(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Erdoğan 18 yıl sonra CHP Genel Merkezi’nde… 40 gün önce AK Parti’de gerçekleşen ilk buluşmanın iade-i ziyareti. Görüşmeyi ‘tarihi’ diye nitelemek için rakamlar bile kâfi. 18 yıl önceki ziyaret de aslında ‘yeni bina’ içindi. O dönem CHP’nin başında Deniz Baykal vardı. Erdoğan da cumhurbaşkanı değil, başbakandı. Köprünün altından o kadar sular aktı ki hem Baykal hem de başbakanlık makamı rahmetli oldu. Ziyaretin siyasi anlamı ve önemi bu kadar yüksek değildi.
İktidar ve ana muhalefet partilerinin liderleri bir araya geliyorsa gözler o buluşmaya çevrilir. Bu doğal. Nitekim çevrildi de. Başlı başına buluşmanın kendisi tarihi önemde.
Erdoğan’ı Özgür Özel, diplomat kökenli siyasetçi Namık Tan’la birlikte kapıda karşıladı. Arka fonda yer alan Atatürk’ün gözleri önünde birlikte basın mensuplarına poz verdiler. Sempatik ve insani görüntüydü. Elbette böyle olmalı ama bizde siyaset her zaman sert zeminde yürür. İki buçuk 3 ay önce her iki lider seçim meydanlarında birbirleri hakkında söylenmedik söz bırakmadı. ‘Özgür Efendi’ dediği Özel’in yönetimindeki CHP’nin Kandil’le iş birliği yaptığını ileri sürdü. Bu fotoğraf nasıl insani ve sempatik görünmesin.
40 gün önceki görüşmeye ‘boş koltuk’ damgasını vurmuştu. Bir koltuğun boş olduğu görüntü zirvenin önüne geçmişti. AK Parti, boş koltuğun bir mesaj içermediğini, başka görüşmelerde de benzer oturma ve koltuk düzeninin olduğunu söyleyerek gerilimi düşürdü. CHP de ‘rahatsızlığımızı ilettik’ demekle yetindi. Boş koltuk bir krize dönüşmedi. Koltuk meselesi o kadar önemli ki birkaç gündür CHP’deki olası oturma düzeni hakkında haberler yapılıyor. İddiaya göre Özel, eski Cumhurbaşkanı Sezer’den görüş almış. Namık Tan’ın görüşmelere katılmasının perde arkasında Sezer var.
İlk görüşme bazı sonuçlar doğurdu. Siyasette yeni bir dönem başlattığı bile söylenebilir. Erdoğan ‘yumuşama’, Özel ‘normalleşme’ dedi. 28 Şubat’ın hasta ve yaşlı paşalarından Çetin Doğan ve arkadaşları serbest bırakıldı. Kuşkusuz bu CHP’ye bir jestti. Zirvenin somut sonuçlarından biriydi. Erdoğan’ın yetkisini kullanması için Özel’in ‘ricacı olması’ gerekiyor mu? Elbette hayır… Erdoğan, Çetin Doğan’ı diğer 28 Şubatçılardan ayırdı.
Bu kez oturma düzeninde sorun yok. Koltukların hepsi dolu. Özel ile Erdoğan sandalyelere aynı konumda oturdu. Özel ‘ev sahibi’ olmanın avantajını kullandı, Erdoğan’ı sağına aldı. Sağ sol meselesiyle protokolün biraz dışına çıkıldı. Erdoğan sorun yapsaydı yeni bir koltuk krizi yaşanabilirdi. Görüşme sırasında gezi fotoğrafının görüntüsü dikkatlerden kaçmadı. Belli ki Özel ‘görüşmeye o fotoğrafın gölgesi düşsün’ istedi. Erdoğan’ın ekibi rahatsız olmuş olmalı ki görüntüyü servis ederken gezi fotoğrafını kadrajdan çıkardı. Bu kez sorun koltuk da değil fotoğrafta patladı.
Acaba ikinci zirve ne sonuç doğuracak? CHP’nin dosyası çok kabarık… Özel’in ajandasında emekli maaşlarından, çay ve buğday fiyatlarına kadar bir dizi madde var. Ama ilk akla gelen Osman Kavala, Can Atalay gibi gezi mahkumları… Erdoğan – Özel buluşması Kavala ve arkadaşlarına kapıları açar mı? Bu yönde ‘beklentiler’ oluştu. Erdoğan’a ‘Kavala dosyasının’ anlatıldığını ileri süren bile oldu. Sanki Erdoğan, Kavala dosyasını bilmiyor? En iyi bildiği dosyalardan biri. Kavala ve arkadaşları üzerine o kadar çok konuşma yaptı ki…
Teleferik kazası kapsamında tutuklanan CHP’li Kepez Belediye Başkanı görüşmenin hemen öncesinde tahliye edildi. Keşke ‘ne alakası var?’ diyebilsek. Hukuk ayrı, siyaset ayrı. Tahliye kararını ziyaretle ilişkilendirenler haksız değil. Muhtemelen Özel’in taleplerinden biri olacaktı. Çünkü tutuklamanın haksız ve hukuksuz olduğu yönünde CHP yönetimi tavır sergiledi. O madde düştü. CHP’ye bir jest daha…
CHP Genel Merkezi’ndeki görüşme yaklaşık 1,5 saat sürdü. İlkine göre biraz kısa ama bu süre olağanın üstünde. Şimdi gözler iade-i ziyaret kapsamını fersah fersah aşan buluşmanın somut sonuçlarında…





















