(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Seçim zamanında mı? Bu soruya daha önce de sormuş olmalıyım. Sık sık gündeme geliyor çünkü. Yoksa seçime falan takmış değilim. Seçimin zamanlaması niye önemli? Erdoğan’ın tekrar aday olabilmesi için iki seçenek söz konusu… İlki anayasa değişikliği, diğeri erken seçim… Erdoğan’ın önünü açacak şekilde anayasayı değiştirmek kolay değil. Her ne kadar AK Parti sözcüleri ‘yeni anayasaya hava gibi su gibi ihtiyaç olduğunu’ söylese de şu ana kadar herhangi bir adım atılamadı.
Çözüm sürecinin bir parçası olarak DEM’le birlikte ‘yeni anayasa’ gündeme gelir mi? Mümkün… AK Parti salı gününü bekliyor sanki… İmralı ve DEM’in ısrarla istediği yasal taleplere henüz bir karşılık vermiş değil. DEM’in desteğini almadan anayasa değişikliği imkansız gibi bir şey… Karşılığında DEM ne isteyecek? Az çok belli… Öcalan’ın öncelikli talebi ‘statü’… Sonra siyaset yapacağı zemin… Erdoğan’ın adaylığının karşısına ne konacak? Ve bu toplumda nasıl karşılanacak? Bunlar ciddi sorular…?
‘Erken seçim’ en güçlü seçenek… 2027’inin sonbaharı zikrediliyordu. Bir çok isim bu yönde görüş bildirdi. Çok erken sayılmaz ama yine de adı ‘erken seçim’ olur. Erdoğan’ın adaylığının önündeki engel de kalkar. Hani Anayasa’ya göre ikiden fazla aday olamazdı? Farklı hukuki içtihatlar devreye giriyor. Son sözü söyleyecek olan da YSK… Oradan Erdoğan’ın adaylığına ‘hayır’ demesi beklenemez.
Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı Mehmet Uçum yeni bir tarih ortaya attı. “Ülkenin Erdoğan’a ihtiyacı var” dedikten sonra “Seçimler 16 Nisan’da yapılsın… Erdoğan son kez aday olsun” dedi. 3 haftalık önceleme erken seçim sayılır mı? Bahçeli “Saat farkı bile yok” dedi. Yani bu bir erken seçim olarak görülemez. En azından 6 aylık bir zaman dilimi olması gerekmez mi? ‘Ben yaptım oldu’ olamaz mı? Olmaz mı? İktidar nice olmazı olur hale getirdi.
16 Nisan Uçum’un kendi görüşü mü yoksa içinde bulunduğu çevrede bu yönde zihin eksersizleri mi yapılıyor? O çevre AK Parti değil. Beştepe ve Erdoğan olarak anlamak lazım. Uçum partiye yakın bir isim değil. Erdoğan’a ne kadar yakın tartışılır? Zaman zaman parti yöneticilerine parmak salladı, ayar vermeye kalktı, Erdoğan tarafından uyarıldığı yönünde bir bilgiye rastlanmadı. Konumunu ve makamını korudu. Konuşmaya, yazmaya da devam etti. Erdoğan mesajını parti dururken Mehmet Uçum üzerinden verir mi? Pek sanmıyorum.
Yine de Uçum’un önerisi epey tartışıldı. Seçim konusu çok hassas… Bütün partilerin önceliği… Baskın seçim bekleyen partilerin varlığı da malum… Siyasi hesap ve stratejilerini baskın veya erken seçime göre yapanlar var. CHP’de bile bu seçenek ihtimal dışı kabul edilmiyor. Özgür Özel ve arkadaşlarının yeni parti kurma çalışması ve mevcut partilerle dirsek temasının nedeni bu. Olası bir baskın seçime karşı her daim hazır olmak.
Bu arada MHP lideri Bahçeli öteden beri ‘seçimlerin zamanında yapılmasında’ ısrarcı… Bahçeli erken seçimlerin mimarı olan bir isim. Yine kendisinden bir erken seçim çıkışı bekleyen çok. O bu beklentilerin etkisiyle olsa gerek her fırsatta ‘erken seçim yok’ demekten geri durmuyor. Grup toplantısı çıkışı gazetecilere “Seçimler zamanında” dedi. Erken seçime kapıları bir daha kapattı.
Peki seçimler zamanındaysa Erdoğan’ın tekrar adaylığı nasıl olacak? Anayasa değişikliği tek seçenek mi? MHP erken seçim manevrasıyla Erdoğan’ın adaylığına karşı mı? Öteden beri benim zihnimi kurcalayan bir soru bu… Henüz cevabını bulabilmiş değilim. Bahçeli’nin, Erdoğan’ın adaylığına itirazı yok. ‘Nasıl olacağı’ konusunda sorun var gibi. ‘Acaba’ diyorum Bahçeli’nin MHP’si yeni bir seçim oyunu mu peşinde? Bahçeli’nin dilinin altında bir bakla mı var? Cevabı bende yok… Sadece sorusu var…





















