, temel haklar düzeni diyor.

Oluşturduğu statüko ile bu iktidarın inşa ettiği gecekondu yıkılmadan yerine düzenli bir devletin caydırıcılığını ve inandırıcılığını nasıl yerleştirebilirsiniz.

Yargı normalleşmeli

Soyut bir durum veya gizli saklı tutulan bir gerçek değil. Hukuku uygulamakla sorumlu yargı, tam tersine siyasi operasyonların aracı haline getirerek hukuk devletini ortadan kaldırıyor. Adli sistemimizde, hukuk devletinin vazgeçilmez prensiplerinin neredeyse hiçbiri işlemiyor.

Varlık sebebi yargı mensuplarının özlük haklarını, tayin ve terfilerini siyasi iktidarın etki alanı dışında tutmak olan HSK, iktidarın beğenmediği kararlar veren yargı mensuplarını hemen görevden alarak tam tersini yapıyor. Son zamanlarda iktidarın baskı politikası ile uyumlu kararlar vermeyen hakimlerin aynı gün içinde başka yerlere sürülmelerini alt alta yazıp toplamanız durumu göstermek için yeterli.

Bağımsız yargının dayandığı temel prensiplerden biri “doğal yargıç” ilkesidir. Savcı ve yargıç özel olarak belirlenmez, o anda doğal şekilde kime düşerse davaya o yargı mensubu bakar. Doğal yargıç prensibi işlemiyor; temel hakları ihlal eden yargı tasarrufları özel olarak seçilmiş sınırlı sayıdaki yargı mensubunun tekelinde bulunuyor. Özel olarak belirlenen yargı mensupları ve çıkan sipariş kararlar.

Bu durum başından sonuna kadar devlet-millet bütünlüğü için açık bir tehdit oluşturuyor. Egemen güç olarak bir devletin hakim kılması gereken adalet ve güven ikliminin yargı tasarruflarıyla zayıflatılması başlıbaşına ciddi bir beka sorunudur.

Yargı, otokrasiye bağlı, muhalefeti düşman ilan eden bir hukuku uyguluyor.

Siyasetin aracı haline gelmiş yargı tasarrufları Türkiye’yi batırıyor.

Kritik futbol karşılaşmalarına yabancı hakem getirmek gibi, Cezayir’den savcı, Hindistan’dan yargıç transfer etmenize gerek yok. Türkiye’de yargıçlar var. Şikayete konu davalar sınırlı sayıda yargıcın tekelinde. Doğal yargıç prensibi işlesin, tartışmalı dosyaların yargıçları özel talimatlarla değil doğal sisteme göre seçilsin bütün kararların bir anda değişmesi mümkün.

Saray’ın elinde kalan yegane güç, siyaseti yargı eliyle tanzim etmekten ibaret.

Peki edebiliyor mu?

19 Mart operasyonunun sonuçlarına bakılırsa edemiyor. Tam tersine iktidarı yıpratıyor, meşruiyet ve itibar kaybına uğratıyor, zevalini çabuklaştırıyor. Halk desteği görünür şekilde azalıyor.

Çözüm Süreci

Sarayın lehine iş gören tek bir dinamik bile yok. Hepsi iktidarın boyunu fersah fersah aşıp kendi hükmüne göre Türkiye’ye biçim veriyor.

Çözüm Süreci’nin Erdoğan iktidarını erozyona uğratacağını, güç kaybına yol açacağını daha işin başında söylemiştim. Nitekim Erdoğan, ortağının yani Bahçeli’nin çelik iradesine rağmen direnebildiği kadar direndi. Sürecin Erdoğan’la sınavı devam edecek; ancak sonuç değişmeyecek. Çünkü her şey her şeyle bağlantılı.

Çözüm sürecinin altında Suriye, Suriye’nin altında ABD, İngiltere ve Fransa ile mutabık kalınan bölge düzeni var. Türkiye, kendisini içerde ve dışarda çok güçlü hale getiren böyle bir fırsatı heba edemez.

Kürdüyle, Türküyle hep birlikte uyum ve karşılıklı güven içinde yürüyeceğimiz geniş bir yol uzanıyor önümüzde. Kavga etmenin hiçbir anlamı kalmadı. Bölgesel gelişmeler, tarihin biriktirdikleri, tükettiğimiz acı tecrübeler hepimizi çözüme zorluyor. Bu kadar zor bir coğrafyada 40 yılın kanlı tecrübelerinden sonra Türkler ve Kürtler olarak önümüze gelen bu altın değerindeki fırsatı kaçıramayız.

Önümüzde duran görev, bir etnik problemi çözmenin çok ötesine uzanıyor. Şikayete konu olan bütün sorunları bir hamlede geride bırakacağız ve kıvancıyla tasasıyla kaya gibi yekpare hale gelmiş bir kader birliği inşa edeceğiz. Kader birliği, başınıza gelen her şeye eşit olarak dayanmak, mutluluğu da acıyı da paylaşılmaktır. Tasada ve sevinçte, bütün duygu anaforlarında aynı tepkileri vermek, dişinizi birlikte sıkmak, aynı şeye birlikte gülmektir.

Geçmişe bir sünger çekip yeni bir başlangıç yapma fırsatı yakaladık.

Türk Kürt ayırt etmeden aynı geleceğe aynı pencereden bakıyoruz.

Devletin egemenlik yetkilerini kullananların hepsi de bizimle aynı pencereden bakmak zorunda.

Bu sorunun hal yoluna konması, saray iktidarını ayakta tutan denklemi geçersiz hale getirdi. Çözüm Süreci, geçiş sürecini hızlandırıyor.

Geçiş döneminin dengeleri

Vakit de, aktörler de, dinamikler de ve hepsinin toplamı olan istikamet de Sarayın aleyhinde. Nitekim zaman hükmünü icra ediyor ve siyaset tarafların iradelerini, yapıp ettiklerini aşarak Türkiye’yi yeni bir başlangıca, dolayısıyla iktidar değişikliğine zorluyor.

Soru son derece basit: İktidar kendi kurduğu statükoyu değiştirebilir mi?

Değiştirebilirse ömrünü uzatabilir.

Statüko dediğimiz, yerleşik çıkar düzeni. Bu düzen bir kere kurulduktan sonra kuranların boyunu aşar. İsteseler de bu statükoyu yıkıp yerine yenisini inşa edemezler. Zaten iktidar değişimini zorlayan, statükonun ömrünü tamamlamasıdır.

Mevcut statüko zamanın ruhuna aykırı.

Sadece biz değil bütün dünya, kritik bir kavşakta döneceği istikameti tayin etmeye çalışıyor. Yeni bir gökyüzünün altında yepyeni bir yeryüzü şekilleniyor.

Türkiye sağa sola ve geriye savrulmalardan kurtulup önüne bakmalı. Engebeli, tehlikeli bu yolda karşımıza çıkan fırsatlar bir daha ele geçmeyebilir.

Bütün bu sıraladıklarımı en iyi görecek, takdir edecek ve gereğini yapacak kişi olarak Erdoğan’ın realizmine güvenebileceğimizi düşünüyorum.

İki seçeneği var: görevi halefine devretmek üzere seçim kararı almak. İkincisi değişime direnmek.

Siyaset mümkün olanın sanatıdır. İkincisinin mümkün olmadığını Erdoğan görüyor olmalı.

Türkiye’nin tam çeyrek yüzyılına damgasını vurmuş Erdoğan dönemi sona eriyor. Mümkün olanları en yalın haliyle kavrayan bir politik lider, bu durumda şık bir finale hazırlanır. Bırakacağı siyasi mirasın sağını solunu düzeltir. Geride kalanlara tutunacakları sağlam kulplar bırakır.

Nesnel şartlar başka bir seçenek bırakmıyor. İş Erdoğan’ın ferasetine ve basiretine kalıyor.

Öfkenin, düşmanlığın biriktirdiği küçük hesapları, alışkanlıkları bir kenara bırakıp şu geçiş sürecini elden geldiğince en az zararla atlatmaya çalışmaktan başka şansımız yok.

“Ne kadar hukuk, o kadar ekmek.”

Bu söz, iktidarın çözemeyeceği en temel paradoks. Ekmek, hukuk olmadan olmuyor. Hukuk ise otokrasinin dayanaklarını ortadan kaldırıyor. Böylece iktidarın çıkarları ile halkı doyuracak ekmek arasında amansız bir çelişki çözümsüz ağır bir yüke dönüşüyor.

Ekmek için hukuk üzerinde yükselen yeni bir statüko ve bunu kuracak ve hukuka dayanarak var olacak yeni dalga bir iktidar gerekiyor.

Sonra.

Geriye ne kalacak?

Onu da tam olarak bugünlerde yaşayacağımız tecrübeler belirleyecek.

Etiketler: 23 yıl partiakpEKONOMİslider-manset
Paylaş378Tweet236PaylaşGönderTara
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

Önerilen Haberler

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Enver Altaylı tutuklandı
Gündem

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Enver Altaylı tutuklandı

Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti
Gündem

Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti

Muhammed Yarız’dan Rothschild bankasına 2,9 milyar lira para transferi
Gündem

Muhammed Yarız’dan Rothschild bankasına 2,9 milyar lira para transferi

Fon soruşturmasının tutuklu ismi Muhammed Yarız’ın AK Parti Gençlik Kolları geçmişi gündemde
Gündem

Fon soruşturmasının tutuklu ismi Muhammed Yarız’ın AK Parti Gençlik Kolları geçmişi gündemde

Popüler Haberler

Bahis soruşturması kulüp yöneticilerine sıçradı

Mert Eren yazdı | Eryaman Coffee Lab’a narkotik baskını: 20 gözaltı

Mert Eren yazdı I Karel Elektronik, pazartesi günü 180 kişiyle yollarını ayıracak

Mert Eren yazdı I Karel Elektronik, pazartesi günü 180 kişiyle yollarını ayıracak

Pusula Portföy’de kritik KAP açıklaması: Bazı fonlarda yatırımcı ödemeleri yapılamadı

Pusula Portföy’de kritik KAP açıklaması: Bazı fonlarda yatırımcı ödemeleri yapılamadı

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm

Pusula’nın ardından Tera Portföy’de de alarm

Haftanın en gollü maçı Konya’da: Konyaspor 23-0 yendi

Haftanın en gollü maçı Konya’da: Konyaspor 23-0 yendi

Süleymancıların lideri Alihan Kuriş tutuklandı

‘Süleymancılar’a yeni operasyon: 29 gözaltı, 23 şirkete kayyum!

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Enver Altaylı tutuklandı

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Enver Altaylı tutuklandı

Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti

Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti

Muhammed Yarız’dan Rothschild bankasına 2,9 milyar lira para transferi

Muhammed Yarız’dan Rothschild bankasına 2,9 milyar lira para transferi

Fon soruşturmasının tutuklu ismi Muhammed Yarız’ın AK Parti Gençlik Kolları geçmişi gündemde

Fon soruşturmasının tutuklu ismi Muhammed Yarız’ın AK Parti Gençlik Kolları geçmişi gündemde

Galatasaray’ın Avrupa’da zafer gecesi: Osimhen şov

Osimhen’in sahalara dönüş tarihi belli oldu

‘Borsa İstanbul’ operasyonu! Manipülatif işlem yapan 15 kişiye gözaltı

Fon soruşturmasında KTLEV, Destek Holding ve Hedef Holding hisseleri için 14 gözaltı

Haftanın en gollü maçı Konya’da: Konyaspor 23-0 yendi

Haftanın en gollü maçı Konya’da: Konyaspor 23-0 yendi

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Müge Anlı’ya Katılımevim göndermesi

Müge Anlı’ya Katılımevim göndermesi

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

14,5 milyon dolarlık süper yatı olduğu ortaya çıktı

14,5 milyon dolarlık süper yatı olduğu ortaya çıktı

HSK’nın görevden uzaklaştırdığı savcı Uçuk hakkında gözaltı talimatı verildi

HSK, başka bir dosyaya müdahale eden savcıyı meslekten çıkardı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Enver Altaylı tutuklandı
  • Saffet Sancaklı’nın eski koruması not bırakıp intihar etti
  • Muhammed Yarız’dan Rothschild bankasına 2,9 milyar lira para transferi
  • Fon soruşturmasının tutuklu ismi Muhammed Yarız’ın AK Parti Gençlik Kolları geçmişi gündemde

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.