(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Trabzonspor, ne yazık ki ciddi bir yönetim zafiyeti içinde. Bunu da nereden çıkarıyorum biliyor musunuz? En son İspanyol oyuncu Saul Niguez arasında yapılan transfer görüşmesinde yaşadığı fiyaskodan dolayı. Sitemizin hukukçu yazarı Aslı Güney, bu görüşmenin hukuki bütün ayrıntılarını ele aldı. Islak imzayla yapılan bir mutabakattan dönüşün olmadığına dikkat çekti. Hatta FIFA’nın ilgili tüzüğünü kaynak göstererek, taraflardan birinin cayması halinde, hem maddi hem de manevi tazminata hükmedileceğine dikkat çekti. Trabzonspor adına en üzücü olansa, aynı oyuncunun bir gün sonra Brezilya takımına imza atmış olmasıydı. Bu ayıp bile yönetime ve transfer sürecini yöneten kişilere yeter de artar bile!
Yaşanan fiyasko, bir Türk takımı için utanç vesilesi olurken, yöneticilerinin dün yaptıkları açıklamaları dinlediğimde bir taraftar olmaktan utandım. Bu takım, Trabzonspor ruhu taşıyan herkese ait. Bugün yönetimde Ertuğrul Doğan Başkan ve arkadaşları olabilir. Onların da bu ruha zarar verebilecek bütün adımlardan uzak durması gerekmez mi? Şunun altını çizmem gerekir ki, Ertuğrul Doğan, iyi bir işadamı ve iyi bir insan olabilir. Bunla ilgili bir yorum yapmama gerek yok zaten. Ancak kendisi Trabzonspor’u yönetemiyor. Bunu artık görmesi gerekiyor. Şayet büyük bir takımı yönetmek istiyorsa, bazı stratejik adımları da atması gerekiyor. Bütün taraftarlar takımın şampiyon olduğu dönemde, gayretinden dolayı kendisini ayakta alkışladı. Ancak Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun istifa sürecinde yaşanan bazı tatsız vakalar ona ve yönetimine zarar verdi. Artık Başkan Doğan’ın önünde iki yol var. Birinci, takımı ve transfer sürecini profesyonel bir ekibe bırakacak. Yani çevresindeki bazı kişileri transfer sürecinden uzak tutacak. İkinci bir yolsa, özellikle ligin bitmesinin ardından verdiği hiçbir sözü yeri getiremedi. Bundan dolayı da gemiyi güvenli bir şekilde limana yanaştırmasıdır. Evet, hep söylerim… Başkan Doğan iyi bir ikinci adamdır. Ancak futbol yönetiminde hiçbir zaman birinci adam olamamıştır. Son dönemdeki icraatlarıyla da bunu göstermiştir.
Gelelim neden böyle düşündüğüme… Evet, transfer dönemlerinde bazı oyuncuları çok istersiniz… Ancak bazı sebeplerden dolayı oyuncuyu alamayabilirsiniz. Bu da normaldir. Kimse sizi yadırgamaz. Ancak bir yönetici çıkıp, “İspanyol oyuncu Saul Niguez ile 4 yıllık ıslak imzayla protokol yaptık” açıklamasından, bir gün sonra oyuncu vazgeçti şeklinde demeç verdiğinde de Başkan hemen hesabını sormalıydı. Şayet ortada resmi bir sözleşme olsaydı, o oyuncu kolundan tutup Trabzon’a indirilirdi. Olmadığı içinde, Saul Niguez bir gün sonra Brezilya’ya indi.
“BELLİ Kİ, ORTADA RESMİ BİR KONTRAT YOK”
Durum bu kadar trajikken, transfer sürecini yöneten Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas,“Saul Niguez adına buraya gelmemesi onun için üzücü. Moral bozukluğu bizde olmadı çünkü o bir alternatifti. Oyuncu Trabzon’a gelmeyi istedi ama son anda transfer olmayı istemediğini söyledi. 3-4 alternatiften birisiydi. Bence burada kaybeden kendisidir.” değerlendirmesinde bulundu. Şunu net olarak ifade edeyim ki, aynı skandal Fenerbahçe ve Galatasaray’da olsaydı, Başkan Ali Koç ile Dursun Özbek, süreci yöneten kişiyi anında kapının önüne koyardı. Maalesef Zeyyat Kafkas’ın futboldan anladığı ve transfer sürecini yönetecek özellikle olmadığının altını çizmem gerekiyor. Eski Teknik Direktör Abdullah Avcı ile birlikte yürüttükleri transfer çalışmaları ve kadroya kattıkları oyuncuların yetersizliğine baktığınızda, ne demek istediğimi anlarsınız. Açıklamaya bakar mısınız Allah aşkına: “Moral bozukluğu bizde olmadı çünkü o bir alternatifti.” Onda olmamış olabilir … ancak taraftarda ciddi bir güven sorunu oluştu. Başkan Doğan’ın iki gün diye söz verdiği transferleri bir aydır yapamaması, kadroya yeterli kalitede takviye desteği sağlamaması ona olan güveni artık bitirdi. Birkaç gündür sosyal medyaya ciddi bir tepkiye maruz kaldığı açık. Ancak Başkan Doğan ve ekibinin umurunda olduğu kanaatinde değilim. Ama bugün İran takımı ile yaptığı maçı izlediğimde, bu takımın Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe ile mücadele etmesinin imkansız olduğuna bir kez daha inandım. Bari taraftarı dikkate almıyorsunuz… Fatih Tekke hocanın emeğine saygı gösterin… İki kamp dönemi bitti. Ancak söz verilen hiçbir oyuncu kadroya dahil edilemedi.
“ZEYYAT KAFKAS GÖREVDEN ALINMALI”
Başkan Doğan’ın yerinden olsam… Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas’ı hemen görevden alırım. Çünkü Kafkas’a yönelik taraftarda ciddi bir antipati oluştu. Özellikle İspanyol Saul Niguez’in transfer sürecinde, yalan söylendiğinin, ortada hiçbir yazılı evrakın olmadığının herkes farkında. Şayet ortada Kafkas ve menajerlerin imzaladığı resmi bir evrak varsa, takımın hukukçuları hemen FİFA’nın kapısını çalmalı. Şayet Saul Niguez, Trabzonspor’da oynamayacaksa, başka takımda da oynamamalı. Hukuk ve prosedür bunu gerektirir. Zeyyat Kafkas’ın birkaç cümlesiyle geçiştirilemeyecek kadar ciddi bir aşağılamayla karşı karşıyayız. Kendinizi düşünmüyorsanız, bu takıma gönül vermiş milyonları düşünün…
Son sözüm yine Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas’a… Şayet yaşanan transfer sürecinde ortada resmi bir evrak yoksa acilen, bu takımın yönetiminden istifa etmelisiniz. Eğer ki, elinizde kapı gibi kontratınız varsa acilen kamuoyuna açıklamalısınız. Yoksa “Avrupa’da isim yapmış çok önemli 2 tane daha orta saha ile görüşüyoruz, ciddi de yol kat ettik. Bir kaç gün içerisinde çözeceğimizi düşünüyorum.” sözleri de sizi kurtarmaz. Çünkü iki dediğiniz günün üzerinden bir ay geçti. Kadroya hiçbir kaliteli takviye olmadı.
Bence siz, transfer sürecinden uzak mı kalsanız?
Sayın Ertuğrul Doğan başkan siz ne düşünürsünüz?
Çünkü Sayın Kafkas’ın son fiyaskosu size yazacak, bilginiz olsun…






















