(The Turkish Post) – Gazze’de günlük yaşam giderek daha da zorlaşıyor. Gazzeliler bir ayı aşkın süredir, insani yardıma ulaşamıyor. Birleşmiş Milletler’in (BM) insani yardım ofisi OCHA yaptığı açıklamada, çatışmaların başlamasından bu yana geçen 18 ay içinde muhtemelen en kötü durumun yaşandığı uyarısında bulundu. 2 Mart’tan bu yana İsrail’in abluka uyguladığı ve Hamas’a karşı askeri harekatı yeniden başlattığı bölgeye gıda, su, ilaç ya da ticari ürün girişi yapılamıyor.
MUHAMMED EVİNE DÖNDÜ AMA YİNE YERİNDEN EDİLDİ
Hamas ile İsrail arasında sağlanan ateşkes, Gazze sakinlerinden Muhammed’in dört kez yerinden edildikten sonra ailesinin yaşadığı yere geri dönmesini sağladı. Muhammed, İsrail’in Şubat ayında yeniden açtığı Netzarim koridoru boyunca kuzeye doğru uzun bir yolculuk yapan yarım milyondan fazla Filistinliden biriydi.
Muhammed geri döndüğünde evinin tamamen yıkılmış olduğunu gördü ama ailesinin başını sokacak bir çatısı olduğu için minnettardı.
O dönemde Euronews’e verdiği demeçte, “Bir mucizeyle yaşıyoruz ve her şeyi riske atıyoruz. Kendimi, ailemi, kız kardeşimin çocuklarını riske atıyoruz, sadece kışın zorluklarından korunmak için” demişti.
Ancak ateşkesin çökmesinden bir ay sonra tekrar yerinden edildiğini ve ailesinin şu anda bir çadırda yaşadığını söylüyor.
İSRAİL ORDUSU SİVİLLERİN EVLERİNİ VURUYOR
Tel Aviv’deki Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü, “çatı vurma” uygulamasını İsrail ordusu tarafından “askeri hedef olarak tanımlanan bir binada sivillerin bulunmasından endişe duyulduğunda kullanılan” bir uygulama olarak tanımlıyor.
Daha büyük bir saldırı gerçekleştirmeden önce sivilleri tahliye etmeleri için uyarmak amacıyla bir binanın çatısına gürültü çıkaran küçük bir füze fırlatılıyor.
İsrail bu taktiği 2008’deki ilk Gazze savaşından beri kullanıyor ve çatı vurmanın sivillerin zarar görmesini önlemek için meşru bir uyarı yöntemi olduğunu söylüyor. Ancak bu yöntemi eleştirenler, sivillerin mülklerine ve geçim kaynaklarına orantısız bir şekilde zarar verdiğini söylüyor. Uluslararası Af Örgütü, 2014 yılından bu yana bu taktiğe karşı çıkıyor ve sivil altyapıyı yok etmek için çoğu zaman askeri bir gerekçe olmadığını söylüyor.
Ateşkes sırasında geri döndüğünde evinden geriye kalanların şimdi tamamen yıkıldığını söyleyen Muhammed, “Eğer bu savaş biterse, (yaşayacak) hiçbir yerim kalmayacak,” dedi.
7 KİŞİLİK AİLEYE GÜNDE 1 KİLO PİRİNÇ
Ablukadan bu yana gıda ve ilaç fiyatları hızla artmış durumda ve Muhammed kendisini, annesini, kız kardeşini ve dört çocuğunu beslemek için günde yaklaşık bir kilo pirinç alabildiğini söylüyor.
UNICEF, “yetersiz beslenme, hastalık ve diğer önlenebilir durumların artmasının beklendiği ve bunun da önlenebilir çocuk ölümleri riskini arttırdığı” uyarısında bulundu.
UNICEF, sadece 400 çocuk için sınırlı miktarda bebek maması bulunduğunu, “altı aydan küçük yaklaşık 10.000 bebeğin ise anne sütüyle beslenmediğini” de sözlerine ekledi.
UNICEF Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü Edouard Beigbeder, çok ihtiyaç duyulan yardımların ne olursa olsun Gazze’ye girmesine izin verilmesi gerektiğini söylüyor.
Beigbeder, “UNICEF’in Gazze Şeridi’ne girmeyi bekleyen binlerce palet yardımı var” dedi.





















