(The Turkish Post) – Kamuoyunda Erenköy cemaati olarak bilinen Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, kuruluşunun 40. yılında yayımladığı bildiride fon skandalından yolsuzluğa, torpilden eğitim sistemine ve sanal kumara kadar birçok başlıkta sert eleştiriler yöneltti. “Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı” başlıklı açıklamada, fon krizinin denetimsizlik ve kayırmacılığın sonucu olduğu savunularak sorumluların hesap vermesi istendi.
“Fon krizi bir kaza değil, kayırmacılığın sonucudur”
Vakıf, iki sayfalık bildirisinde fon soruşturmasına özel bir bölüm ayırdı. Yaşananların yalnızca ekonomik bir kriz olmadığını, toplumsal değerlerdeki aşınmayı da ortaya koyduğunu savundu.
Bildiride, “Fon krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur. Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez” ifadeleri kullanıldı.
Fon krizinin toplumsal etkilerine de dikkat çekilen açıklamada, “Helali haramı ayırmadan ‘köşeyi dönmek’ marifet oldu” denilerek ekonomik çıkar uğruna ahlaki sınırların aşındığı öne sürüldü.
“Yolsuzluğa, torpile susan ahlaktan söz edemez”
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, yolsuzluk ve kayırmacılık iddialarına karşı sessiz kalınmasını da eleştirdi. Bildiride, ahlak söyleminin yalnızca güçsüzlerin hatalarını hedef almasının inandırıcılığını yitireceği belirtildi.
Açıklamada, “Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan, ahlaktan bahsetme hakkını da kaybeder” denildi. Fon soruşturmasından imar uygulamalarına, belediyelerden kamu kurumlarına, iş dünyasından sivil topluma kadar farklı alanlarda rüşvet ve yolsuzluk iddialarının üzerine gidilmesi çağrısı yapıldı.
“Susanlar bu vebalin ortağıdır”
Toplumsal sorunların yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını savunan vakıf, kurumların ve toplumun sessizliğinin de sorumluluk doğurduğunu ifade etti.
Bildiride, “Bize emanet edilen dil, din, mahremiyet, aile ve istikbal göz göre göre eriyor” denilirken, “Susanlar bu vebalin ortağıdır. Bu metin bir rica değil, bir ikazdır” ifadelerine yer verildi.
Vakıf, toplumsal çürümenin aşamalı olarak ilerlediğini savunarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Toplumlar bir günde yıkılmaz. Önce utanma ölür, sonra kötülüğün adı değişir, en sonunda kötülük alkışlanır. Biz bugün bu üç basamağın üçünü de aynı anda yaşıyoruz.”
Eğitim sistemine eleştiri: “Talim var, terbiye yok”
Bildiride eğitim sistemine yönelik eleştiriler de öne çıktı. Okullardaki şiddet olaylarına dikkat çekilen açıklamada, eğitimin sınav başarısına indirgenmemesi gerektiği vurgulandı.
Vakıf, “Okullarımızda çocuklar çocukları öldürüyor. Sebep çoktur, ama en mühimi bellidir: Talim var, terbiye yok. Sınav kazanmak insan olmanın önüne geçiriliyor” ifadelerini kullandı.
Değerler eğitiminin müfredatın kenarında kalan bir başlık değil, eğitim sisteminin temel unsurlarından biri olması gerektiği savunuldu.
Diziler ve sanal kumar da hedefte
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, televizyon dizileri, gündüz kuşağı programları ve dijital içeriklere ilişkin eleştirilerde de bulundu. Açıklamada, bazı dizilerin şiddeti, zorbalığı ve suçu özendirdiği; mafya figürlerini kahraman, silahı itibar unsuru gibi sunduğu öne sürüldü.
Sanal kumar ve bağımlılık reklamlarının yasaklanmasını isteyen vakıf, denetim kurumlarına da çağrıda bulundu. Bildiride, “Ceza kesip reklam gelirini yerinde bırakmak denetim değil ruhsattır” denildi.
“Hiç kimsenin şahsi hırsı bu yürüyüşe engel olmamalı”
Türkiye’nin son çeyrek asırda birçok alanda önemli mesafe katettiğini de belirten vakıf, elde edilen kazanımların kişisel çıkarlar ve sorumsuzluklar nedeniyle zarar görmemesi gerektiğini ifade etti.
Bildiride, “Hiç kimsenin şahsi hırsı, menfaati ve sorumsuzluğu, bu yürüyüşün mimarlarının ve fedakâr neferlerinin sırtlarına yük, ayaklarına pranga olmamalıdır” ifadeleri kullanıldı.
Açıklama, “İyiliği öğreteceğiz, yaşayacağız, yayacağız ve koruyacağız. Geleceğimize hep birlikte sahip çıkacağız” sözleriyle sona erdi.






















