(The Turkish Post) – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. İddianamede zincirleme şekilde ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan İmamoğlu’nun 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.
İmamoğlu, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya, ‘yolsuzluk’ soruşturmasından tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu ile tarafların avukatları hazır bulundu. Mahkeme, davayı erteleme kararı aldı. Sonraki duruşma 16 Şubat’ta görülecek. İdari Mahkemesi’nin kararı beklenecek.
Duruşmada savunma yapan sanık Ekrem İmamoğlu, davanın bir kara leke olduğunu öne sürerek, “19 yaşındaki Ekrem’i yargılıyorlar. Bu sürülen kara leke için, nerede olursam olayım hesap soracağım. Burada bulunmamın nedeni, milletimin bana verdiği Cumhurbaşkanı adaylığı görevimdir. Bu dava, diploma davası değil, Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığını engelleme davasıdır. Bunları milletimizle beraber aşacağız. Ben her türlü zorluğu, her türlü olayı aştım. Ben kendimi dünyanın en korkusuz insanı olarak görüyorum. Bir kişiye 35 yıl sonra, bir kişi istedi diye dava açıldı. Hiçbir iddia somut bir belgeye dayandırılamıyor. Bu iddianamenin düzenlemesi, Türk milletinin yüz karasıdır” dedi.
Duruşma Hakimi, Ekrem İmamoğlu’na “Girne Üniversitesi’nden, İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçiş yapmak için yazdığınız dilekçede, maddi durumunuz yeterli olmadığını yazmışsınız. O dönem maddi durumunuz yeterli değil miydi?” şeklinde soru yönetti. İmamoğlu ise cevaben, “Bu absürt dosyada bir tek bu mu dikkatinizi çekti, bu davada her türlü absürtlük vardır. Tek bir evrak bile sahte değildir, hepsi tek tek gerçektir. O dönem bir öğrenci olarak İstanbul’a gelmek istiyordum. Bu nedenle böyle bir yazı yazdım. Sadece ben değil, benden önce binlerce insanın başvurduğunu görüp, onlar sayesinde başvurdum. Bu geçiş imkanı gazetede yayınlandı. O ilanı gördüm, ben 21 ders içerisinde tek derste kaldım, o dersi vermek için bir sene okulumu uzattım. O dersi de verdikten sonra okulumu bitirip mezun oldum ve diplomamı aldım. Babam inşaat mühendisi olmamı istiyordu, ben Girne’de işletme bölümüne yazıldım ancak fikrimi değiştirdim ve İstanbul Üniversitesine geçiş için işlemlerimi başlattım. Bu davanın muhatabı ben değilim, bana bu evrakları bu şekilde düzenleyen memurlardır. Ben, bir okul okudum ve diplomamı aldım. Hiçbir evrakı ben düzenlemedim. Ben, okulun düzenlediği evrakı aldım. Bu davadan beraat edeceğime inanıyorum. Bu olayların faturası bana değil, 19 yaşındaki Ekrem’e kesiliyor. Bu davada KKTC’nin verdiği karar yok sayıldı. Bu rezalettir. Askerlik belgemi ve doğum belgemi de iptal edin, Allah’tan annem ile babam burada” şeklinde konuştu.
Görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, İstanbul 5’inci İdare Mahkemesi’nde, diploma iptaline ilişkin görülen davanın sonuçlanmasının beklenmesine ve diğer eksik hususların giderilmesini talep etti.






















