(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Yargı Özgür Özel’in seçildiği kurultayı yok saydı. ‘Mutlak butlan’ kavramını Türk siyasetine girdi. Bundan önce örneği yok. Bir ilk yaşandı. Karar bayram tatilinin öncesine denk geldi. Aslında sürpriz değil, ‘geliyorum’ diyen bir tehlikeydi. Kemal Kılıçdaroğlu pusuda bekliyordu. AK Parti’den Şamil Tayyar “Karar verildi, ama ertelendi” dedi. Mahkeme CHP’nin avukatlarına “Henüz müzakere etmedik” yanıtını verdi.
Ankara’da herkes bayram hazırlığı yaparken mahkeme ikindi üzeri kararını UYAP’a yükledi. Ve bir anda siyaset alt üst oldu. Gündem değişti. Özgür Özel programlarını iptal etti. Genel Merkez’de olağanüstü hareketlilik yaşandı. Partililer CHP’nin önünde toplandı. Kemal Kılıçdaroğlu yargı kararını kabullendi. Bir gün öncesinden paylaştığı görüntülü mesajda ‘göreve hazır olduğunu’ duyurmuştu. CHP iki parçaya bölündü.
Özel ve arkadaşlarının CHP Genel Merkezi’nden ayrılmaya niyeti yok. “Partiyi bırakmayacağız” dedi. Direniş mesajı verdi. Bir grup milletvekili ise Kılıçdaroğlu’nun etrafında kümelendi. Sayıları 20’inin üzerinde… 50’ye yaklaşacağını söyleyen de var. Resmen CHP iki parça… Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Merkezi’ne gitmesi zor. Duvarlardan posterleri indirildi, ayaklar altında çiğnendi. Polis desteğiyle gireceğini sanmam.
Neresinden bakılırsa bakılsın ağır bir karar… Siyasi boyutu olduğu su götürmez. Konunu kendisi siyasi… Kararın şekillenmesinde bazı siyasi saiklerin söz konusu olduğu kanaati sokaktaki vatandaşa kadar yaygın… Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptalıyla başlayan sürecin geldiği yer burası… İmamoğlu ve Özel partiye egemen olan ikiliydi. Özel, İmamoğlu’nu bırakmadı. Cumhurbaşkanı adaylığında direndi. Farklı alternatiflere kapıyı kapattı. Adalet Bakanı Akın Gürlek kavgaya tutuştu.
‘Mutlak butlan’ kararı bütün bu olayların üzerine geldi. Gürlek meselenin ‘CHP’nin iç sorunundan’ kaynaklandığını söyledi. ‘Demokrasi ve hukuka’ vurgu yaptı. İçeride problem olduğu açık… Davaya müdahil olan CHP’liler var. Hatay eski Belediye Başkanı Lütfi Savaş onlardan biri… Özgür Özel’in CHP’sinde makam ve mevkilerin uzağına düşen isimler ‘küskünler grubu’ oluşturdu. Onların büyük çoğunluğu Kılıçdaroğlu’nun yanında…
Kılıçdaroğlu’nun yönetiminde olup da Özel’le yola devam eden bir grupta var. Onların takınacağı tavır önemli… Eski yönetim göreve tekrar dönecek çünkü. Mansur Yavaş’ın yaklaşımı ilginç… Ortada bir yerde duruyor. Karar sonrası yaptığı açıklama iki tarafa göz kırpan cinsten… Hemen yeni kurultay çağrısı yaptı. Kılıçdaroğlu’nun hedefi de bu… Genel başkanlığa aday olmayacağı yönünde bilgiler var. Peki kimi öne çıkaracak? Özgür Özel aslında Kılıçdaroğlu’nun gözdelerinden biriydi. İmamoğlu da öyle… O köprünün altından çok sular aktı.
Özgür Özel ve arkadaşları ne yapacak? Hukuki yolları kullanacakları kesin… Ama bir netice almaları zor. Hatta imkansız gibi bir şey… Özel’in belirlediği parti avukatlarını Kılıçdaroğlu yönetimi azletti. Butlan kararından dönüş olmaz. Özel’in yeni parti kuracağı çok konuşuldu. Kendisine bu soru sorulduğunda “Hayır… Öyle bir niyetimiz yok…” dedi. İçini düştüğü durumdan nasıl çıkacağını da söylemedi. Bir siyasi strateji ve eylem planı var mı? Somut adım ne olacak?
Özel sıcağı sıcağına sosyal medyadan verdiği mesajda “Ben size gül bahçeleri vaat etmiyorum. Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vaat ediyorum. Ben size onur, ben size haysiyet ve cesaret vaat ediyorum…” dedi.
Cümleler güzel, ifadeler iyi… Fakat bir ‘eylem planı’ nedir? Buradan nasıl çıkacak? Kemal Kılıçdaroğlu’nun telefonunu cevapsız bıraktığını kendisi söyledi. Yani bir işbirliği söz konusu değil. Görevi kabul etmesini kendisine ve partiye ‘ihanet’ olarak değerlendirdiği ortada. Kılıçdaroğlu el uzatsa da elinin havada kalacağını söylemek mümkün. Konu biraz soğuduğunda işler değişir mi? Daha gerçekçi yol haritaları ortaya çıkar mı? Mansur Yavaş bir uzlaşma formülü olabilir mi?
Kaos ortamı bir baskın seçim doğurur mu? AK Parti CHP hazır iki parçaya bölünmüşken ‘haydi seçime’ der mi? Bu yönde beklenti içinde olanlar var. İmamoğlu’nun Silivri’de, Özel’in boşta olduğu bir dönemde AK Parti açısından seçimi kazanmak kağıt üzerinde kolay görülebilir. Fakat bu yaşananların seçmende ters etkiye neden olması da mümkün. Sonuçta bu da siyasete bir müdahale… Toplumun bu tip müdahalelere sıcak bakmadı örneklerle sabit. AK Parti içinde ‘mutlak butlan’ kararına karşı çıkanlar isimler vardı. Ve gerekçeleri de AK Parti aleyhine sonuç doğurma olasılığıydı.
‘Mutlak butlan’ ülkenin demokrasi sicili açısından sağlıklı olmadı. Her ne kadar AK Parti sürecin dışında olduğunu söylese de ‘kararın etkileri’ onun hanesine yazılacak. Demokrasi notu kırık olacak. AK Parti yönetiminin ağırlıklı düşüncesi seçimi kazanmak… O yolun taşları döşeniyor. Siyasetin çok sıcak bir yaza gireceği belli oldu. CHP ile başladı. Yeni Anayasa ve çözüm süreci hamlelerin bayram sonrasının sıcak gündemi olmaya aday… Siyaset her türlü olağan ve sürpriz gelişmeye gebe…






















